TEMMUZ SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Doğu Yakasının Hikâyesi

Cathy Newman

Alex Webb

21.10.2014

 

Doğu Yakasının Hikâyesi

Yaz Olimpiyatları yaklaşırken gösterişten uzak, grafiti kaplı yüzüyle "öteki Londra", giderek artan bir rağbetle yakın çekime hazırlanıyor.

Son müşteriler yüzlerine yapışmış etli pay kırıntılarını sildikten... son jöleli yılanbalığı da boğazlardan kayıp indikten... ve son fincan çay yudumlanıp bittikten sonra, 41 Kingsland High Street, Londra E8 2JS adresindeki F. Cooke adlı pay ve püre dükkânının sahibi Fred Cooke, dedesinin, Kral V. George'un tahtı devraldığı dönemde kurduğu işletmenin ön kapısındaki karton üzerine elle yazılmış tabelayı tuttu; AÇIK yazan tarafını KAPALI'ya çevirdi.

O gün için (11 Şubat 1997), "Elbette ki gözyaşı aktı," diyor Cooke. Tıknaz bir adam. Tepesinde seyrelmiş saçları, arkada bembeyaz gür bir dalga oluşturmuş. Hackney Müzesi'ndeki bir vitrine özlemle bakıyor. Vitrinde yılanbalıklarını akvaryumdan çıkarmak için kullandığı kepçe, püre için patates haşladığı tencereler, pay pişirmek için kullandığı çelik kaplar ve evlere serviste kullanılan, üzerinde F. Cooke yazan kâğıt poşetler sergileniyor. Üç nesil süren bir aile işletmesinin mutfak gereçleri, müzelik eserlere dönüşmüş durumda.

"Biz, pay ve püre dükkânlarının Buckingham Sarayı idik," diyor Cooke. Sağ kulağındaki elmas küpe ve bir kelepçe kadar kalın altın bilezik, gayet iyi kazandıklarının kanıtı gibi. Cooke ailesinin sahip olduğu altı dükkândan biri olan Kingsland High Street'teki pay ve püre dükkânı filonun sancak gemisi niteliğindeymiş. Ama Doğu Londra'nın değişen toplumsal yapısına bağlı olarak bu geminin batırılması kararı alınmış.

Neon yeşili maydanoz sosu içinde yüzen püre ve pay, yanında da bir kâse jelatinli yılanbalığı, Doğu Yakası'nın beyaz işçi sınıfına ait olup giderek kaybolan bir simge. Ki beyaz işçi sınıfının kendisi de zaten yerini Hint Yarımadası'ndan akın akın gelen göçmenlere bırakmış durumda. Bu, bir zamanlar Britanya İmparatorluğu'nun Dünya'nın geri kalanına açılan ve aynı zamanda da göçmenlerin ülkeye giriş kapısına dönüşen Londra rıhtımlarının bir mirası. 17. yüzyılda, Reform hareketi sırasında Fransa'da ortaya çıkan ve Huguenot olarak anılan Protestanlar din kaynaklı zulümden kaçmak üzere buraya geldiler. 17. ve 18. yüzyıllarda, kıtlıktan kaçan İrlandalılar onları izledi. Sırada, Rusya'daki saldırılardan kaçan Doğu Avrupalı Museviler vardı. Şimdilerde öne çıkan etnik grupsa Bengalliler; çoğu Müslüman. 1960'larda ekonomik nedenlerle kitleler halinde buraya göç etmeye başladılar ve artık bölge nüfusunun üçte birini oluşturuyorlar.

Ancak burada Afrikalılar, Batı Hint Adaları'ndan, Pakistan'dan, Türkiye'den, Çin'den ve Doğu Avrupa'dan gelenler de var.

Bethnal Green'deki Cambridge Heath Caddesi' nde, Helal Et tabelasıyla El-Rahman Süpermarket, Polonyalı Polski Sklep Mini-Kos Bakkalı'yla omuz omuza duruyor. Somalili Mayfield House Gündüz Bakımevi'nin karşısında, gecelik ücreti 4 bin dolar olan, tavanı üç kat yüksekliğinde, camları vitraylı, 16 kişinin yemek yiyebileceği De Montfort süitinin bulunduğu lüks Town Hall Oteli'nin hem önünde hem de biraz ilerisinde bir-iki BMW park etmiş. Köşeyi dönünce cumartesileri boks turnuvalarının yapıldığı York Hall çıkıyor karşınıza ("Bad Boy Tanıtım sunar: Jose 'KO' Corrodus ile 'Bombacı' Lee Banks arasında beyaz yakalılarla boks gecesi"). Birkaç adım sonrasında da bebek arabasıyla çocuk gezdiren annelerin latte içtiği, genç profesyonellerin dizüstü bilgisayarlarına gömüldüğü Gallery Cafe var. Havada enerji patlaması var. Farklılığın yarattığı ritim var. Burası zevkinize, ruh halinize ve maddi durumunuza göre istediğinizi seçebileceğiniz bir pazaryeri.

Doğu Yakası'ndaki pay ve püre dükkânlarının sayıları artık neredeyse bir elin beş parmağı kadar. Cooke, sayılarının 14-15 kadar olduğu zamanları anımsıyor. "Doğu Londra kozmopolit bir yer oldu," diye anlatıyor. Sesinden bunu bir iltifat olarak söyleyip söylemediği anlaşılmıyor. "Bezelye ve pilav istiyorlar, kebap istiyorlar." Bunu da sanki biraz bıyık altından güler gibi söylüyor. Sesi biraz keskin, ama daha çok kabullenmişlik var ifadesinde.

Bir şeyler kaybolur. Bir eldiven düşürürüz. Saatimizi kaybederiz. Gözlüğümüzü bulamayız. Bunlar bazen yeniden belirir ya da bir daha hiç ortaya çıkmazlar. Doğu Londra da işte böyle.

Bir şeylerin yitip gittiği bir yer. Geçmişin izlerini taşıyan sokakları, kâh kaybolup kâh bambaşka bir biçimde yeniden ortaya çıkan karmaşık parçalarla dokunmuş sanki. Brune Sokağı'nda Musevilerin yüz küsur yıldır aşevi olarak işlettiği bina, lüks bir apartman olarak yeniden doğmuş. 18. yüzyılda Fransız Protestan Kilisesi'yken 1897 yılında Spitalfields Büyük Sinagogu'na dönüşen, 80 yıl sonra da Brick Lane Camii olan bu yapı, Lavoisier'nin, maddenin yoktan varolmadığı ve varken de yok olmadığı, sadece biçim değiştirdiği şeklindeki öğretisini kanıtlar nitelikte.

F. Cooke'un Dalston'daki pay ve püre dükkânı Çinli bir işadamına satılmış, o da buraya Shanghai adını vermiş. Yılanbalığı yerine mönüde zencefil ve taze soğanla fırında pişmiş ıstakoz var. Etli pay yerine de, domuz etli mantı. "Elimden geldiğince sürdürdüm," diyor Cooke. "Ama olmuşla ölmüşe çare yok. İşi devredip hayatımın geri kalanının keyfini sürmeye karar verdim. Yine de kalbim kırılmadı değil."

Tower Bridge'den (Kule Köprüsü) başlayıp Thames Nehri'nin kuzey yakasını takip edin; doğuya yönelip Lea Nehri'ne gelin; buradan kuzeye yönelip Tower Hamlets ve Hackney ilçelerinden ilerleyin ve sonra da, güneye, Londra'nın Roma döneminden kalma eski surlarına ulaşın: Charles Dickens, Karındeşen Jack ve 1950'ler ve 1960'ların ünlü gangsterleri Kray Kardeşler'in (bir mahallelinin "Sokaklarda adam öldüren Kray Kardeşler, gerektiğinde annenize göz kulak olurlardı," diye övdüğü Reggie ve Ronnie'nin) nam saldığı klasik Doğu Yakası'ndasınız.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Ağustos 2012 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA