EYLÜL SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Buzdaki Üs

Jennifer Kingsley

Esther Horvath

28.8.2019

 

Buzdaki Üs

Helyumla doldurulmuş balon, Station Nord’un yaklaşık 2 kilometre güneydoğusundaki Flyger’in Kulübesi’ne bağlanmış. Araç hava türbülansı, güneş ve yer radyasyonu ve atmosferin en alt –hava araçlarının güvenle uçabileceği yükseklikten daha aşağı– katmanlarındaki is miktarını ölçecek.

Dünyanın dört bir yanından araştırmacılar Grönland’da, ısınan Arktik’i belgeliyor –ve topluluk bilinci içinde yaşıyor.

Yaz akşamında hava, askerlerin dışarıda üstsüz oturabileceği kadar sıcak.

Biri gitar çalıyor, bir diğeri bir şeyler okuyor. Kuzeydoğu Grönland’da, Kuzey Kutbu’na 925 kilometre uzaklıkta, Station Nord adıyla anılan Danimarka askeri üssünde olsalar da, ortamda tatili andıran rahat bir hava var. Uzaklardan jeneratörün uğultusu duyuluyor ve arada sırada iki Grönland köpeği havlamaya koyuluyor. Güneş Arktik gökyüzünde dönüyor.

Üssün günlük operasyonları çoğunlukla bilimsel. Arktika, Dünya’daki diğer her yerden daha hızlı ısınıyor; üssün ücra konumu (neredeyse 82 derece kuzeyde, dünyanın en büyük ulusal parkının içinde) ve sahip olduğu uçak pisti nedeniyle kolay ulaşılabilir olmasıysa araştırmacılara iklim değişikliğinin etkilerini incelemekte avantaj sağlıyor. Arktik, küresel soğutma sisteminin bir parçası ve yükselen sıcaklıkların deniz buzunda yaşanan kaybı hızlandırması paralelinde sistem bozuluyor. Ve bu üs, dünyanın dört bir yanından gelen bilimcilerin süreç içindeki değişimleri ölçebilmek adına buzdan, denizden ve atmosferden –gelecekte gezegeni neler beklediğini öngörmelerine yardımcı olmasını umdukları– verileri toplaması için mükemmel bir yer.

Dünyada, ranzalı bir koğuşta uyanıp kahvenizi içtikten sonra attığınız tek adımla gezegenin en aşırı doğa koşullarından biriyle yüz yüze kalabileceğiniz çok yer yok: Sıfır görüş, aşırı soğuk, sis ve aylar süren kış karanlığı burada gayet olağan.

Station Nord’un ayrıca politik bir amacı da var; askerler tarafından idare edilmesinin nedeni de bu. Danimarka’nın bölge üzerinde uluslararası olarak tanınan bir egemenlik iddiası söz konusu, ama bu egemenliği elinde tutabilmek için buradaki varlığını bir şekilde göstermesi gerekiyor. Station Nord, 26 ay süren atamalar boyunca burada yaşayan altı uzmana ev sahipliği yapıyor –bu insanların tamamı Danimarka askeri ve hemen her zaman tüm grup erkeklerden oluşuyor.


Askerler ve araştırmacılar domuz çevirme ve oyun akşamı için bir araya geliyor. Yarışmacılar bir mızrağı küçük halkadan geçirmeye çalışırken, meslektaşları onları kargo bisikletleriyle itiyor. Gece ilerlerken halka küçülüyor ve takımlar rakiplerinin dikkatini dağıtmaya çalışıyor.

1952 yılında öncelikle bir meteoroloji merkezi olarak kurulan istasyon, özünde kendi havaalanına sahip küçük bir köy. Köyde aralarında barakalar, atölyeler, bir jeneratör binası, bir mutfak ve bir de ortak alanın bulunduğu 25’ten fazla yapı var.

Kampüs, tehlikeli –ve harika– çevre koşullarında birinci sınıf bilimsel çalışmaların yapılmasına elverişli bir altyapı içerecek kadar kapsamlı. İniş pistleri ve kışlaların temizliği, uçaklara yakıt doldurulması, kargo uçaklarıyla gelen yiyeceklerin koruma altına alınması, yakınlardaki buzul gölünden su getirilmesi ve teçhizatın bakım ve onarımı askerler tarafından yapılıyor. Kış aylarında aralarından altı kişi –köpekleri de sayarsanız sekiz canlı– yalnızca temel düzeyde e–posta ve telefon mesajlarına izin veren uydu bağlantısı eşliğinde aylar boyunca burada kalıyor. Her birinin aylık arama kotası var.

İlkbahar ile sonbahar arasında ise istasyonda, dönüşümlü olarak bölgeyi ziyaret eden ve sayıları tek seferde 60’a varabilen –bilimciler, destek çalışanları, pilotlar, mühendisler ve askeri personelden oluşan– uluslararası bir ekip bulunuyor.

Buradaki topluluğun kendine ait bir kültürü var. Eğer ortak yemeğe geç kalırsanız, sizden bir ara herkes için kek yapmanız bekleniyor. Her cumartesi, üç çeşit yemek eşliğinde bir ziyafet gecesi var. Bu ziyafetlerde herkesin kravat takması ya da etek giymesi gerekiyor; eğer buraya ilk kez gelen birçokları gibi yanınızda böyle giysiler getirmediyseniz, tesiste bulabileceğiniz tahta parçası, elektrik kablosu, kitap ya da çay paketi gibi malzemelerden kendinize giysi yapmanız bekleniyor.

Burada saatler uzun, lojistik karmaşık. Hızla değişen koşullar sonucu (güneş parlarken bir saat sonrasında kar yağabiliyor) her zaman bir risk var.

Esther Horvath

Deniz buzu üzerinde, bir buzdağı yakınlarında öğle yemeği, eksi 34 derecenin altında aceleyle yerine getirilen bir zorunluluktan ibaret. Araştırmacılar dondurulmuş yemekleri bir termostaki sıcak suyla çözüp ısıtarak hızlıca yiyor, çünkü yemekler yalnızca birkaç dakika içinde soğuyor.

Esther Horvath

Dönemin istasyon lideri Lesper Juul Hansen, istasyona ait iki Grönland köpeğinden biri olan Trille’e, mutfak binasının hemen dışında merhaba derken, araştırmacı Tobias Donth da onları izliyor. Köpekler, askerlerin duygusal esenliği açısından kritik önemde. “Bize bir şeyler katıyorlar,” diyor Hansen. “Her zaman çok mutlular.”

Esther Horvath

Araştırma asistanı Nora Fried, deniz buzundaki kar taneciklerinin özgül yüzey alanını ölçen IceCube aygıtını kullanıyor. Karın yapısı, ne kadar ışık soğurduğu ya da yansıttığı, dolayısıyla atmosferdeki ısınmaya katkı derecesi konusunda kritik önem taşıyor.

Esther Horvath

Geçici çadır, 24 saatlik gözlem süresi gerektiren bir meteorolojik deney üzerinde çalışan araştırmacılar için barınak görevi görüyor. Kutup ayıları istasyon sınırları dışında tehdit oluşturduğu için, kampın yanında bir Grönland köpeği sürekli nöbet tutuyor.

Esther Horvath

Ziyaretçiler için hazırlık yapma aşaması, Station Nord’daki faaliyetleri yürüten altı asker açısından yoğun çalışma anlamına gelebiliyor. Rüzgârın oluşturduğu kar yığınları bazen binaların tamamını gömebilecek kadar tehlikeli olabiliyor.

Esther Horvath

Kutup ayılarına karşı bir önlem olarak, ateşli silah taşımayan hiç kimsenin istasyon sınırlarını terk etmesine izin verilmiyor. Hansen, araştırmacı Helge Goessling’in (sağda) tüfek becerilerini tazelemesine yardımcı oluyor.

Alfred Wegener Enstitüsü’nden (Almanya) kıdemli bilimci Thomas Krumpen, diğer birçok şeyin yanı sıra deniz buzunun yaz aylarındaki kalınlığını ölçen, hava aracı esaslı araştırmaları yürüten isim. Bunun uydu görüntülerinden hesaplanması oldukça zor. Ölçüm için, modifiye edilmiş bir DC–3 uçağı, 60 metrelik irtifayla uçuyor ve bu sırada da arkasında buz yüzeyinden yalnızca 15 metre yükseklikte kalacak şekilde kablolu bir sensör sürüklüyor. “Bu görev o kadar büyük bir dikkat gerektiriyor ki,” diyor Krumpen, “arada sırada da olsa yalnızca pencereden dışarıya bakıp incelediğim şeyin tadını çıkarmam olanak dışı.”

Dolayısıyla söz konusu uçuşlarda, deniz buzunun kalınlığı, karın yansıtma oranı gibi görece basit sorulara yanıt bulmanın gerektirebileceği tüm çaba harcanıyor. Uçuş gözlemleri iklim modellemelerini, yani iklim değişmeye devam ederken yaşanabileceklerin öngörülmesini sağlayabilecek denklemleri ve binlerce veri parçası kullanan karmaşık bilgisayar programlarını besliyor. Sıcaklık artışı ve deniz seviyesinin yükselmesi gibi küresel sonuçları öngörebilmek için Arktika hakkında bilgi edinmek şart.

“İnsanlara nasıl sonuçlarla karşı karşıya olduğumuzu söyleyebilmek için geleceğe bakmalıyız,” diyor Krumpen. Bu arada diğer araştırmacılar da hava gözlem balonları uçuruyor, kar örneği alabilmek için çukurlar kazıyor ya da gece boyunca, onları kutup ayılarına karşı uyaracak köpekler eşliğinde, kullandıkları teçhizatı dikkatle izliyorlar. Ve adım adım, iklim değişikliği çağının en büyük sorusunu, gezegenimizi neyin beklediğini yanıtlamamıza yardımcı olacak bilgileri toparlıyorlar: Yanıt hem politik, hem de bilimsel açıdan tartışmalı ve kabataslak bir yanıt elde edebilmemiz için uzun yıllar boyunca birçok noktadan toplanmış bilgilere gereksinimimiz var.


Modifiye edilmiş bir DC–3 türbini olan Polar 5 adlı araştırma uçağı, istasyonu yılda üç–dört kez ziyaret eden önemli bir araç. Polar 5, deniz buzunun kalınlığını ölçmek için lazer ve elektromanyetizma teknolojisi kullanan torpil benzeri bir sensör taşıyor.

Dünyanın bu bölgesinde, tüm bu çalışmaların kulağa basitmiş gibi gelmesine neden olan Jesper Juul Hansen gibi istasyon uzmanları olmaksızın bunların hiçbiri mümkün olmazdı. Hansen, “Biz yalnızca üzerimize düşeni yaptık ki bizden sonra gelecekler de aynını yapabilsinler,” diyor.

Tabii, yürütülen çalışmaların bir bedeli de var. Nora Fried, 2018 yılında 25. doğum gününü araştırma asistanı olarak istasyonda kutladı örneğin. “Günün birinde, Arktika’nın buzdan tamamen arınacağını biliyor olmamıza rağmen neden hiçbir şey yapmadığımızı çocuklarımıza açıklamak zorunda kalacağım,” diyor. “Bölge için üzülüyorum.”

Askerler yaz mevsiminde bir cumartesi günü yıllık domuz çevirme etkinliği (domuz kargo uçağıyla geliyor) ve bir de mızrak turnuvası yapılan bir oyun gecesi düzenliyor. İkişer kişiden oluşan her takıma üç tekerlekli bir kargo bisikleti ve halatın ucunda asılı çemberden geçirecekleri bir mızrak veriliyor. Halka her turda biraz daha küçülüyor ve yarışmacılar birbirlerinin dikkatini dağıtmak için ellerinden geleni yapıyor. Bu oyunlar onları birbirlerine yakınlaştırıyor; bir aidiyet, topluluk duygusu yaratıyor.

“Burada hayatı sürdürebilmek için sürekli başka insanlara bel bağlıyor olduğunuzu fark ediyorsunuz, ki bu evdeyken çok da yaşadığınız bir durum değil,” diyor Hansen. “Ya da orada gösterdiğiniz çabanın diğer insanlar üzerindeki yansımasını ölçebileceğiniz bir geribildirim söz konusu olmuyor.”

“Ama burada, Kutup bölgesinde,” diyor, “bu apaçık ortada.”

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Esther Horvath

Deniz buzu üzerinde, bir buzdağı yakınlarında öğle yemeği, eksi 34 derecenin altında aceleyle yerine getirilen bir zorunluluktan ibaret. Araştırmacılar dondurulmuş yemekleri bir termostaki sıcak suyla çözüp ısıtarak hızlıca yiyor, çünkü yemekler yalnızca birkaç dakika içinde soğuyor.

Esther Horvath

Dönemin istasyon lideri Lesper Juul Hansen, istasyona ait iki Grönland köpeğinden biri olan Trille’e, mutfak binasının hemen dışında merhaba derken, araştırmacı Tobias Donth da onları izliyor. Köpekler, askerlerin duygusal esenliği açısından kritik önemde. “Bize bir şeyler katıyorlar,” diyor Hansen. “Her zaman çok mutlular.”

Esther Horvath

Araştırma asistanı Nora Fried, deniz buzundaki kar taneciklerinin özgül yüzey alanını ölçen IceCube aygıtını kullanıyor. Karın yapısı, ne kadar ışık soğurduğu ya da yansıttığı, dolayısıyla atmosferdeki ısınmaya katkı derecesi konusunda kritik önem taşıyor.

Esther Horvath

Geçici çadır, 24 saatlik gözlem süresi gerektiren bir meteorolojik deney üzerinde çalışan araştırmacılar için barınak görevi görüyor. Kutup ayıları istasyon sınırları dışında tehdit oluşturduğu için, kampın yanında bir Grönland köpeği sürekli nöbet tutuyor.

Esther Horvath

Ziyaretçiler için hazırlık yapma aşaması, Station Nord’daki faaliyetleri yürüten altı asker açısından yoğun çalışma anlamına gelebiliyor. Rüzgârın oluşturduğu kar yığınları bazen binaların tamamını gömebilecek kadar tehlikeli olabiliyor.

Esther Horvath

Kutup ayılarına karşı bir önlem olarak, ateşli silah taşımayan hiç kimsenin istasyon sınırlarını terk etmesine izin verilmiyor. Hansen, araştırmacı Helge Goessling’in (sağda) tüfek becerilerini tazelemesine yardımcı oluyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA