TEMMUZ SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Gölgedeki Kediler

Christine Dell’Amore

Joel Sartore

1.2.2017

Gölgedeki Kediler

KARAKULAK. Mükemmel birer yırtıcı olan küçük yaban kedileri, kendilerinden daha büyük hayvanları da avlayabiliyor. Asya ve Afrika karakulaklarının boyu 50 santim civarında ama koyunlara saldırmak için üç metrelik bir çitten atlarken videoya çekilmiş.

Büyük akrabalarının gölgesinde yaşayan küçük yaban kedilerinin gün ışığına çıkma zamanı geldi.

“Çok yakınımızda,” diye fısıldıyor Germán Garrote, Helena’nın sinyalini alan seyyar alıcıyı işaret ederken. Güney İspanya’da, işlek bir otoyol kenarındaki bu zeytin bahçesinin bir yerlerinde bir anne İber vaşağı ile iki yavrusu olasılıkla bizi izliyor. Telsiz tasması olmasa, dünyanın en nadir kedilerinden birinin bu düzenli ağaç sıraları arasında gizlenmiş olduğunu asla bilemezdik. Beş yaşındaki Helena, insan coğrafyasına görünmeden karışmayı öğrenmiş –hatta, tantanalı Kutsal Hafta festivali sırasında yeni doğmuş yavrularıyla birlikte boş bir eve saklanmayı dahi başarmış.

Bu benekli yırtıcıyı İber Yarımadası’na geri kazandırmak üzere devlet desteğiyle çalışmalar yürüten 20’yi aşkın kuruluştan oluşan Life+Iberlince projesinde biyolog olarak görev yapan Garrote, “On yıl önce vaşağın bu tür bir doğal ortamda yavrulayacağını hayal bile edemezdik,” diyor. Arkamızda trafik hızla akarken kavurucu sıcakta dikiliyoruz. Kedilerin gelecekte parçalanmış alanlarda yaşayacağını söylüyor. “Vaşakların ekolojik esnekliği düşündüğümüzden daha yüksek,” diyor.

Gerçekten de kehribar gözlü, sık sakallı bu kedi, yıllarca süren gerilemenin ardından kendi ayakları üzerinde durmaya başladı. Iberlince, 2002’de vaşakları kurtarmak üzere harekete geçtiğinde, Akdeniz makiliklerindeki sayıları yüze ulaşmıyordu. Avlanmalar ve vaşağın ana besini olan adatavşanını bölgeden neredeyse tamamen silen bir virüs nedeniyle sayıları çok azalmıştı. Vaşak popülasyonu öylesine zayıflamıştı ki genetik çeşitliliği tehlikeli derecede düşmüş, hastalıklara ve doğum kusurlarına karşı korunmasız hale gelmişti.


İBER VAŞAĞI Dünyanın en nadir kedilerinden biri olan İber vaşağının sayısı, biliminsanlarının esaret altında yetiştirilen hayvanları doğaya salması ve vaşağın ana besini olan adatavşanı nüfusunun artış göstermesiyle yavaş yavaş yükseliyor.

Biliminsanları şanslı olsalar gerek çünkü vaşak esaret altında başarıyla ürüyor. 2010 yılından bu yana, 176 birey özenle seçilmiş doğal ortamlara yeniden kazandırıldı. Tümüne birer takip tasması takılan kedilerin büyük bölümü dört üreme merkezi ve bir hayvanat bahçesi tarafından yetiştirilmişti. Doğaya salınan vaşakların yüzde altmışı hayatta kaldı, hatta birkaçı beklentilerin de üzerine çıktı.

İki vaşağın, yeni bir bölgeye gitmek için 2 bin 500 kilometre yol yürüyüp “tüm İber Yarımadası’nı boydan boya geçerek muhteşem bir yolculuk yaptığını,” belirtiyor doğaya bırakma programının yöneticisi biyolog Miguel Simón. Ekip, arazi sahipleriyle yakın çalışarak, onların güvenini kazanıyor ve arazilerini vaşaklara açma konusunda ikna ediyor. 2012’de popülasyonlarının 313’e ulaşmasıyla birlikte –yaklaşık yarısı doğurganlık çağındaydı– Uluslararası Doğa Koruma Birliği, vaşağın soyu kritik derecede tükenme tehlikesi altında şeklindeki statüsünü, soyu tükenme tehlikesi altında olarak değiştirdi.

Zeytin bahçesi civarındaki bir noktada, otoyolun altından geçen drenaj tünelinin serinliğine girmek iyi geliyor. Araba ve kamyonlar vaşak ölümlerinin birincil nedeni olduğu için Simón ve ekibi bu tünellerin yaban hayvanları altgeçidi olarak genişletilmesi amacıyla devletle işbirliği yapıyor. Yere çömelen Simón, kumdaki hayvan ayak izlerini gösteriyor. Bir tanesinin porsuk olduğunu söylüyor. Diğeri bir pençe izi: Vaşak! Helena birkaç dakika önce buradan geçmiş olabilir.


PALLAS KEDİSİ Aksi suratıyla üne kavuşan bu Orta Asya türü, bir internet yıldızı haline geldi. Korumacılar, taşıdıkları ün sayesinde giderek genişleyen çiftliklerden ve diğer tehditlerden etkilenmeyeceklerini ümit ediyor.

Yeniden gün ışığına çıktığımızda, Simón’a İspanyolların yerli kedileri hakkında ne düşündüğünü soruyorum. Sorum karşısında şaşırarak duraksıyor. Herkesin İber vaşağını bildiğini söylüyor. Sevilen bir ulusal figür o.

Vaşağın akrabalarının çoğu içinse durum böyle değil. Dünyadaki 38 yabani kedi türünün 31’i küçük kedi olarak kabul ediliyor. Bir buçuk kiloluk kızılbenekli kediden, 20 kiloluk Avrasya vaşağına kadar boyut çeşitliliği gösteren bu hayvanlar, Avustralya ve Antarktika dışında dünyanın yedi kıtasından beşinde yaşıyor, çöllerden yağmur ormanlarına ve kent parklarına kadar geniş yelpazede doğal –ve giderek doğal olmayan– ortamlarına son derece başarıyla uyum sağlıyor. Kedigiller ailesinin daha küçük boyutlu bu üyeleri, ne yazık ki iri kuzenlerinin (aslan, kaplan, pars, jaguar vb.) gölgesinde kalıyor. Söz konusu bu yıldız türler ise, ilginin ve korumacılığa harcanan fonların aslan payını alıyor. Oysa dünyada soyu tükenme tehlikesi altında bulunan 18 kedi türünün 12’si küçük kediler.

Joel Sartore

Balıkçı kedi.

Joel Sartore

Avrasya vaşağı.

Joel Sartore

Jaguarundi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Melanizm nedeniyle siyah bir Asya altın kedisi.

Joel Sartore

Kum kedisi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Kanada vaşağı.

Joel Sartore

Margay.

Joel Sartore

Yassıbaş kedi.

Joel Sartore

Geoffroy kedisi.

Joel Sartore

Serval.

Joel Sartore

Kızılbenekli kedi.

Joel Sartore

AFRİKA ALTIN KEDİSİ. Batı ve Orta Afrika’nın yağmur ormanlarında yaşayan tür, orman kaybının ve eti için orman hayvanlarını avlayanların tehdidi altında. Fotoğrafta görülen yedi yaşındaki Tigri adlı erkek, kendi türünün esaret altındaki tek örneği olabilir.

Joel Sartore

ALACA KEDİ. Evcil kedi boyutundaki türün dev kuyruğu, gece Güneydoğu Asya’nın ormanlarında dolaşırken dengesini sağlamasına yarıyor. Gizli yaşam tarzı nedeniyle küçük yaban kedilerinin en az bilinenlerinden biri.

Teksas merkezli Küresel Yaban Hayatı Koruma Kurumu programının yöneticisi ve küçük kedi uzmanı Jim Sanderson, 2009 yılından bu yana yaban kedilerine harcanan fonların yüzde 99’unun jaguar, kaplan ve diğer büyük kedilere ayrıldığını belirtiyor. Sonuç olarak birçok küçük kedi, kısıtlı olarak inceleniyor ya da hiç incelenmiyor. Dikkati üzerlerine çekmeme yetenekleri, aynı zamanda tanınmıyor olmalarının da nedenlerinden biri.

Örneğin çok nadir görülen ve bir tek Borneo’daki ormanlık alanlarda yaşayan Borneo altın kedisi, bugün bilime, keşfedildiği 1858 yılındaki kadar yabancı. Güneydoğu Asya’nın alaca kedisi hakkında sahip olunan tüm bilgi Tayland’daki tek bir dişinin incelenmesinden elde edilmiş. “Ne yediği konusunda hiçbir bilgimiz yok,” diyor Sanderson.

Küçük kedilerin bir dezavantajı daha var: İnsanlar tarafından kendi evcil kedilerinin yaban türü olarak görülüyorlar. (Yaban kedisinin alttürü olarak kabul edilen evcil kediler, 10 bin yıl önce Bereketli Hilâl’de yabani kediden evrildi.) Almanya’daki Köln Hayvanat Bahçesi’nin küratörü Alexander Sliwa, küçük kedilere egzotik büyük kediler kadar hayranlık duyulmadığını söylüyor. “Bu da küçük kediler konusunda çok az bilgi sahibi olma durumunun sürmesine yol açıyor. İnsanlara bir kedinin biyolojisi ya da yaşam biçimi konusunda bilgi veremediğiniz zaman o hayvana da ilgi duymuyorlar.”

Oysa duymalılar. Çünkü küçük kediler evrimin hafif sıklet kahramanları, milyonlarca yıl önce optimum düzeye erişen ve o zamandan bu yana neredeyse hiç değişmeyen yüksek performanslı yırtıcılar. Cüsse açıklarını cesaretle kapatıyorlar. Örneğin karaayaklı kedi, 2 kiloluk ağırlığıyla Afrika’nın en küçük kedisi. Takma adı karınca yuvası kaplanı. Çünkü terk edilmiş termit yuvalarında yaşıyor ve tehlikeyle karşı karşıya kaldığında tüm gücüyle mücadele ediyor, kendisinden çok daha iri bir çakalın yüzüne saldırabiliyor. Güney Asya’nın becerikli balıkçı kedisi, bataklıkların ve sulakalanların yerlisi ama balık olan her yerde yaşayabiliyor. Sri Lanka, Colombo’nun kent merkezindeki kameralar bir defasında balıkçı kediyi bir ofisin göletinden havuz balığı çalarken yakalamıştı. Şehirde Yaşayan Balıkçı Kedi Koruma Projesi’nde kıdemli araştırmacı olarak çalışan Anya Ratnayaka, olayın “herkes için şok edici” olduğunu belirtiyor. “Yakınlarda tek bir sulakalan yok.”

Küçük yaban kedileri, bir arada var olmak için başka zekice yollar da benimsemişler. Surinam’da, Sanderson ve meslektaşları aynı yağmur ormanında yaşayan beş kedi türünü fotoğraflamış: Jaguar, puma, oselot, margay ve jaguarundi. Bir arada yaşamayı “mekân ve zamanı paylaşarak” başardıklarını söylüyor. İster jaguarundi gibi gündüzleri zeminde avlansın, ister margay gibi geceleri ağaç tepelerinde, her hayvanın niş bir alanı var.

Bazı küçük kediler keçi ve koyun boğazlıyor ama insanlara karşı tehlike oluşturmuyor. Aksine, çoğu zaman besin zincirlerinin tepesindeki yırtıcılar olarak ekosistemlerin sorunsuz işlemesine katkıda bulunuyor ve avladıkları hayvan popülasyonlarının –çok sayıda kemirgen dahil– kontrol altında tutulmasını sağlıyorlar.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Şubat 2017 sayısında veya iPad/iPhone edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Joel Sartore

Balıkçı kedi.

Joel Sartore

Avrasya vaşağı.

Joel Sartore

Jaguarundi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Melanizm nedeniyle siyah bir Asya altın kedisi.

Joel Sartore

Kum kedisi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Pars kedisi.

Joel Sartore

Kanada vaşağı.

Joel Sartore

Margay.

Joel Sartore

Yassıbaş kedi.

Joel Sartore

Geoffroy kedisi.

Joel Sartore

Serval.

Joel Sartore

Kızılbenekli kedi.

Joel Sartore

AFRİKA ALTIN KEDİSİ. Batı ve Orta Afrika’nın yağmur ormanlarında yaşayan tür, orman kaybının ve eti için orman hayvanlarını avlayanların tehdidi altında. Fotoğrafta görülen yedi yaşındaki Tigri adlı erkek, kendi türünün esaret altındaki tek örneği olabilir.

Joel Sartore

ALACA KEDİ. Evcil kedi boyutundaki türün dev kuyruğu, gece Güneydoğu Asya’nın ormanlarında dolaşırken dengesini sağlamasına yarıyor. Gizli yaşam tarzı nedeniyle küçük yaban kedilerinin en az bilinenlerinden biri.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA