EYLÜL SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Alttaki Tehlike

Craig Welch

Katie Orlinsky

28.8.2019

 

Alttaki Tehlike

Genişliği bir kilometreye ulaşan ve büyümeyi sürdüren Batagayka krateri (Doğu Sibirya), Arktika'da yer alan çok sayıda örneğin en büyüğü. İçe gömülmüş buzlarla dolu permafrost eridikçe zemin çöküyor; yeni kraterler ve göller ortaya çıkıyor.

Arktika’da permafrost öngörülenden çok daha hızlı çözülüyor. Erime bu coğrafyayı yeniden biçimlendirirken, iklim değişikliğini hızlandırabilecek karbon gazlarının da serbest kalmasına yol açıyor.

Ekoloji eğitimli Sergey Zimov,yünlü mamut kemiğini yığının üzerine atıyor. Döküntülü topraktan oluşan yüksek bir yarın eteklerinde, soğuk sularıyla akıp giden geniş Kolima Nehri’nin kıyısında, çamurun içinde çömelmiş. Doğu Sibirya’da yaz dönemi. Rusya’nın, Kuzey Kutup Dairesi’nin oldukça üzerinde yer alan bu bölgesi, Alaska’ya Moskova’dan daha yakın. Görünürde ne buz var, ne de kar. Kolima Nehri burada, Duvanni Yar adıyla anılan bu falezi aşındırırken altta gizli yatan şeyi de ortaya çıkarmış: permafrost denilen, yüzlerce metre derinlikteki donmuş toprak. Ve bu hızla eriyor. İnce dallar, bitki parçaları ve Buzul Çağı hayvanlarının kalıntıları Zimov’un ayağındaki botları yutmaya çalışan balçık sahile saçılmış. “Duvanni Yar’ı çok seviyorum,” diyor fosilleri çamurdan çekip çıkarırken. “Kitap gibi. Her sayfasında doğa tarihi üzerine bir öykü var.” İklim değişikliği şimdilerde, gezegenimizin tepesindeki 23 milyon kilometrekarelik bu alandasöz konusu kitaba yeni bir bölüm yazıyor. Arktika’daki permafrost, biliminsanlarının geçmişte öngördüğü gibi yavaş yavaş erimiyor. Jeolojik dille ifade edecek olursak erime neredeyse bir gecede gerçekleşiyor. Ve Duvanni Yar’da da olduğu gibi, zemin yumuşayıp gevşedikçe, donmuş toprakta binlerce yıl hapis kalmış tarihöncesi yaşamın kalıntıları –ve de büyük miktarda karbon– açığa çıkıyor. Atmosfere metan ya da karbondioksit olarak karışan karbon, iklim değişikliğinin hızlanacağına işaret ediyor.

Zimov, onlarca yıldır, Duvanni Yar’dan sürat motoruyla yaklaşık üç saat uzaklıkta, Çerski’deki araştırma istasyonunda, ısınmakta olan Arktik’in gizemlerini gün ışığına çıkarıyor.

Yakın tarihli keşifler, gezegenimiz ısındıkça karbonun daha da hızlı açığa çıkacağına işaret ediyor. Arktika’daki ısınmanın beklenmedik hızı ve erime suyunun kutup coğrafyasındaki endişe verici hareketini hesaba katan araştırmacılar, yeryüzünün ortalama sıcaklığında meydana gelen 1 derecelik artışa karşılık permafrosttan dört ila altı yıllık kömür, petrol ve doğalgaz emisyonuna eşit miktarda salım olacağı kuşkusunu taşıyor –biliminsanlarının birkaç yıl önceki tahminlerinin iki–üç katına karşılık gelen bir miktar bu. Yirmi–otuz yıl içinde fosil yakıt kullanımını kontrol altına almamamız hâlinde permafrost, günümüzde dünyada en fazla sera gazı salımına yol açan Çin büyüklüğünde bir salım kaynağına dönüşebilir.

Ve bu, bizim hesaba kattığımız bir şey değildi. BM Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), permafrostu tahminlerine ancak son dönemde dahil etmeye başladı. Üstelik hâlâ Pandora’nın buz kutusunun ne kadar geniş boyutlarda açılabileceği –ve bunun ne denli büyük bir tahribata yol açabileceği– konusu hafife alınıyor.

Permafrostun gezegenimizi ısıtma potansiyeli, bizimkinin gölgesinde kalmış durumda. Yeni araştırmalar, 2015’te Paris’te yapılan zirvede 195 ülkenin anlaşmaya vardığı gibi ısınmayı 2 derece ile sınırlamak istiyorsak, salımları IPCC modellemesinin öngördüğünden sekiz yıl daha önce kesmemiz gerekeceğine dikkat çekiyor. Ki bu sayede meydana gelecek erime de hesaba katılmış olabilecek. Temiz enerjiye geçişimizi hızlandırma nedenlerimiz listesindeki maddeler arasında belki de en az anlaşılanı şu: Isınmayı engellemek için ne tür bir hedef koymuş olursak olalım, düşündüğümüzden daha hızlı hareket etmemiz gerekecek.


Arktika'nın dörtbir yanındaki göllerin altında eriyen zeminden metan fışkırıyor. Kış aylarında yüzey buzu gazı hapsediyor. Fairbanks’teki (Alaska) gölette, uzmanlar buzda delik açmış ve açığa çıkan metanı yakmış.

Zimov, Çerski’ye ilk olarak 1970’te bir araştırma gezisinin haritalandırma çalışmasına destek vermek üzere, henüz üniversite öğrencisiyken gelmiş. Birkaç yıl sonra buraya geri dönmüş ve Kuzeydoğu Bilim İstasyonu’nu kurmuş. Artık istasyonun sahibi ve istasyonu oğlu Nikita ile birlikte yönetiyor. Kısıtlı bir bütçeyle yürütülen bir çalışma onlarınki. Ancak yine de dünyanın dört bir yanından Arktika araştırmaları yapan biliminsanlarını buraya çekiyor.

Fotoğrafçı Katie Orlinsky ile 2018 yazında bir gün, Kolima’nın Kuzey Okyanusu’na döküldüğü bölge civarında, Ambarçik Koyu’nda bulunan karbon gözlem tesisine eski bir tekne ile erzak götüren Zimov’a katılıyoruz.

Sünger gibi su çekmiş otluk alanı, eski radyatörlerin zemine yatırılarak art arda dizilmesiyle oluşturulmuş eğreti yoldan geçerek aşıyoruz. Zimov, yürüdüğümüz sırada zemini metal bir çubukla yokluyor. Sert permafrostun derinliğini ölçmek için kullandığı bir yöntem bu.

Yıl boyu donmuş hâlde kalan permafrostun 4 metreye ulaşan kalınlıktaki kesimi toprak ve bitki kalıntılarıyla kaplı. Aktif tabaka adı verilen bu bölüm, normalde her yaz çözünüp kışın yeniden donuyor ve permafrostu üstteki sıcaklık artışından koruyor. Ancak 2018 ilkbaharında Nikita adına çalışan bir ekip, Çerski civarında yüzeye yakın toprağın kutup kışı boyunca hiç donmadığını ortaya çıkardı. Bu, daha önce duyulmamış bir olay. 75 santimetre derinlikte toprağın donmuş olması gerekirdi. Oysa ki şimdi pelte gibi. Sergey Zimov, “Üç yıl önce burada permafrostun üzerindeki zemin sıcaklığı eksi 3 dereceydi,” diyor. “Sonra eksi iki oldu, sonra eksi bir. Bu yıl da artı 2 derece.”

Aslında bu, hiç de şaşırtıcı değil. Yerküre 19. yüzyılın sonlarından itibaren değerlendirdiğimizde en sıcak beş yılını 2014’ten bu yana yaşadı. Soğuk kalmasını sağlayan deniz buzlasını kaybeden Arktika, gezegenimizin diğer yerlerinden iki kat hızlı ısınıyor. 2017’de Grönland’da tundralık alanda bugüne dek bilinen en kötü yangın yaşandı. Sibirya’ya ayak basmamızdan birkaç gün önce, Kuzey Kutup Dairesi’nin 390 kilometre yukarısında, Norveç’e ait Lakselv’de termometreler 32 derecelik yakıcı bir sıcaklık kaydetti. Rengeyikleri serinlemek için yollardaki tünellere sığındı.

Katie Orlinsky

Brooks Sıradağları’ndan (Alaska) başlayıp güney yönünde uzanan Alatna Nehri vadisi, Arktika'nın ısınmasıyla birlikte kuzeye doğru harekete geçen yaban hayvanlarının kullandığı bir koridora dönüştü. Kunduzların sayısı artıyor ve fotoğrafta nehrin en sol tarafında birkaçı görülen göletler, permafrostta çözülmeyi hızlandırıyor.

Katie Orlinsky

Arktika'daki permafrostun –fotoğrafta Batagayka krater duvarında görülen– eski çağlardan kalma toprağı, yapraklar, otlar ve binlerce yıl önce Buzul Çağı sırasında ölen hayvanların organik kalıntılarını içeriyor. Tüm bu karbon, donmuş toprakta güvenlik içinde hapisti –ta ki bugüne kadar. [Lubov Kupriyanova'nın desteğiyle görüntülenmiştir.]

Katie Orlinsky

Zimovlar, toprağı gübreleyen büyük boy otçulların Buzul Çağı sırasında zengin kutup çayırlarını koruduğu inancında. Kurak stepleri geri getirmek –ve aynı zamanda permafrost erimesini yavaşlatmak– için Kolima Nehri’nin kollarından birinin kıyısında, yabani atlar ve diğer bazı büyük otçulları topluyorlar. Bu alana Pleistosen Park adını vermişler.

Katie Orlinsky

Yerli halktan Nikolai ve Svetlana Yaglovsky çifti, Çerski yakınlarında, Kolima’da avlanıp balık tutarak yaşamlarını sürdürüyor. Permafrosttaki erimenin nehir kıyısında yer alan evlerin altını oyması ve coğrafyada hareketi zorlaştırması nedeniyle komşularından bazıları kente göçmek zorunda kalmış.

Katie Orlinsky

Alaska’nın toplamda 380 nüfuslu Newtok köyü, permafrosttaki erime nedeniyle batıyor. Yupik halkından dört çocuk (soldan sağa Kenyon Kassaiuli, Jonah Andy, Larry Charles, Reese John) bir yaz günü kuş avına çıkmış; birlikte su basmış yolu aşıyorlar.

Katie Orlinsky

Bering Denizi yakınlarında, Ninglick Nehri kıyısındaki Newtok’ta ufalanan permafrost yarları, hâlihazırda bazı evlere yirmi–otuz metre mesafede. Nehir yukarı 15 kilometre kadar ötede yeni bir yere taşınan köy, gelecekte çoğu Alaska köyünün uygulamak zorunda kalacağı bir yöntemin öncülüğünü yapıyor.

Katie Orlinsky

Alaska’da, North Slope kıyısında yaşayan köylüler binlerce yıldır Grönland balinası avlıyor. Eti ve yağı iyi saklanırsa, tek bir balina tüm bir yerleşimi yılın büyük bölümü boyunca beslemeye yetiyor. Saklama işlemi geleneksel olarak permafrostta açılan buz mahzenlerinde yapılıyor. Permafrost eridikçe buz mahzenlerini de su basıyor.

Katie Orlinsky

Genç İnuit Josiah Olemaun, Utqiaġvik’te (Alaska), ailesine ait permafrost mahzenine balina eti doldururken nefeslenmek için çalışmasına bir ara vermiş.

Katie Orlinsky

Bir kutup ayısı Kaktovik (Alaska) civarında bir arabayı inceliyor. Eriyen deniz buzu daha fazla sayıda ayının yiyecek peşinde karaya çıkmasına neden olurken, erime ve buz mahzenlerini su basması yüzünden Alaskalılar da balık ve etlerini dışarıda depolamak zorunda kalıyor.

Permafrost sıcaklığı, yarım yüzyıldan bu yana küresel olarak artıyor. Alaska’nın North Slope bölgesinde 30 yıl içinde 5,8 derece yükseldi.

Ancak Zimovlar’ın 2018’de belgeledikleri durum, etkileri Arktika’yı aşan çok başka bir şey: kış erimesi. Sorumlusu da aşırı kar. Sibirya yağış almayan bir yer ama 2018’den önceki birkaç kış boyunca kalın bir kar tabakası tüm bölgeyi kapladı. Battaniye etkisi yapan kar, yaz sıcağının toprakta sıkışıp kalmasına neden oldu. Max Planck Biyokimya Enstitüsü’nden (Almanya) Mathias Goeckede, Çerski’ye 18 kilometre uzaklıktaki bir araştırma alanında yaptığı çalışmada, kar kalınlığının beş yılda ikiye katlandığını ortaya çıkardı. Nisan 2018’e gelindiğinde aktif katmandaki sıcaklık 6 derece artmış durumdaydı. Ve bu, yalnızca Sibirya’ya özgü bir olgu değildi.

Permafrost uzmanı Vladimir Romanovsky, Alaska’daki 180 civarında araştırma alanında aktif katmanın ocak ortasına kadar tamamen buz tuttuğuna yıllar boyunca tanıklık etmiş bir isim. Ancak son dönemde buralarda aşırı kar görülmesinin de etkisiyle, donma olayı önce şubata, sonra mart ayına kaymış. 2018’de Romanovsky’nin araştırma yaptığı ve sayıları Fairbanks yakınlarında sekiz, Seward Yarımadası’nda ise bir düzineye ulaşan alanda tam donma olmamış.

Küresel olarak permafrost bin 600 gigaton karbon içeriyor ki bu miktar atmosferdekinin yaklaşık iki katı. Hiç kimse tamamının, hatta çoğunun erimesini beklemiyor. Yakın dönemlere kadar araştırmacılar, permafrostun, içerdiği karbonun en fazla yüzde 10’unu sızdıracağını öngörüyordu. Ve bu miktardaki bir sızmanın dahi 80 yıl gibi uzun bir süre alacağı düşünülüyordu.

Ancak, aktif katmanın kışın donmaması söz konusu süreci hızlandırdı. Artı sıcaklık, mikroorganizmanın topraktaki organik maddeyi her yaz birkaç ay gibi kısa sürede değil, yıl boyu tüketmesine –ve karbondioksit ya da metan salmasına– yol açıyor. Permafrostun derinlerine ulaşan kış sıcaklığı, daha hızlı erimeye neden oluyor.

Atmosfer kimyageri Róisín Commane,“Öngörülerimizin çoğu çöküyor,” diye konuşuyor. Meslektaşları ile birlikte yaptıkları araştırmalarda, kış başında Alaska, North Slope’dan çıkan CO2’in 1975’ten bu yana yüzde 73 oranında arttığını ortaya çıkarmışlar. “Arktik’te neler olup bittiğini yaz aylarından yola çıkarak anlamaya çalışıyoruz,” diyor. “Ancak gerçek öykü güneş olmadığında başlıyor.”


Sergey Zimov, oğlu Nikita ile birlikte Çerski’de (Rusya), Kolima Nehri kıyısında bir Arktik araştırma istasyonu işletiyor. Baba Zimov, permafrostta birikmiş karbon miktarının uzmanların düşündüğünden çok daha fazla olduğunun bilincinde. Sıcaklığın yükselmesiyle birlikte, şimdilerde bir miktarı sızıyor.

Birkaç karlı kış belli bir eğilim ortaya çıkarmaya yetmiyor. Geçtiğimiz kış Çerski’de daha az kar vardı ve toprak yeniden büyük oranda soğudu. Fairbanks’te de daha az kar yağdı. Ancak Romanovsky’nin Alaska’daki çalışma alanlarından bazılarında, aktif katman tam donmayı engelleyecek miktarda ısıyı alıkoydu.

“Gerçekten şaşırtıcı bir şey,” diyor, karbon döngüsünü hem Alaska’da hem de Çerski’de inceleyen, Woods Hole Araştırma Merkezi (Massachusetts) müdür yardımcısı Max Holmes. “Permafrost erimesini büyük oranda yavaş ve istikrarlı bir süreç olarak düşünürdüm. Belki de bu beş yıllık dönem bir aykırılıktır. Ama ya değilse? Ya her şey çok daha büyük bir hızla değişirse?”

Ya bu değişim, Arktik deniz buzu örneğinde de yaşandığı gibi, kendi kendini tetikler hâle gelirse? Deniz buzu güneş ışınlarını yansıtarak okyanusun derinliklerini serin tutuyor. Ancak deniz buzunun erimesiyle birlikte, koyu renk okyanus ısıyı soğuruyor ve daha fazla buzun erimesine neden oluyor. Genel kural olarak, kendi kendini besleyen bu tür döngülerin devreye girdiği devrilme noktalarının öngörülmesi güç. Stanford Üniversitesi Woods Çevre Enstitüsü başkanı Chris Field, “Aşmamamız gereken eşikler olduğunu biliyoruz,” diyor. “Ama tam olarak nerede olduklarını bilmiyoruz.”

Permafrost söz konusu olduğunda göremediğimiz çok şey var. Dünyanın erişimi en zor bölgelerinden birinde ABD’nin iki katını aşkın bir alanı kaplıyor ama üzerinde, New York kentinde yaşayanların yarısı kadar insan barındırıyor. Çok küçük bir bölümü doğrudan gözlemleniyor. Biliminsanları küçük alanlarda araştırmalar gerçekleştiriyor, bazı yerleri uzaktan takip ediyor ve geri kalanlar konusunda çıkarım yapıyor. Uydularla tamamı ölçülebilen Arktik deniz buzuna hiç benzemiyor. “İnternete girerek deniz buzuna tam olarak neler olduğunu izleyebiliyorsunuz,” diyor Kuzey Arizona Üniversitesi permafrost uzmanı Ted Schuur. “Permafrost söz konusu olduğunda ise pek bir şey göremiyoruz. Neler olup bittiğini ölçmeye yarayacak neredeyse hiç aletimiz yok.”

Ve bir tür permafrost, araştırmacıları özellikle tedirgin ediyor: İçlerinde dev boyutlarda buz deposu barındıran bu permafrost toplamın yüzde 20’sini oluşturuyor. Söz konusu buzun bir bölümü, topraktan aşağı süzülen suyun permafrosta ulaşarak donmasıyla oluşmuş. Bir bölümü de Arktik kışları sırasında zeminin sıkışıp çokgen deseni alacak biçimde çatlamasıyla binlerce yıl içinde meydana gelmiş. İlkbaharda bu yarıkları dolduran erime suları daha sonra orada donmuş. Gömülen buz, süreç içinde dev kamalar biçimini alacak şekilde büyümüş ve permafrost toprak ile örtülmüş. Duvanni Yar’da bunlardan çok var.

İşte bu tür bir yapı hızla dağılabiliyor. Permafrost parçalandığında gömülü buz da eriyor. Akan su ısıyı taşıdıkça erime daha geniş alanlara yayılıyor, ardında tüneller ve hava boşlukları bırakıyor. Bu boşlukları doldurmak üzere zeminin çökmesiyle birlikte bu kez yüzeyde açılan oyuklar, yağmur ve erime sularıyla doluyor. Su, söz konusu göletleri daha da derinleştiriyor ve buzlu kıyılarını aşındırıyor, ta ki su birikintileri göletlere, göletler göllere dönüşene kadar. Bu da daha fazla miktarda toprağın ısınmasına ve daha fazla buzun erimesine yol açıyor.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Eylül 2019 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Katie Orlinsky

Brooks Sıradağları’ndan (Alaska) başlayıp güney yönünde uzanan Alatna Nehri vadisi, Arktika'nın ısınmasıyla birlikte kuzeye doğru harekete geçen yaban hayvanlarının kullandığı bir koridora dönüştü. Kunduzların sayısı artıyor ve fotoğrafta nehrin en sol tarafında birkaçı görülen göletler, permafrostta çözülmeyi hızlandırıyor.

Katie Orlinsky

Arktika'daki permafrostun –fotoğrafta Batagayka krater duvarında görülen– eski çağlardan kalma toprağı, yapraklar, otlar ve binlerce yıl önce Buzul Çağı sırasında ölen hayvanların organik kalıntılarını içeriyor. Tüm bu karbon, donmuş toprakta güvenlik içinde hapisti –ta ki bugüne kadar. [Lubov Kupriyanova'nın desteğiyle görüntülenmiştir.]

Katie Orlinsky

Zimovlar, toprağı gübreleyen büyük boy otçulların Buzul Çağı sırasında zengin kutup çayırlarını koruduğu inancında. Kurak stepleri geri getirmek –ve aynı zamanda permafrost erimesini yavaşlatmak– için Kolima Nehri’nin kollarından birinin kıyısında, yabani atlar ve diğer bazı büyük otçulları topluyorlar. Bu alana Pleistosen Park adını vermişler.

Katie Orlinsky

Yerli halktan Nikolai ve Svetlana Yaglovsky çifti, Çerski yakınlarında, Kolima’da avlanıp balık tutarak yaşamlarını sürdürüyor. Permafrosttaki erimenin nehir kıyısında yer alan evlerin altını oyması ve coğrafyada hareketi zorlaştırması nedeniyle komşularından bazıları kente göçmek zorunda kalmış.

Katie Orlinsky

Alaska’nın toplamda 380 nüfuslu Newtok köyü, permafrosttaki erime nedeniyle batıyor. Yupik halkından dört çocuk (soldan sağa Kenyon Kassaiuli, Jonah Andy, Larry Charles, Reese John) bir yaz günü kuş avına çıkmış; birlikte su basmış yolu aşıyorlar.

Katie Orlinsky

Bering Denizi yakınlarında, Ninglick Nehri kıyısındaki Newtok’ta ufalanan permafrost yarları, hâlihazırda bazı evlere yirmi–otuz metre mesafede. Nehir yukarı 15 kilometre kadar ötede yeni bir yere taşınan köy, gelecekte çoğu Alaska köyünün uygulamak zorunda kalacağı bir yöntemin öncülüğünü yapıyor.

Katie Orlinsky

Alaska’da, North Slope kıyısında yaşayan köylüler binlerce yıldır Grönland balinası avlıyor. Eti ve yağı iyi saklanırsa, tek bir balina tüm bir yerleşimi yılın büyük bölümü boyunca beslemeye yetiyor. Saklama işlemi geleneksel olarak permafrostta açılan buz mahzenlerinde yapılıyor. Permafrost eridikçe buz mahzenlerini de su basıyor.

Katie Orlinsky

Genç İnuit Josiah Olemaun, Utqiaġvik’te (Alaska), ailesine ait permafrost mahzenine balina eti doldururken nefeslenmek için çalışmasına bir ara vermiş.

Katie Orlinsky

Bir kutup ayısı Kaktovik (Alaska) civarında bir arabayı inceliyor. Eriyen deniz buzu daha fazla sayıda ayının yiyecek peşinde karaya çıkmasına neden olurken, erime ve buz mahzenlerini su basması yüzünden Alaskalılar da balık ve etlerini dışarıda depolamak zorunda kalıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA