EKİM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Hedef Tekrar Ay

Sam Howe Verhovek

Vincent Fournier

26.7.2017

Hedef Tekrar Ay

Hakuto Ekibi, Japonya. Google Lunar XPrize için yarışan Japon ekibinin tasarladığı keşif aracı Sorato, Tokyo’da steril bir odada bekliyor. Ay’a bir araç indirerek, en az 500 metre ilerleyen ve Dünya’ya anında fotoğraf ve video yayını yapabilen ilk özel girişim ekibine 20 milyon dolar ödül verilecek. Ve bu, Ay ve ötesinden olası devasa bir ekonomik getiri elde etmeye doğru atılmış küçük bir adım olacak.

Biliminsanları, vizyonerler, misyonerler, hayalperestler… Hepsi gözünü yeniden Ay’a dikti.

Genç Hintli mühendisler Bangalore’da, eskiden içine araba aküsü depolanan dev bir antrepoda kurulan geçici konferans salonunda yerlerini alıyor. Biraz gergin görünüyorlar. Karşılarında, çok daha yaşlı, kadınlı erkekli bir grup insan sıralanmış. Onlar, Hindistan’ın başarılı uzay programının ak saçlı yıldızları. Mars’ın yörüngesine uydu gönderen Asyalı ilk uzay ajansı olma özelliğini taşıyan program, aynı zamanda geçen Şubat’ta tek uçuşta yörüngeye 104 uydu birden yerleştirerek eski dünya rekorunu üçe katladı. Şu anda herkesin dikkatini üzerine çeken nesne ise, mikrodalga fırın boyutunda tekerlekli, dönen bir aygıt.

Genç ekip üyeleri, bu yılın sonlarında cihazı roketle uzaya fırlatma, yaklaşık 400 bin kilometre uzaklıkta Ay yörüngesine oturtma, Ay’a iniş için yönlendirme ve zorlu Ay coğrafyasında dolaştırma planlarını anlatıyor.

TeamIndus mühendisleri, tüm bu anlatılanların büyük oranda özel yatırımcılardan toplanan ve 65 milyon dolar civarında seyreden küçük bir bütçeyle yapılacağını söylüyor. Şirkete 1 milyon doları aşkın miktarda yatırım yapan Mumbaili ünlü yatırımcı Ashish Kacholia da salonun en dibinde oturmuş, büyülenmiş gibi konuşmaları izliyor. Tartışmalar, bir doktora tezi savunmasının birbiri ardına gelen soru yağmuruyla, Hindistan’ın gürültücü halk meclisi Lok Sabha’nın herkesin bir ağızdan konuştuğu, arada kahkahaların yükseldiği karmaşık atmosferini bir araya getirir nitelikte.

Kacholia, yatırımını –bu, kendisinin en büyük yatırımı olmaktan oldukça uzak bir miktar– kontrol etmek için tüm gün boyunca burada durmak zorunda değil ama selenosentrik (Ay merkezsel) yörünge tahminleri, kuvvet modellemeleri, yeröte, yerberi ve “çocukların” hata kovaryans matrisini hazırlama yöntemleri üzerine yapılan bilimsel konuşmaları dinlemek için kalmış.


Synergy Moon Bu uluslararası ekibi destekleyen Interorbital Systems’de (IOS) teknisyen Erik Reedy bir roket tasarımı üzerinde çalışıyor. IOS’in amacı, özel uzay endüstrisinde en ucuz fırlatma hizmetini vermek.

“Müthiş heyecanlı,” diyor Kacholia. “Yaşları 25 ile 28 arasında bir grup genç, yaptıkları hesaplamaları, tüm araştırmaları, ulusun toplamda bin yıllık uzay deneyimi ve bilgisini yansıtanların önünde savunuyor.” Yine kendisi gibi tanınmış bir Hintli yatırımcı olan arkadaşı S. K. Jain de aynı fikirde olduğunu belirtmek için kafasını hızla sallayarak onu onaylıyor. “Bu çocuklar Hindistan’ın hayal gücünü harekete geçiriyor,” diye yorum yapıyor. “İmkânsızı başarıyorlar.”

Amerika Birleşik Devletleri ile Sovyetler Birliği’nin Ay’a ilk insanı göndermek için kamu fonlarından muhteşem miktarlarda harcamalar yaptığı Ay yarışının zirve noktasına ulaşmasının yaklaşık 50 yıl ardından, uzaydaki en yakın komşumuza gitmek üzere son derece ilginç, yeni bir yarış sürüyor. Bu defaki, büyük oranda özel sermayeye ve çok daha düşük harcamalara dayanıyor. 20 milyon dolarlık Google Lunar XPrize (GLXP) ödülü, bu uğraşların ilk mükâfatı olarak tüm dünyadan yarışa katılan beş finalist ekipten birine verilecek. Bunlar, Dünya’ya yüksek çözünürlüklü görseller ileten bir keşif aracını Ay’a indirme girişimlerini özel fonlarla gerçekleştiren ilk ekipler.

Yarışma, havacılığın ilk yıllarında büyük icatlar ortaya çıkaran ödül yarışlarını, özellikle de Charles Lindbergh’ün Spirit of St. Louis ile New York’tan Paris’e kadar hiç ara vermeksizin uçarak 1927’de kazandığı Orteig Ödülü’nü örnek almış.

Orteig Ödülü macerası gibi Lunar XPrize da ulusal prestij içeriyor. Hindistan’ın yanı sıra İsrail, Japonya, ABD ve çokuluslu bir grup da bu onura erişmek için yarışıyor. (Geçtiğimiz yıl yarıfinal aşamasına kadar gelen 16 ekipte çok sayıda başka ulus da yer almıştı.)

Ülkeleri kadar, yaklaşımları ve ticari ortaklıkları da çeşitlilik gösteren bu ekipler üç temel sorunu çözmeye çalışıyor: Yüzey keşif aracını Dünya’dan fırlatmak, Ay’a indirmek ve sonra da onu, veri toplayıp iletmesi için harekete geçirmek. Sonuncu etapta yukarıda sayılan ekiplerden üçü geleneksel yüzey araçlarının varyasyonlarını kullanmayı planlarken, diğer ikisi ise kelimenin gerçek anlamıyla iniş araçlarını özel şirketler açısından büyük bir sıçrama gerçekleştirecek şekilde kullanmayı hedefliyor: Ay yüzeyinde minimum 500 metre ilerleme koşulunu araçla gitmek yerine “zıplayarak” kat edecekler.

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. SpaceIL iniş aracının tamamlanmamış modeli, yankısız bir odada duruyor. Elektromanyetik dalgaları emen bu oda, aracın antenlerinin Ay’da nasıl veri alışverişi yapacağını mühendislere test etme olanağı veriyor.

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. Tel Aviv yakınlarında yer alan SpaceIL tesislerinin bir köşesindeki termal vakum odasında, Dünya’ya 14 gün boyunca kesintisiz vuran güneş ışığına eşit Ay gündüzlerinde iniş aracının maruz kalacağı yoğun sıcaklık ortamı yaratılıyor.

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. Tel Aviv’deki ekip karargâhında resmi uzay kıyafeti içindeki Yuval Klinger (7) İsrail grubunun kaydettiği ilerlemeleri merakla takip ediyor ve uzaya gitmenin gelecekte yapmayı düşünebileceği bir iş olup olmadığına karar vermeye çalışıyor. İlgili tek çocuk o değil. SpaceIL’in lideri Eran Privman, “İsrail’deki tüm çocukların bundan haberi olmasını istiyoruz,” diyor. “Burada neler olup bittiğini bu çocukların anne ve babalarına anlatabilmelerini istiyoruz.”

Vincent Fournier

Moon Express, ABD. MX–1E iniş aracını geliştiren ekibin merkez üssü Cape Canaveral. Öğle yemeğiyle birleştirilmiş bir eğitim toplantısı sırasında aracın küçük bir modeli konferans masasının üzerinde inceleniyor.

Vincent Fournier

Moon Express, ABD. Ekip üyeleri, fotoğraf çekimi için prototipi açık alanda yerleştirmek üzere testlere ara vermiş. Moon Express Yönetim Kurulu Başkanı Bob Richards şöyle konuşuyor: “Şu anda uzay yolculuğu yapan bir türe doğru kayıyor olmamız, iki yaşamlı hayvanların denizden karaya geçişi kadar önemli olabilir.”

Vincent Fournier

Hakuto Ekibi, Japonya. Fırlatma tarihi gün geçtikçe biraz daha yaklaşırken Kyoko Yonezawa ekibin gösterdiği gelişimi inceliyor. Japon Ay aracı Sorato’nun, TeamIndus’un roketi ve iniş aracıyla Ay’a gitmesi planlanıyor. Oraya ulaştıktan sonra, Ay yüzeyindeki zorlu yarışı kazanmak için diğer keşif araçlarını bekleyecek. Ulusal gurur ve gençlik iyimserliği etkisiyle, XPrize’ı kazanma mücadelesi Japonya’da büyük haber oldu. Ekip Başkanı Takeshi Hakamada, “Biz bu işe sadece kazanmak için girmedik ama tabii kazanmak güzel olur,” diyor.

Vincent Fournier

Hakuto Ekibi, Japonya. Japon basın mensupları, ıssız Tottori Kumulları’nda Sorato’nun arazi sınavını izlemek üzere toplanmış. Keşif aracının Hakamada tarafından Ay yüzeyine benzer kumluk deney alanına taşınmasını izliyorlar. “Uygulanabilir bir teknolojiye sahip olduğumuzu dünyaya göstermek istiyoruz,” diyor Hakamada.

Vincent Fournier

TeamIndus, Hindistan. Bir video çekimi için köpükten yapılan keşif aracı konsepti, test edilmek üzere Bangalore’daki laboratuvarda bekleyen ECA keşif aracı prototipini çağrıştırıyor. Mühendisler, başarılı bir iniş için dans koreografisi misali incelikle planlanması gereken Ay ötesi fırlatma işleminin karşılaşabileceği sorunları tartışıyor. “Eğer çok hızlı giderse Ay’a çarpar,” diyor biri. “Çok yavaş olması hâlinde ise mancınıkla fırlatılmış bir Mars projesine dönüşür.” Demek istediği şey şu: ECA uzayda sonsuza dek kaybolabilir.

Vincent Fournier

TeamIndus, Hindistan. ECA dinlenirken, mühendis Lakshman Murthy de mola vermiş. Ekibin yüzü aşkın üyesi para ödülünden çok daha büyük beklentilerin hayalini kuruyor. Ekip tarafından “Jedi Ustası” olarak adlandırılan Sheelika Ravishankar, “Ülkenin kentlerinde ve ulaşılması zor yerlerinde çok parlak çocuklar yaşıyor,” diyor. “Onların her şeyin yapılabileceğini anlamalarını istiyoruz. Onlara ulaşmak istiyoruz.”

Vincent Fournier

ABD. XPrize’a katılmayanların da büyük hayalleri var. Astrobotic Technology, Pittsburgh’daki bir antrepoda Griffin gibi Ay’a iniş araçları geliştiriyor. “Ay’ı Dünya’ya erişilir kılmak” amacında olduğunu açıklayan şirket, ilk uçuşu için 460 dolardan başlayan fiyatlarla MoonMail (Ay Postası) yeri satıyor.

Vincent Fournier

Almanya. PT Scientists tarafından tasarlanan Audi Lunar Quattro keşif aracı, Ay’daki koşulları yaratmaya çalışan 1000 vatlık mavi ışık altında ve 120 derece ısıtılmış toprak üzerinde. Bu keşif aracı XPrize’da yarışmıyor ama “kişisel, ticari, eğitsel, bilimsel ve teknolojik değer taşıyan” yükü Ay yüzeyine ulaştırabilecek.

Daha önceki pek çok havacılık ödülünde olduğu gibi bu yarışmada da başarıya ulaşan ekip gerçekte kendilerine vaat edilen ödülden çok daha fazla miktarda harcama yapacak. Ancak tüm ekipler, dünya çapında tanıtımın ve başarının yol açtığı “marka güçlendirme” etkisinin, yaptıkları yatırımları sonuçta fazlasıyla karşılayacağı inancında.

Yeni uzay yarışı ABD’nin Ay’a gitme yarışındaki rakip süper gücü yenmek için federal bütçesinin yüzde 4’ünü harcamayı göze aldığı 1960’ların Soğuk Savaş döneminde komik kaçacak bir soruyu da gündeme getiriyor: Uzayın derinliklerine açılan bir insan bundan para kazanabilir mi? Gelişen uzay endüstrisinin içinde yer alan çok çeşitli girişimciler, biliminsanları, vizyonerler, misyonerler, hayalperestler, eksantrikler ve olası kaçıklar için bu sorunun yanıtı coşkulu bir evet.

Başkan John F. Kennedy 1962 yılında Amerika’ya, “Ay’a gitmeyi ve daha birçok hedefi içinde bulunduğumuz on yıl içinde gerçekleştirmeyi seçin. Kolay olduğu için değil, aksine zor olduğu için yapın bunu,” diye seslenmişti. Amerikan ekibi Moon Express’in kurucusu ve CEO’su Bob Richards ise bugün şakacı bir yaklaşımla farklı bir gerekçe gösteriyor. “Ay’a gitmeyi seçmemizin nedeni,” diyor, “kârlı olması!”

Richards’ın bu konuda haklı olup olmadığı ve eğer haklıysa, haklılığının ne zaman kanıtlanacağı noktaları büyük oranda belirsiz. Olası aksaklıklar, uzay çalışmalarında olağan bir durum aslında ve gerçekçi olmak gerekirse, çoğu şirket ilk paralarını özel müşterilerden değil de, devletle yapılan sözleşmelerden kazanacak. Her şeye rağmen, Richards dünyanın ilk trilyonerinin büyük olasılıkla Ay toprağından helyum–3 çıkaracak bir uzay girişimcisi olacağı öngörüsünde. Dünya’da nadir bulunurken Ay’da bu gazdan bol miktarda var. Helyum–3 nükleer füzyon için mükemmel bir yakıt kaynağı ve biliminsanlarının onlarca yıldan bu yana üzerinde ustalaşmaya çalıştığı bu enerji, teknoloji açısından bir nimet. Ayrıca altın, gümüş, platin, titanyum ve değerli diğer madenler açısından zengin asteroitlerden ve Dünya’ya yakın başka cisimlerden robot teknolojisini kullanarak büyük bir servet elde etmek de mümkün olabilir.

Söz konusu bu durumu “Uzayda bozdurulmayı bekleyen 20 trilyon dolarlık çek var,” diye özetliyor Planetary Resources ortak kurucuları arasında yer alan mühendis Peter Diamandis.

Avatar’ın yönetmeni James Cameron ve onun yanı sıra birkaç teknoloji milyarderi tarafından desteklenen Planetary Resources, 2013’te Asterank şirketini de satın almıştı. (Şirketin web sitesinde bilimsel veri sağlanıyor ve 600 bini aşkın asteroitte maden aramanın ekonomik değeri öngörülüyor.)

Diamandis yapay zekâ, matematik, enerji ve küresel sağlık gibi farklı alanlarda inovasyon ve teknolojinin sınırlarını zorlamak amacıyla tasarlanan birkaç ödüllü yarışmanın daha sponsoru olan XPrize Vakfı’nın da kurucusu ve yürütme kurulu başkanı aynı zamanda.


TeamIndus, Hindistan Hint ekibinin, ancak 7,5 kilogramlık bir ağırlığa ve küçük bir cüsseye sahip olsa da üzerinde bir ulusun gururunu ve umutlarını taşıyan ECA adlı keşif aracı Bangalore’da teste tabi tutuluyor. Gövdesine bağlanmış büyük helyum balon, Dünya’dakinin altıda birine eşit Ay kütleçekimini simüle ediyor.

Bu arada, Vakfın üst düzey yöneticileri arasında yer alan Chanda Gonzales–Mowrer da, Lunar XPrize yarışmasının amacının “Ay’a ve ötesine düşük maliyetli erişimin olanaklı olduğu yeni bir döneme” giden yolu açmak olduğunu söylüyor.

Lindbergh’ün gösterişli başarısının tüm dünyada övgü alması nasıl sivil havacılığa karşı büyük bir ilgi doğmasına yol açtıysa, Ay yarışı da halihazırda Uluslararası Uzay İstasyonu’na kargo taşıyan; uydular, yörünge füzeleri ve test modülleri atan özel girişimci uzay öncüleri konusunda kamunun ilgisini uyandırmayı amaçlıyor. Uzay araçları kısa süre içinde yolcu taşımaya başlayabilir. Milyarder kurucusu Richard Branson’ın “dünyanın ilk ticari uzay yolu” olarak tanımladığı Virgin Galactic, yolcuların kütleçekimsiz ortamı ve Dünya’nın büyüleyici manzarasını deneyimleyecekleri kısa uzay turları yapmaya hazırlandığını açıkladı. SpaceX’in kurucusu Elon Musk, Şubat’ta yaptığı bir konuşmada, henüz kimlikleri açıklanmayan iki kişiyi 2018 sonlarında Dragon uzay aracıyla Ay çevresinde dolaştıracaklarını söyledi. Bu konuşmadan iki ay sonra, Amazon’un kurucusu Jeff Bezos bir yıl boyunca 1 milyar dolar değerinde tahvil satarak, kendine ait uzay şirketi Blue Origin’e fon yaratacağını açıkladı.

Söz konusu şirketlerin müşterilerini ne kadar yakında uzaya taşıyacaklarına yönelik kuşkuların oldukça fazla sayıda gerekçesi var. Örneğin Virgin Galactic’in yolcu taşıyan uzay aracı prototipinin 2014’te düşmesi şirketin çabalarında birkaç yıl gecikmeye yol açtı. Lunar XPrize yarışı hızla bitişe doğru yaklaşıyor olsa da aşılması gereken çok engel var: Verilen son tarihi kaçırmak ve fırlatma öncesi roket testlerinde başarısızlık bunlardan sadece ikisi. Ayrıca yarış halkın ilgisini yeterince çekmeyebilir.

Her şeyden önce bu, 1969 yılında gerçekleşen, önce Ay’a ayak basma ve ardından da sağ salim geri dönme başarılarının taşıdığı o insani dram ve gerilimden yoksun olan bir yarış.

O dönemdeki başarı, Ay yüzeyinin insanlar tarafından araştırıldığı ve ancak üç yıl sürebilen yeni bir dönem başlatmıştı. Oysa insansız Ay araçları artık onlarca yıldır kullanılıyor: 2013 yılında Yutu’yu Ay’a indiren Çin, oraya araç gönderen üçüncü ülke oldu.

Peki, o zaman neden bu kadar önemli?

“Yeni olan şey, uzaya gitme maliyetinin düşmesi ve bu düşüşün etkileyici olması,” diye konuşuyor Astrobotic genel başkanı John Thornton. “Ay’ı tüm dünyaya erişilir kılmak” amacındaki Pittsburgh merkezli şirket, üniversitelerin deneylerini oraya taşımaktan, Ay’a küçük bir nesne göndermek –bir not, bir fotoğraf, ölen bir yakının bir tutam saçı olabilir bu– isteyenlere yönelik MoonMail’e kadar uzanan farklı lojistik hizmetler sunuyor.

Thornton, “Bizimkisi gibi bir şirket, hesap kitap yapıp, uygulanabilir kârlı bir planımız olduğunu yatırımcılara gösterebiliyor,” diyor.

“Birkaç yıl öncesine kadar bu dediğimiz olsa olsa bilimkurgu olurdu.”

Ay’a insan gönderme yarışını, ileri teknolojinin ilk dönemlerinde bir odanın tamamını kaplayan aşırı pahalı dev bilgisayarlar kurmaya benzetirsek eğer, günümüzdeki yarış bilgisayarın bir başka dönemine karşılık geliyor: Herkesin masasına ve birkaç yıl sonra da telefonuna makul fiyatlı bir bilgisayar yerleştirilmesi. Yine bu benzetme üzerinden ilerlersek, günümüzde bilgisayarlar öylesine küçük ve bunlara enerji sağlayan piller de o kadar ufak ki, giderek küçülen ve ucuzlayan cihazlarla ulaşabiliyoruz Ay’a.

Ay yüzeyini araştıran, haritalandıran ve hatta maden arayan gelecek kuşak makineler, golf aracı boyutunda değil, bir çocuğun oyuncak kamyoneti kadar olacak. Bugünün uzay ekonomisinin ardında yatan en büyük itici güç de her şeyden çok işte bu gerçek. Carnegie Mellon Üniversitesi’nin efsanevi robotik uzmanı olan ve gerek keşif aracı, gerekse sürücüsüz otomobil teknolojisi öncüleri arasında yer alan William L. Whittaker, “Mikro araçlar ve minyatür CubeSat’lar getirin gözünüzün önüne,” diye özetliyor. “Olağanüstü şeyler oluyor. Küçük, hem de çok küçük şeyler. En büyük yenilik bu.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ağustos 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. SpaceIL iniş aracının tamamlanmamış modeli, yankısız bir odada duruyor. Elektromanyetik dalgaları emen bu oda, aracın antenlerinin Ay’da nasıl veri alışverişi yapacağını mühendislere test etme olanağı veriyor.

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. Tel Aviv yakınlarında yer alan SpaceIL tesislerinin bir köşesindeki termal vakum odasında, Dünya’ya 14 gün boyunca kesintisiz vuran güneş ışığına eşit Ay gündüzlerinde iniş aracının maruz kalacağı yoğun sıcaklık ortamı yaratılıyor.

Vincent Fournier

SpaceIL, İsrail. Tel Aviv’deki ekip karargâhında resmi uzay kıyafeti içindeki Yuval Klinger (7) İsrail grubunun kaydettiği ilerlemeleri merakla takip ediyor ve uzaya gitmenin gelecekte yapmayı düşünebileceği bir iş olup olmadığına karar vermeye çalışıyor. İlgili tek çocuk o değil. SpaceIL’in lideri Eran Privman, “İsrail’deki tüm çocukların bundan haberi olmasını istiyoruz,” diyor. “Burada neler olup bittiğini bu çocukların anne ve babalarına anlatabilmelerini istiyoruz.”

Vincent Fournier

Moon Express, ABD. MX–1E iniş aracını geliştiren ekibin merkez üssü Cape Canaveral. Öğle yemeğiyle birleştirilmiş bir eğitim toplantısı sırasında aracın küçük bir modeli konferans masasının üzerinde inceleniyor.

Vincent Fournier

Moon Express, ABD. Ekip üyeleri, fotoğraf çekimi için prototipi açık alanda yerleştirmek üzere testlere ara vermiş. Moon Express Yönetim Kurulu Başkanı Bob Richards şöyle konuşuyor: “Şu anda uzay yolculuğu yapan bir türe doğru kayıyor olmamız, iki yaşamlı hayvanların denizden karaya geçişi kadar önemli olabilir.”

Vincent Fournier

Hakuto Ekibi, Japonya. Fırlatma tarihi gün geçtikçe biraz daha yaklaşırken Kyoko Yonezawa ekibin gösterdiği gelişimi inceliyor. Japon Ay aracı Sorato’nun, TeamIndus’un roketi ve iniş aracıyla Ay’a gitmesi planlanıyor. Oraya ulaştıktan sonra, Ay yüzeyindeki zorlu yarışı kazanmak için diğer keşif araçlarını bekleyecek. Ulusal gurur ve gençlik iyimserliği etkisiyle, XPrize’ı kazanma mücadelesi Japonya’da büyük haber oldu. Ekip Başkanı Takeshi Hakamada, “Biz bu işe sadece kazanmak için girmedik ama tabii kazanmak güzel olur,” diyor.

Vincent Fournier

Hakuto Ekibi, Japonya. Japon basın mensupları, ıssız Tottori Kumulları’nda Sorato’nun arazi sınavını izlemek üzere toplanmış. Keşif aracının Hakamada tarafından Ay yüzeyine benzer kumluk deney alanına taşınmasını izliyorlar. “Uygulanabilir bir teknolojiye sahip olduğumuzu dünyaya göstermek istiyoruz,” diyor Hakamada.

Vincent Fournier

TeamIndus, Hindistan. Bir video çekimi için köpükten yapılan keşif aracı konsepti, test edilmek üzere Bangalore’daki laboratuvarda bekleyen ECA keşif aracı prototipini çağrıştırıyor. Mühendisler, başarılı bir iniş için dans koreografisi misali incelikle planlanması gereken Ay ötesi fırlatma işleminin karşılaşabileceği sorunları tartışıyor. “Eğer çok hızlı giderse Ay’a çarpar,” diyor biri. “Çok yavaş olması hâlinde ise mancınıkla fırlatılmış bir Mars projesine dönüşür.” Demek istediği şey şu: ECA uzayda sonsuza dek kaybolabilir.

Vincent Fournier

TeamIndus, Hindistan. ECA dinlenirken, mühendis Lakshman Murthy de mola vermiş. Ekibin yüzü aşkın üyesi para ödülünden çok daha büyük beklentilerin hayalini kuruyor. Ekip tarafından “Jedi Ustası” olarak adlandırılan Sheelika Ravishankar, “Ülkenin kentlerinde ve ulaşılması zor yerlerinde çok parlak çocuklar yaşıyor,” diyor. “Onların her şeyin yapılabileceğini anlamalarını istiyoruz. Onlara ulaşmak istiyoruz.”

Vincent Fournier

ABD. XPrize’a katılmayanların da büyük hayalleri var. Astrobotic Technology, Pittsburgh’daki bir antrepoda Griffin gibi Ay’a iniş araçları geliştiriyor. “Ay’ı Dünya’ya erişilir kılmak” amacında olduğunu açıklayan şirket, ilk uçuşu için 460 dolardan başlayan fiyatlarla MoonMail (Ay Postası) yeri satıyor.

Vincent Fournier

Almanya. PT Scientists tarafından tasarlanan Audi Lunar Quattro keşif aracı, Ay’daki koşulları yaratmaya çalışan 1000 vatlık mavi ışık altında ve 120 derece ısıtılmış toprak üzerinde. Bu keşif aracı XPrize’da yarışmıyor ama “kişisel, ticari, eğitsel, bilimsel ve teknolojik değer taşıyan” yükü Ay yüzeyine ulaştırabilecek.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA