EKİM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Mes Aynak'ı Kurtarmak

Hannah Bloch

Simon Norfolk

31.8.2015

Mes Aynak'ı Kurtarmak

Afganistan, Mes Aynak’taki 2,4 metrelik taş tapınak, perspektif nedeniyle, olduğundan çok daha büyük görünüyor. Arkeologlar günümüze kadar, İS 3.–8. yüzyıllardan kalma büyük Budist yerleşkesinin ancak bir bölümünü ortaya çıkarabilmişler.

Arkeologlar, dev bir bakır madeni tarafından yok edilme tehdidi altındaki görkemli Budist yerleşkesinde Taliban tehdidi altında kazı yapıyor.

Gardez otoyolundan Kabil’in güneyine bir saat uzaklıkta keskin bir dönüşle soldaki toprak yola sapıyorsunuz. Kalabalık dükkânlar, dizel egzozu yayan kamyonetler ve eşek arabalarının sesleri artık çok gerilerde. Logar bölgesinin Taliban yanlısı bu kesimi, yollara döşenmiş bombalar, birbirini izleyen füze saldırıları, kaçırma olayları ve cinayetlerle çalkalanıyor. Kurumuş bir dere yatağı boyunca ilerleyen yol, küçük köylerin, milislerce oluşturulmuş barikatların, nöbetçi kulelerinin, dikenli tellerle çevrilmiş mavi çatılı boş bir yerleşkenin yanından geçiyor.

Biraz ileride manzara, hendekler ve gün ışığına çıkarılmış tarihi surlarla bezeli ağaçsız bir vadiye dönüşüyor. Gerek Afgan kökenli gerekse farklı uluslardan arkeologlardan oluşan bir ekip, son yedi yılda 650 işçinin yardımıyla binlerce Budist heykeli, yazıtı, sikkesi ve kutsal anıtı ortaya çıkardı burada. İS 3. yüzyıldan kalma manastırlar ve surlar gün ışığına kavuşturuldu. Gece–gündüz 1700 polisin devriye gezdiği kazı alanını 100’den fazla kontrol noktası çevreliyor.

Afgan tarihinin tartışmasız en iddialı kazısı bu. Ancak yüksek güvenliğin yegâne amacı sadece birkaç araştırmacıyı ve yöre sakini işçileri korumak değil. Burada, antik harabelerin hemen altında dört kilometre boyunca uzanan ve kazı alanına hakim Baba Vali Dağı’nın 1,5 kilometre kadar içerilerine giren bir bakır cevheri yatıyor. Söz konusu alan, tahmini 11,4 milyon ton bakırla dünyanın en zengin el değmemiş kaynaklarından biri olarak kabul ediliyor. Bir zamanlar bakır, yine bu topraklarda yaşayan Budist rahiplere zenginlik getirmişti. Nitekim, Baba Vali’nin yamaçlarında göze çarpan mor–mavi ve yeşil dev cüruf birikintileri de ergitme işleminin taşlaşmış kalıntıları olarak neredeyse endüstriyel boyutta bir üretime işaret ediyor. Ve Afgan hükümeti bugün bakırın ülkeyi yeniden zenginleştireceği, en azından kendine yeterli hale getireceği umudunu taşıyor.


Topraktaki bakırdan renk almış iskelet, Mes Aynak stupalarından birinin yanında yatıyor. Manastırların işlevsel halde olduğu sırada mı yoksa daha sonraki bir dönemde mi yaşadığı bilinmiyor.

Aslında alanın adı fazlasıyla mütevazı. I. Mes Aynak, “küçük bakır kuyusu” anlamına geliyor. Oysa Mes Aynak’ta küçük olan hiçbir şey yok. Merkezi Pekin’de bulunan kamu kuruluşu Çin Metalürji İşletmeleri’nin (MCC) başını çektiği bir konsorsiyum, 2007 yılında, burada 30 yıl boyunca bakır çıkarma hakkını satın aldı. (Bakıra aç Çin, günümüzde dünyada üretilen bakırın yarısını tüketiyor.) Üç milyar dolarlık teklif veren şirket, izole konumdaki bu az gelişmiş bölgede yollar, demiryolu hattı ve 400 megavatlık elektrik santrali dahil altyapı taahhüdünde de bulundu. Afgan yetkililer, bu maden sayesinde, 2002 yılından bu yana dış yardımla ayakta duran ve halihazırda yılda 7 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya bulunan ülkenin güçsüz ekonomisine 1,2 milyar dolarlık bir katkı sağlanacağını tahmin ediyor.

Mes Aynak’ın arkeolojik potansiyeline gelince; bu, onlarca yıldır bilinen bir gerçek. Çinlilerle yapılan anlaşmanın kamuya açıklanmasının ardından Afgan kültür mirası koruyucuları burada yatan hazinenin, açık ocak madenciliği ile yok edilmeden önce, arkeolojik kazıya tabi tutulması ve gün ışığına çıkarılan kalıntıların kayıt altına alınmasını talep etti. Oysa harabeler daha önce de tehlike altındaydı. Taliban tarafından yok edilme tehdidi değildi bu. Yağmacılar tarafından parçalanarak çıkarılan buluntuların sonuç olarak bilimsel açıdan yok olma tehlikesiydi. 2009–2014 yılları arasında bölgede yapılan kazı çalışmalarına önderlik eden Fransız arkeolog Philippe Marquis, “Maden ocağı tarafından yok edilmezse yağmalanarak yok edilecekti,” diyor ve yapılacak en iyi şeyin, sistematik bir biçimde olabildiğince fazla bulguyu belgelemek olduğunu söylüyor.

Simon Norfolk

Mes Aynak'taki Baba Vali Tepesi'nden çıkarılan bakır ve altın kâsedeki detayda kükreyen bir aslan betimlenmiş.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Dev Buda, hazine arayan yağmacılar tarafından talan edilmiş. 2014 yılına kadar kazının denetimini yapan Philippe Marquis, “Bu alanı korumanın tek yolu arkeoloji,” diyor.

Simon Norfolk

Fotoğrafın çekildiği 2012 yılında kazı alanında 500 kadar yöre sakini çalışıyor ve maden ocağı faaliyete geçmeden olabildiğince çok kalıntının kurtarılmasına çabalanıyordu. Maden ocağının faaliyete geçmesinde yaşanan gecikme sonucu, ayaklanmacıların etkisinin giderek arttığı alanda artık daha az insan çalışıyor.

Alınan tüm güvenlik önlemlerine rağmen, güncel tehlikeler nedeniyle madenin açılışı gecikmiş durumda. Çinli mühendisler için inşa edilen mavi çatılı yerleşke, 2012 ve 2013 yıllarında düzenlenen bir dizi füze saldırısının ardından boşaltıldı. 1980’lerde Sovyetler’den kalan mayınlar ve daha yakın dönemde de Taliban ve El Kaide’den kalan patlayıcı maddelerse bir diğer tehlike. 2014’te sekiz mayın temizleme uzmanı Taliban tarafından öldürüldü.

Güvenlik konusundaki bu zorluklara lojistik sorunlar da –bakırı bölge dışına çıkarmak için demiryolu olmaması ve ciddi su sıkıntısı– eklendiğinde normalde 2012 yılında başlaması planlanan maden faaliyetlerinin henüz başlamamış olmasına şaşmamak gerek. MCC’nin 2013 yılında anlaşmanın bazı maddelerinden geri adım atmaya başlaması nedeniyle tarafların anlaşmayı yeniden değerlendirmesi gerekiyor. 2018’den önce maden çıkarılmaya başlanması olanaklı gibi durmuyor, tabii başlanabilirse.

Bu gecikmeler arkeologlara kazı yapmak için tahminlerinden çok daha uzun süre verdi ama işgücünde de büyük düşüş yaşandı. Ortaya çıkardıkları geçmiş, şimdiki zamanda yaşanan şiddet ve karmaşayla yalın bir karşıtlık oluşturuyor. Mes Aynak, İS 3.–8. yüzyıllar arasında görece barışçıl bir dönemde gelişen ruhani bir merkezdi. İçinde tapınaklar, rahiplerin yaşam alanları ve diğer odaların bulunduğu, her biri tarihi gözlem kuleleri ve surlarla korunan en az yedi tane çokkatlı Budist manastır yerleşkesi kazı alanının etrafını bir yay gibi çevreliyor. Arkeologlar, koruma altındaki bu yerleşke ve yaşam alanlarında önemli kutsal emanetlerin saklandığı kil ve şistten yapılma 100 kadar anıt stupa buldu. Boyutları, heybetli olanlardan rahatça taşınacak büyüklükte olanlara kadar çeşitlilik gösteriyor.

Mes Aynak aynı zamanda, günümüzün doğu Afganistan’ı ile kuzeybatı Pakistan arasında yer alan Gandara bölgesi açısından da önemli bir ekonomik merkezdi. Uygarlıkların kesiştiği bir kavşaktı Gandara. Hinduizm, Budizm ve Zerdüştlük gibi önemli dinlerin buluştuğu, antik Yunan, Acem, Orta Asya ve Hint kültürlerinin kaynaştığı bir yerdi. Projenin önderlerinden Afgan arkeolog Abdul Kadir Timuri’nin deyişiyle “dünyanın merkeziydi.”

Devamını National Geographic Türkiye'nin Eylül sayısında veya iPad/iPhone/Android edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Simon Norfolk

Mes Aynak'taki Baba Vali Tepesi'nden çıkarılan bakır ve altın kâsedeki detayda kükreyen bir aslan betimlenmiş.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Kazıların başladığı 2009 yılından bu yana gün ışığına çıkan binlerce buluntu, bu dini ve endüstriyel bölgeye bakırın getirdiği zenginliği yansıtıyor. Muhteşem çeşitlilik arasında burada görülen parçalar da var.

Simon Norfolk

Dev Buda, hazine arayan yağmacılar tarafından talan edilmiş. 2014 yılına kadar kazının denetimini yapan Philippe Marquis, “Bu alanı korumanın tek yolu arkeoloji,” diyor.

Simon Norfolk

Fotoğrafın çekildiği 2012 yılında kazı alanında 500 kadar yöre sakini çalışıyor ve maden ocağı faaliyete geçmeden olabildiğince çok kalıntının kurtarılmasına çabalanıyordu. Maden ocağının faaliyete geçmesinde yaşanan gecikme sonucu, ayaklanmacıların etkisinin giderek arttığı alanda artık daha az insan çalışıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA