KASIM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Deniz Bekçileri

Erik Vance

Thomas P. Peschak

29.8.2017

 Deniz Bekçileri

Laguna San Ignacio’da bir tekneden elini uzatan turist, çiftleşmek ve yavrularına bakmak için körfeze gelen gri balinalardan birine dokunmayı umuyor. Geçmişte balıkçıların korktuğu bu olağanüstü cana yakın hayvanlar, bugün ekonominin önemli bir parçası.

Balık popülasyonları dünyanın dört bir yanında küçülürken, Meksika’nın Baja California eyaletindeki yerleşimler bolluğu sürdürmek, turizmi geliştirmek ve yaşam tarzlarını korumak için balık avına sınırlama getiriyor.

Güneşin doğmasına daha yarım saat var. Kumsalı döven sular simsiyah görünüyor.

On kadar balıkçı, Punta Abreojos sahil görevlisinin ofisinde oturmuş, gülüşüp laflayarak o gece yapacakları partiyi konuşuyor.

Meksika’da, Baja California yarımadasının orta kesiminde yer alan bu küçük köydeki şenlik havasının nedeni, tüm yıl boyunca beklenen günün gelip çatmış olması. Bugün denizkulağı av sezonu açılıyor. Aslında sezon dört ay önce açılmış ama Punta Abreojos sıradışı bir uygulamayla kendi kendine yasak uyguluyor. Ocak ayında resmi avlanma izni çıkmasıyla birlikte denizkulağı avına başlamak yerine, kabuklunun biraz daha etlendiği Nisan ayına kadar bekliyorlar.

Delikanlılık günlerinden beri birlikte çalışan 50’li yaşlarında üç balıkçıyla birlikte Büyük Okyanus’a açılıyorum. “At” motoru çalıştırıyor, “Köstebek” denizkulağı çuvallarını çekiyor, “Balık” da doğal olarak dalgıç. (Adları Porfirio Zúñiga, Eduardo Liera ve Luis Arce ama burada hiç kimse onlara asıl adlarıyla hitap etmiyor.)

Balık bugün olağanüstü neşeli. Pebble Beach’te sörf yapıp biraz da golf oynadığı Kaliforniya’dan henüz dönmüş. Yepyeni dalgıç elbisesini üzerine geçirirken arkadaşları onunla dalga geçiyor. Güneşin yükselmesiyle birlikte denizin rengi siyahtan laciverte dönüşüyor. Avlanma yerine gelmeden önce At, denizkulağı kaynayan bir resifin üzerinde motoru durduruyor. “Bunlar yeşil denizkulağı,” diyor Köstebek. “En az bir ay sonra hazır olurlar.”

Birkaç kilometre sonra Balık suya dalıyor. İki saat içinde av sınırına ulaşınca sağlıklı denizkulağı dolu bir çuvalla gülerek yukarı çıkıyor. Meksika’daki çoğu balıkçı köyünde –hatta gelişmekte olan ülkelerin çoğunda– balıkçılar tükenmiş sulardan az miktarda av çıkarıyor ve kıt kanaat geçinerek yaşıyor. Peki ama At, Balık ve Köstebek henüz başlayan sezona neden bu kadar iyimser bakıyor? Yeni donanımlar almaya ve lüks golf sahalarında tatil yapmaya güçleri nasıl yetiyor?

Köyün 1948’de kurulan balık kooperatifi de diğer kooperatifler gibi yıllar boyunca denizden olabildiğince fazlasını alarak faaliyet göstermiş. Ancak, 1970’lerde hayal kırıklığı yaratan birkaç hasadın ardından balıkçılar yeni bir yöntem denemeye karar vermiş. İstiridyeleri (ve denizkulağını) kısa dönemli kârları düşünerek değil, uzun dönemli bir anlayışla yönetme kararı almışlar.

Bugün Abreojos ve aynı stratejiyi uygulayan benzer anlayışa sahip birkaç Baja yerleşimi Meksika’daki denizkulaklarının yüzde 90’ından fazlasını avlıyor. Abreojos’taki evler yeni boyalı. Kasabanın bir beyzbol takımı, bir de sörf ekibi var. Istakozlar ve denizkulakları modern bir tesiste konservelenip doğrudan Asya’ya satılıyor ve bu yolla maksimum kâr elde ediliyor. Yerleşimin suları radarlar, tekneler ve uçaklarla korunuyor. Emekli balıkçılar maaş alıyor.

Bu başarıyı belki de en iyi yansıtan kişi, 67 yaşındaki Zacarías Zúñiga. Babası, kooperatifin kurulmasına destek vermesine rağmen günlük ihtiyacı olan balığı zar zor avlıyormuş. Zúñiga konserve fabrikasında kalite kontrol uzmanı. Oğlu, kooperatif tarafından verilen üniversite bursu sayesinde, bilgisayar biliminde profesör olmuş.

“Hepimiz çalışıyoruz ama bir taraftan da hepimiz mal sahibiyiz,” diyor.


Büyük beyaz köpekbalığı, Baja California’nın 260 kilometre açıklarındaki Isla Guadalupe Biyosfer Koruma Alanı’nda yüzüyor. Büyük beyazların durgun sularda bir araya geldiği iki yerden biri olan alan, dalış yapmak isteyen maceraperest turistleri çekiyor. Baja’daki ekoturizm Meksika’ya yüz milyonlarca dolar kazandırıyor.

Punta Abreojos’un başarı öyküsü, Meksika’nın bu bölgesindeki tek örnek değil. Tüm dünyada balık nüfusları çöküyor; orkinos, kaplumbağa ve orfoz sayıları hiç olmadığı kadar düşük. Buna rağmen kuzeybatı Meksika’daki birkaç yerleşim sualtındaki kaynaklarını korumayı başarmış. Yerleşimler tarafından veya onlarla birlikte oluşturulan bu mikro koruma alanları, birçok çevreci tarafından başarılı korumacılığın sırrı olarak görülüyor. Bunu nasıl gerçekleştirdikleri ise, dünyanın balıkçı toplumları için bir ders niteliği taşıyor.

Baja balıkçılık tarihi yükselişler ve çöküşlerle dolu bir destan. 1940’ta yarımadayı ziyaret eden yazar John Steinbeck muhteşem biyolojik çeşitliliğine hayran kalmıştı. Dev manta vatozu sürüleri, istiridye yatakları ve eskilerin, kabukları üzerinde yürüyerek denizi geçtiklerini söylediği kadar çok sayıda kaplumbağa... Ama yirmi–otuz yıl içinde insanlar sonunu getirip, yabani istiridye yataklarını çökerttiler. Ve ardından kaplumbağa, orkinos, köpekbalığı, orfoz dahil onlarca türe gözlerini diktiler.

Denize Doğru adlı program dahilinde, işsizleri yıllar boyunca balıkçılığa teşvik eden Meksika hükümeti durumu daha da kötüleştirdi. 1974’te Meksika eyaletleri arasına katılan Baja’nın güneyinde bugün hâlâ süren bir yalnız kovboy kültürünün ortaya çıkmasına yol açtı.

Scripps Okyanusbilim Enstitisü’nden Meksiko asıllı Octavio Aburto, “İnsanlar kendi başlarına hareket etmeye alıştılar,” diyor. 20 yıldır Baja balık yataklarını inceleyen Aburto, “Devletten bir şey beklemiyorlar,” diye ekliyor. Bölgeye ilk kez 1990’larda gelmiş ve köklü balıkçılık kültürünün ve sualtı safarisinin çekiciliğine kapılmış.

Thomas P. Peschak

Tüpsüz dalış yapan bir dalgıç Kaliforniya Körfezi’nde, Cabo Pulmo yakınlarında büyük gözlü akya balıklarıyla birlikte yüzüyor. Körfezin yegâne gerçek mercan resifinde avlanma yasağı uygulanmasının ardından biyokütle iki–üç kat artış gösterdi.

Thomas P. Peschak

Octavio Aburto, Kaliforniya Körfezi’ndeki Isla Espíritu Santo yakınlarında dalmış. Bazı koruma alanları başarılı olurken bazılarının başarısızlığa uğramasının nedenini araştıran deniz biyoloğu, sırrın o bölgelerde yaşayan halkta yattığını anlamış. “Gurur duygusu ve iyileşme yolunda bir kararlılık yaratarak işe başlıyorsunuz,” diyor.

Thomas P. Peschak

Keşiş şeytan vatozu sürüsü, geçmişte köpekbalığı ve vatozların bir araya geldiği yer olan Isla Espíritu Santo yakınlarında planktonları mideye indiriyor. Deniz ürünlerine talebin tüm dünyada artması sonucu 1990’larda sayıları çok düşmüştü. Yerel korumacılık çabaları sayesinde şimdilerde birçok popülasyon geri dönüş yapıyor.

Thomas P. Peschak

Okyanus canlıları Baja tarihinde büyük yer tutuyor. İspanyolların gelişinden önceki kültürler, Sierra de San Francisco dağ sırasının ücra kanyonlarında vatoz, köpekbalığı, yunus, orkinos ve fok resimleri çizmişlerdi.

Thomas P. Peschak

Vatozlar günümüzde, Baja’nın güneybatı ucunun 400 kilometre kadar açıklarında, Büyük Okyanus sularında kurulmuş Archipiélago de Revillagigedo Biyosfer Koruma Alanı gibi yerlerde turizm açısından önemli rol oynuyor. Burada dalanlar, melekbalıklarının manta vatozunu temizleyişi gibi manzaralar izleyebiliyor

Thomas P. Peschak

Yavru denizfili, Isla Guadalupe yakınlarında fotoğraf makinesini incelerken, diğer yavrular biraz ileride oynuyor. Koruma alanları, bir zamanlar soyu tükenmek üzere olan türlere yeniden toparlanacak sığınak yaratıyor. Günümüzde okyanus korumacılığının en büyük sorusu, sayılarını artırma çalışmalarının en üst seviyeye nasıl çıkarılacağı.

Thomas P. Peschak

Magdalena gibi bazı kasabalar başarısız korumacılık çabalarının olumsuz etkisini yaşarken, kuzeydeki Punta Abreojos halkı, kaynaklarını denizkulağı ve ıstakoz gibi değerli ürünlere yönelik olarak yönetiyor.

Onlarca yıl süren aşırı avlanmanın ardından, ailelerin geriye kalan balıkların peşinden bir oraya bir buraya dolaşmasıyla birlikte bölgede hedef alınan türlerin balık yataklarında çökme yaşanmış. Birkaç yerde küçük yerleşimler kaynaklarını korumak için çareler aramaya başlamış. Ortaya attıkları fikirler giderek yaygınlık kazanmış.

Nadir rastlanan bu başarı öykülerinden, toplum destekli sürdürülebilir okyanus yönetimine dair beş önemli kural ortaya çıkıyor. Birincisi, alanın, Abreojos’ta olduğu gibi sadece bir–iki yerleşimin bulunduğu görece ücra bir yer olması. İkincisi, ıstakoz veya denizkulağı gibi değerli kaynakların varlığı. İleri görüşlü güçlü toplumsal liderler üçüncü gereklilik. Dördüncüsü, kaynaklar kendini toplarken balıkçıların kendilerine başka bir geçim yolu bulması koşulu. Ve sonuncusu da, halkın birbirine güven duygusuyla bağlanmış olması.

Baja’da, Abreojos’un dışında birkaç yerleşim daha bu kuralların ne kadar önemli olduğunu yansıtıyor. Değerli kaynakların muhteşem örneklerinden birini sahilden 30 kilometre kadar aşağıdaki San Ignacio Lagünü’nde görmek –ve dokunmak– mümkün.

Bölgede yaygın bir rivayete göre, 1972’de bir gün Francisco “Pachico” Mayoral, lagündeki olağan yerinde balık tutuyormuş. Bu bölgedeki tüm balıkçıların yaptığı gibi, ne zaman bir gri balina çok yakına gelse motorun küpeştesine vurmak üzere yanında bir de kürek varmış. (Herkes gri balinaların bir tekneyi ikiye bölecek kadar tehlikeli canlılar olduğunu düşünürmüş o zamanlar.) Çok geçmeden hayvanlardan biri teknesine yanaşmış. Ya meraktan ya da cüretten, Mayoral uzanıp hayvana dokunmuş. Balina yana yatarak süngerimsi, düzgün derisini okşamasına izin vermiş. Ve böylece küçük ölçekli bir sanayi dalı doğmuş. 1980’lerin sonlarına gelindiğinde, Mayoral ve diğer balıkçılar onlarca turisti balina görmeye taşır olmuşlar.


Baja yerleşimleri, okyanus kaynaklarıyla geçinmek için farklı stratejiler uyguluyor. Turistleri köpekbalığı, balina ve pike yaparak balık avlayan pelikanları görmeye taşıyan Bahía Magdalena’nın eski balıkçıları gibi bazıları turizme bel bağlıyor.

Bugün, sahile sıralanmış ekoturizm motelleriyle dolu bölgede balina gözlemi en önemli ekonomik faaliyetler arasında yer alıyor. Gri balinalar ve yavruları, hiç kimse nedenini bilmese de, inanılmaz bir şekilde hâlâ teknelere sokulmaya devam ediyor. Halkın bu tür bir şeyi nasıl başardığı da aynı derecede inanılmaz. Kalabalık balina okşama seferleri sırasında rehberlerin hayvanların peşinden koşturduğu daha güneydeki Bahía Magdalena’nın aksine, San Ignacio denize açılan tekne sayısını 16 ile sınırlıyor. Balina gözlem sezonunda lagünde balık avı yasaklanıyor ki balinalar yavrularıyla birlikte rahat etsin.

Bu doğal halicin koruma altına alınması sadece balinaları değil, balık ve omurgasızların yaşamsal önemdeki üreme ortamlarını da koruyor. 1990’ların ortasında Mitsubishi, lagünün ağzı yakınlarında ekosisteme zarar verecek bir tuzla kurmaya çalıştı. Çevre kuruluşlarının yardımını da alarak projeyi engellemek için ateşli bir kampanyaya girişen halk, sonuçta zafere ulaştı.

Balina okşamak gibi tuhaf denecek denli farklı bir deneyim yaşamak isteyen turistlerle 7 metrelik bir panga içinde körfeze açılıyoruz. Bizi taşıyan balıkçı Roberto Fisher, balinaya dokunmak bir yana, göreceğimiz konusunda dahi garanti olmadığını söylüyor. Onların bizim yanımıza gelmesi gerekiyor, peşlerinden koşma izni yok. Parası yerleşim tarafından ödenen bir bekçi, kurallara uyduğumuzdan emin olmak için birkaç yüz metre öteden bizi izliyor. Birdenbire bir balinanın burnu beliriyor. Teknede bir heyecan dalgası.

“Gördüm! Sen de gördün mü?” diye bağırıyor turistlerden biri. Çekingen bir anne gri balina gelip bizi yokluyor. Yavrusu o kadar çekingen değil. Bir süre sonra teknenin bir o yanında bir bu yanında belirirken turistler ellerini dikkatle ona doğru uzatıyor. Ardından anne de ona katılıyor, hatta üçüncü bir balina da bir süreliğine ilgi gösteriyor.

“Balina çorbası!” diyor Fischer. Gazetecinin tarafsız olması gereken anlar var. Ama bir yavru balinanın, içinde bulunduğunuz tekneye yanaşıp okşanmak istercesine ağzını açtığı an bunlardan biri değil. Elimi uzatıp bombeli derisine dokunuyor ve sonra da büyülenmişçesine dilini okşuyorum. Dev canlı büyülenmiş yazara bakıyor ve sonra da suda kayboluyor.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Eylül 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Thomas P. Peschak

Tüpsüz dalış yapan bir dalgıç Kaliforniya Körfezi’nde, Cabo Pulmo yakınlarında büyük gözlü akya balıklarıyla birlikte yüzüyor. Körfezin yegâne gerçek mercan resifinde avlanma yasağı uygulanmasının ardından biyokütle iki–üç kat artış gösterdi.

Thomas P. Peschak

Octavio Aburto, Kaliforniya Körfezi’ndeki Isla Espíritu Santo yakınlarında dalmış. Bazı koruma alanları başarılı olurken bazılarının başarısızlığa uğramasının nedenini araştıran deniz biyoloğu, sırrın o bölgelerde yaşayan halkta yattığını anlamış. “Gurur duygusu ve iyileşme yolunda bir kararlılık yaratarak işe başlıyorsunuz,” diyor.

Thomas P. Peschak

Keşiş şeytan vatozu sürüsü, geçmişte köpekbalığı ve vatozların bir araya geldiği yer olan Isla Espíritu Santo yakınlarında planktonları mideye indiriyor. Deniz ürünlerine talebin tüm dünyada artması sonucu 1990’larda sayıları çok düşmüştü. Yerel korumacılık çabaları sayesinde şimdilerde birçok popülasyon geri dönüş yapıyor.

Thomas P. Peschak

Okyanus canlıları Baja tarihinde büyük yer tutuyor. İspanyolların gelişinden önceki kültürler, Sierra de San Francisco dağ sırasının ücra kanyonlarında vatoz, köpekbalığı, yunus, orkinos ve fok resimleri çizmişlerdi.

Thomas P. Peschak

Vatozlar günümüzde, Baja’nın güneybatı ucunun 400 kilometre kadar açıklarında, Büyük Okyanus sularında kurulmuş Archipiélago de Revillagigedo Biyosfer Koruma Alanı gibi yerlerde turizm açısından önemli rol oynuyor. Burada dalanlar, melekbalıklarının manta vatozunu temizleyişi gibi manzaralar izleyebiliyor

Thomas P. Peschak

Yavru denizfili, Isla Guadalupe yakınlarında fotoğraf makinesini incelerken, diğer yavrular biraz ileride oynuyor. Koruma alanları, bir zamanlar soyu tükenmek üzere olan türlere yeniden toparlanacak sığınak yaratıyor. Günümüzde okyanus korumacılığının en büyük sorusu, sayılarını artırma çalışmalarının en üst seviyeye nasıl çıkarılacağı.

Thomas P. Peschak

Magdalena gibi bazı kasabalar başarısız korumacılık çabalarının olumsuz etkisini yaşarken, kuzeydeki Punta Abreojos halkı, kaynaklarını denizkulağı ve ıstakoz gibi değerli ürünlere yönelik olarak yönetiyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA