EKİM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Bıçak Sırtı Yaşam

Gleb Raygorodetsky

Evgenia Arbugaeva

29.9.2017

Bıçak Sırtı Yaşam

Nenets çoban Nyadma Khudi, Sibirya’nın Yamal Yarımadası’nda bulunan Bovanenkovo doğalgaz rezervindeki boru hattının altından rengeyiklerini geçiriyor. Boru hattı yeni yapıldığında hayvanlar ürküyormuş. Artık kuzeydeki yazlık otlaklarına yaptıkları yolculukta Khudi’nin peşinden tereddüt etmeksizin ilerliyorlar.

Rusya’nın en kuzeyinde, Kuzey Kutbu topraklarında yaşayan yerli rengeyiği çobanları Nenetsler, her yıl yaptıkları uzun göç sırasında modern dünyanın getirdiği iki engelle karşı karşıya: İklim değişikliği ve dev bir doğalgaz yatağı.

Kamuflaj ceketinin kapüşonundaki sivrisinek ağını çıkaran Yuri Khudi, büyük çumda yanan ateşin yanına çöküyor. Kızılderili çadırına benzeyen bu çadırlardan dışarıda yedi tane daha var; yarımay şeklinde kümelenmişler. Sibirya tundrasının yükseltileri Kuzey Buz Denizi yönünde uzanıyor; uzaklarda bir dağ sırtında bir rengeyiği sürüsü var. Temmuz ortası. Yuri’nin önderliğindeki bir grup Nenets çoban, Kuzey Buz Denizi kıyılarına gitmek için her yıl Yamal Yarımadası’nda kuzeye yaptıkları 600 kilometrelik yolculuğun ortasındalar. Ama oraya ancak normal koşulların hüküm sürdüğü yıllarda ulaşabiliyorlar.

“Kara Denizi kıyılarındaki yaz otlaklarımıza en son üç yıl önce gidebildik,” diye anlatıyor Yuri, eşi Katya onun için dumanı tüten bir fincan çay doldururken. “Rengeyiklerimiz bu uzun yolculuk için yeterince güçlü değildi.” 2013–2014 kışında yaşanan olağanüstü sıcak hava akımı Yamal’ın güneyine yağmur getirdi, ardından yaşanan buzlanma kış otlaklarının büyük bölümünü kalın bir buz örtüsü altında bıraktı. Sonuç olarak, normalde karı eşeleyerek temel kışlık yiyecekleri likene ulaşan rengeyikleri buzu kazamadılar. Gerek onlarınkinde, gerekse diğer sürülerde on binlerce hayvan aç kaldı. 2016 yazında buradayız biz ve görünen o ki, kurtulanlar hâlâ toparlanmaya çalışıyor.

Çumun branda girişi açılıyor. Bir rengeyiği, boynuzlarını aşağı doğru çevirmiş hâlde içeriye dalıyor. Ateşin önünde durup hızla silkiniyor ve yere çöküp dalgın dalgın geviş getirmeye başlıyor.

“Bu yavru annesini kaybetti, onu çumda biz büyüttük,” diye açıklıyor Yuri, çayından dikkatle bir yudum alırken. “Sivrisinekleri sevmiyor. Umalım ki gelecek yıl onun da bir yavrusu olsun. 3 bin rengeyiğine kadar inmiş durumdayız, ki bu sayı normal sürümüzün yarısı.”

Nenetsler’in yüzlerce yıldan bu yana gerçekleştirdikleri bu yıllık göç, gidiş–dönüş bin 200 kilometrelik mesafeyle, dünyanın en uzun göçlerinden biri. Yuri’nin 4. Birlik adlı grubu bir Sovyet kolektifinin kalıntısı. Sovyet yönetimi altında Nenetsler, uzun yıllar boyunca kolektivizm ve din baskısına maruz kalmış. Öncesinde de yüzlerce yıllık Rus yönetiminden ayakta çıkmış ve tüm bu süreçlerde dillerini, animist dünya görüşlerini ve göçebe geleneklerini sürdürmeyi başarmışlar.

“Nenetsler Kuzey Kutbu’ndaki en dirençli Yerli gruplarından biri,” diyor, onlarca yıldır bu konuda araştırmalarını sürdüren Finlandiya’daki Lapland Üniversitesi’nden Bruce Forbes.


Nyadma genç bir erkek geyiği yere yapıştırmış, oğlu Gosha’nın “kadife boynuzu” kesmesine yardım ediyor. Kilosu 5 dolara alıcı bulan bu boynuzlar, içlerindeki canlı doku ve kan nedeniyle geleneksel Çin tıbbında değerli. İşlem hayvana acı veriyor.

Ancak günümüzde bu dayanıklılık farklı biçimlerde test ediliyor. İklim bilimciler, üç yıl önce sürülerdeki hayvan sayısının azalmasına neden olan “kar üstüne yağmur” gibi olayların iklimdeki ısınma paralelinde Kuzey Kutbu’nda daha sık ve yoğun yaşanacağını söylüyor. Yuri ile konuştuğumuz sırada bölgede rekor derecede sıcak bir yaz daha yaşanıyor, termometre 34 dereceye ulaşmış bile. Haftalardır yağmur düşmediği için rengeyiklerinin yük dolu kızakları kurak tundrada çekmesi zorlaşıyor. Yaz sona ermeden, Güney Yamal’da bir erkek çocuk ve 2 bin 300’ün üzerinde rengeyiği şarbondan ölecek, onlarca kişi hastalanacak. Nedeni, permafrostun erimesi sonucu 1940’lardaki bir salgın sırasında buz altında kalan ve hâlâ bulaşıcı mikrop taşıyan hayvan leşlerinin yeniden ortaya çıkması.

Nenetsler’in karşısındaki en büyük tehlike yine de iklim değişikliği değil. Kalkınma. Rusya’nın yeni hidrokarbon kaynakları arayışı, Yamal’da yaşayan tahmini 255 bin rengeyiği ve 6 bin göçer çobana zaten dar gelen otlakları daha da daralttı. Ve bazı sürülerin bu çok gerekli göçü yapmasına engel oldu. Yamal’daki en büyük gaz yatağı Bovanenkovo, tam 4. Birlik tarafından kullanılan güzergâh üzerinde yer alıyor. Sürü, yazlık otlaklarına ulaşmak için üzerinden yollar ve boru hattı geçen bir bölgeyi aşmak zorunda.

Nenetsler her zaman kıyıda bir yaşam sürdüler. Yamal’ın anlamı “dünyanın kıyısı.” Ama şu günlerde en azından bazıları tehlikeli bir şekilde bu kıyıdan düşmeye yakın görünüyor.

Kızağın sol yanına yerleşmiş Nyadma Khudi; rengeyiğinin sırtını bir tyur –cilalı ahşaptan yapılıp ucuna geyik boynuzu yumrusu takılmış uzun bir sopa– ile dürtüyor. Homurdanarak, dört erkek geyiği bodur çalılıklar ve sivrisinek bulutları arasından ilerlemeye teşvik ediyor. Nyadma, Yuri’nin ağabeyi ve eski birlik lideri. Nyadma’nın birkaç kızaktan oluşan grubu, bir saygı ifadesi olarak, Bovanenkovo’ya doğru yol alan 4. Birlik kervanının en önünde gidiyor.

Evgenia Arbugaeva

Nyadma’nın beş yaşındaki torunu Pavlik Khudi, annesi Edaine’den daha hızlı gitmesini istiyor. Tüm yılı anne babasıyla geçiriyor ve o da bin 200 kilometrelik yıllık göçe katılıyor. Ama yedi yaşına geldiğinde diğer tüm Nenets çocuklar gibi yatılı bir devlet okuluna gidecek ve yılın büyük bölümünü ailesinden ayrı geçirecek.

Evgenia Arbugaeva

Nenets çobanlardan Puiko ailesi, "çum" adı verilen çadırlarında balık çorbasından oluşan öğle yemeklerinin tadını çıkarıyor. Nenetsler yaz aylarında Yamal Yarımadası’ndan geçerken yolları üzerindeki göl ve nehirlerde yakaladıkları balıklarla besleniyor. Kışın daha çok rengeyiği eti yiyorlar.

Evgenia Arbugaeva

Yaz sivrisineklerine karşı korunaklı giysileri içindeki Kristina (soldaki) ve Vera (sağdaki) adlı kuzenler, “gümüş ejderhanın” –Bovanenkovo’daki kuyulardan doğalgaz toplayan boru hattı– üzerinde oynuyor. Yıllık göçleri sırasında çobanlar boru hattının farklı bölümleriyle karşılaşıyor.

Evgenia Arbugaeva

80 yaşındaki Nina Khudi ailesine ait çumdan dışarı çıkıyor. Kışın rengeyiği postuyla kapladıkları, Kızılderililerinkine benzeyen çadır aileyi kar fırtınası ve yakıcı soğuktan koruyor.

Evgenia Arbugaeva

Pedava Puiko tabaklanmış rengeyiği derisi şeritlerinin örülmesiyle yapılan kementle rengeyiklerini yakalamaya çalışıyor.

Evgenia Arbugaeva

İlkbaharda bir sürü hızla kuzeye doğru ilerliyor.

Evgenia Arbugaeva

2014’te zamansız mevsim yağmurları kalın bir buz tabakası hâlinde donup otlamayı olanaksız kılınca 61 bin rengeyiği ölmüştü. Yemeksiz geçen bir–iki haftanın sonunda “zayıf düşüyor ve kısa bir süre sonra da yere uzanıp bir daha kalkmıyorlar,” diyor Yuri Khudi.

Evgenia Arbugaeva

4. Birlik’in kampı bozup yeni bir otlağa gitmeye hazırlandığı sırada, Natalia Puiko (18) diğer kadınlarla birlikte rengeyiklerinin etrafını çeviren ipi tutuyor. Erkekler kızakları çekmek için sürüden erkek rengeyiği seçecek.

Evgenia Arbugaeva

Mikro besinler, mineraller ve vitaminler açısından zengin rengeyiği eti Nenetsler’in yemek alışkanlıklarında önemli bir kalem. Hayvan kestiklerinde çiğ eti sıcakken yemeyi seviyorlar. Ancak Güney Yamal’da 2016’da yaşanan şarbon salgını sırasında bu uygulamayı bıraktılar.

Evgenia Arbugaeva

Perdeye bürünüp karton taç takmış Kristina Khudi, Nenetsler’in Kara Denizi yakınlarındaki kampında “tundra prensesi” olmuş. Sekiz yaşındaki kız, Gazprom ve bölgesel yönetimin tüm çocukları okuldan alıp göçer ailelerinin yanına getirdiği yaz aylarında en mutlu anlarını yaşadığını söylüyor. Sonbaharda helikopter geri geldiğinde bazı çocuklar tundrada saklanıyor.

Bir saat kadar sonra Nyadma birdenbire duruyor. “Burada biraz mola verip herkesin yetişmesini bekleyelim,” derken, kalın rengeyiği derisinden yapılma paltosunun içinde çalmakta olan ceptelefonunu bulmaya çalışıyor. Diğer kızaklar arkamızda birikiyor. Nenetsler’in kendi bölgelerinde dev yatırımlar yapılmasının avantajından yararlanmasının bir göstergesi olarak rengeyiği toynaklarının sesi yerini telefon seslerine ve konuşmalara bırakıyor. Biz şu anda Bovanenkovo’nun ceptelefonu kulesinin erişim alanı içindeyiz. Gece güneşi ileride gölleri ve su yollarını kehribar rengine bürüyor. Uçağın kalkıştan önceki sesine benzeyen uzak bir vınlama dikkatimi çekiyor. Kilometrelerce ötedeki doğalgaz yatağından geliyor.

Yamal’daki doğalgaz, Rusya’nın enerji stratejisinin temel taşı –bu toprakların güneyinde ve doğusunda tükenen yatakların yerine geçecek yeni bir kaynak. Ve Bovanenkovo da Yamal’ın temel taşı. Rusya’nın doğalgazının çoğunu üreten kamu kuruluşu Gazprom tarafından işletiliyor ve Avrupa Birliği’nin ithal ettiği doğalgazın üçte birinden fazlasını tedarik ediyor. Gazprom CEO’su Alexey Miller’a göre, 2030’a gelindiğinde Yamal yılda 360 milyar metreküp gaz üretebilecek. Ki bu da Rusya’nın planlanan toplam üretiminin üçte birinden fazlasına denk geliyor. Bovanenkovo da yalnızca burada 5 trilyon metreküp civarında rezerve sahip olduğunu teyit ediyor. Anakaraya özel havaalanı ve 572 kilometrelik demiryoluyla, Rusya’nın doğalgaz şebekesine iki adet bin 200 kilometrelik boru hattıyla bağlanan Bovanenkovo, aynı zamanda Gazprom’un Rusya’nın Kuzey Kutup kesimine daha fazla girmesi için de bir basamak.

Küresel ısınma bu hırslı planların önündeki en büyük engel. Alexey Osokin, Yamal Yarımadası civarındaki meteoroloji istasyonları ve doğalgaz kuyularından 25 yıllık hava ve permafrost verisi toplayıp analiz etmiş olan Gazprom mühendislik merkezinin genel müdür yardımcısı. “Verilere karşı çıkılmaz,” diyor. “İklimin ısındığından kuşku yok.” Yazın eriyen permafrost Gazprom yapılarının dengesini bozuyor. Şirket, kuyu başları ve boru hatları civarındaki araziyi buzlu hâlde tutmak için soğutma üniteleri kurmuş.

Eriyen permafrostun kimi etkilerine hazırlıklı olmanın zorluğundan söz ediyor Osokin. 2014 yazında, Bovanenkovo’nun 30 kilometre güneydoğusundaki tundrada birdenbire 40 metre genişlikte, 35 metre derinlikte bir krater oluşmuş. Uzmanlar, donmuş zeminin altında hapis kalan metan gazının patlamasını neden olarak gösteriyor. Benzer bir patlamanın gaz yatağı altında meydana gelmesi durumunda büyük bir zarar yaratabileceğinden endişe ediyorlar. 2017 yazında yarımadada iki patlama daha kayda geçti. Bunlardan biri de bir çobanın kampı yakınlarında yaşandı.


Sophia (yürüyen) ve Vera Khudi adlı iki kız kardeş, sürü gaz yataklarından geçtiği sırada Bovanenkovo’yu işleten Gazprom şirketinden “beyaz halı” hizmeti görüyor. Geotekstil kumaş, erkek rengeyiklerinin çektiği kızakların yol üzerinde ilerleyişini kolaylaştırıyor.

4. Birlik için zaman sınırı var: Bovanenkovo’daki en işlek yoldan karşıya geçmeleri için Gazprom tarafından belirlenen gün ve saate uymaları gerekiyor. Endüstriyel bir labirentte iki gün boyunca yol aldıktan sonra nihayet geçiş noktasına ulaşıyoruz. Beton yolda dakika başı dev kamyonlar beliriyor. Karşıdan karşıya geçmek hem rengeyikleri hem de çobanlar için göz korkutucu.

“Bu yüzden yol geçişini Gazprom ile ayarlıyoruz,” diyor, Nenets çobanları temsil eden sivil toplum kuruluşunun yöneticisi Galina Mataras. “Uygun ve güvenli bir geçişin ayarlanması zaman ve çaba gerektiriyor.” Verilen saatte trafik durduruluyor ve yolun üzerine beyaz geotekstil kumaş seriliyor. Bu kumaş kızakların beton blokların üzerinden geçişini kolaylaştırıyor.

Gazprom için “beyaz halı” olayı her yıl ele geçirilen bir fotoğraf fırsatı. Salekhard’dan gelen bir helikopter şirketin, çobanların meslek kuruluşunun, bir çift STK’nın, bölgesel yönetimin ve yerel basının temsilcilerini getiriyor. Rengeyiği kervanı geçişe başladığında Gazprom ve basın olayı belgeliyor. Arkalarına gümüş rengi Gazprom logosu basılmış temiz mavi tulumlar içindeki çalışanlar, beyaz halının iki yanında sıralanarak fotoğraf çekip sürüyle selfie yapıyor. “Bitti!” diyor Nyadma, nihayet yolu geçtiğimizde. “Bundan sonra yol da boru hattı da yok. Artık acele edip her gece çadır sökmemiz gerekmiyor. Balık tutmaya zaman ayırabiliriz.”

“Gazprom’un gelmesinden sonra işler kolay olmadı,” diye devam ediyor. Bovanenkovo’nun ilk yıllarında, 1980’lerde inşaatın başlamasının ardından, demiryolları, boru hatları, yollar, kum havuzları ve binalar her yerde pıtrak gibi bitmeye başlamış. “Kapana kısılmış gibi hissettik kendimizi, atalık arazimizde bize yer kalmamış gibiydi,” diyor. “Ülkenin doğalgaza ihtiyacı olduğunu biliyoruz ve kaba inşaat bittiğinde bu karmaşanın etrafından kendimize bir yol da bulduk. Bu durumla başa çıkabiliriz.” Duraksıyor. “Ama daha başka yollar ve boru hatları inşa edilmediği sürece.”

Bir saat sonra yüksekçe bir tepede duruyoruz. Dürbünüyle ileriye bakan Nyadma geçeceğimiz araziyi inceliyor. Oğulları Gosha ve Ilya kızaklarıyla gelip yanında duruyor. Hepsi dürbünleriyle aynı yöne bakarak telaşlı bir şekilde Nenets dilinde konuşuyor. İleride yeni bir toprak yol tundrada yara izi gibi uzanıyor. Ötede, gaz kuyularından birini kompresöre bağlayan yola paralel yeni bir besleme hattı keşfediyoruz. Bir sonraki kamp alanımızın ortasından geçiyor. Nenets halkı bu inşaatlardan haberdar edilmemiş. Bu yolların ve boruların burada olmaması gerektiğini söylüyor Nyadma.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Ekim 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Evgenia Arbugaeva

Nyadma’nın beş yaşındaki torunu Pavlik Khudi, annesi Edaine’den daha hızlı gitmesini istiyor. Tüm yılı anne babasıyla geçiriyor ve o da bin 200 kilometrelik yıllık göçe katılıyor. Ama yedi yaşına geldiğinde diğer tüm Nenets çocuklar gibi yatılı bir devlet okuluna gidecek ve yılın büyük bölümünü ailesinden ayrı geçirecek.

Evgenia Arbugaeva

Nenets çobanlardan Puiko ailesi, "çum" adı verilen çadırlarında balık çorbasından oluşan öğle yemeklerinin tadını çıkarıyor. Nenetsler yaz aylarında Yamal Yarımadası’ndan geçerken yolları üzerindeki göl ve nehirlerde yakaladıkları balıklarla besleniyor. Kışın daha çok rengeyiği eti yiyorlar.

Evgenia Arbugaeva

Yaz sivrisineklerine karşı korunaklı giysileri içindeki Kristina (soldaki) ve Vera (sağdaki) adlı kuzenler, “gümüş ejderhanın” –Bovanenkovo’daki kuyulardan doğalgaz toplayan boru hattı– üzerinde oynuyor. Yıllık göçleri sırasında çobanlar boru hattının farklı bölümleriyle karşılaşıyor.

Evgenia Arbugaeva

80 yaşındaki Nina Khudi ailesine ait çumdan dışarı çıkıyor. Kışın rengeyiği postuyla kapladıkları, Kızılderililerinkine benzeyen çadır aileyi kar fırtınası ve yakıcı soğuktan koruyor.

Evgenia Arbugaeva

Pedava Puiko tabaklanmış rengeyiği derisi şeritlerinin örülmesiyle yapılan kementle rengeyiklerini yakalamaya çalışıyor.

Evgenia Arbugaeva

İlkbaharda bir sürü hızla kuzeye doğru ilerliyor.

Evgenia Arbugaeva

2014’te zamansız mevsim yağmurları kalın bir buz tabakası hâlinde donup otlamayı olanaksız kılınca 61 bin rengeyiği ölmüştü. Yemeksiz geçen bir–iki haftanın sonunda “zayıf düşüyor ve kısa bir süre sonra da yere uzanıp bir daha kalkmıyorlar,” diyor Yuri Khudi.

Evgenia Arbugaeva

4. Birlik’in kampı bozup yeni bir otlağa gitmeye hazırlandığı sırada, Natalia Puiko (18) diğer kadınlarla birlikte rengeyiklerinin etrafını çeviren ipi tutuyor. Erkekler kızakları çekmek için sürüden erkek rengeyiği seçecek.

Evgenia Arbugaeva

Mikro besinler, mineraller ve vitaminler açısından zengin rengeyiği eti Nenetsler’in yemek alışkanlıklarında önemli bir kalem. Hayvan kestiklerinde çiğ eti sıcakken yemeyi seviyorlar. Ancak Güney Yamal’da 2016’da yaşanan şarbon salgını sırasında bu uygulamayı bıraktılar.

Evgenia Arbugaeva

Perdeye bürünüp karton taç takmış Kristina Khudi, Nenetsler’in Kara Denizi yakınlarındaki kampında “tundra prensesi” olmuş. Sekiz yaşındaki kız, Gazprom ve bölgesel yönetimin tüm çocukları okuldan alıp göçer ailelerinin yanına getirdiği yaz aylarında en mutlu anlarını yaşadığını söylüyor. Sonbaharda helikopter geri geldiğinde bazı çocuklar tundrada saklanıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA