NİSAN SAYISI BAYİDE!

ABONE OL SATIN AL

Mucizeler Parkı

McKenzie Funk

Peter Essick

29.5.2015

Mucizeler Parkı

Paleontolog Charles Walcott, Kanada Kayalık Dağları’nda 2 bin metre yükseklikte konuşlanmış O’Hara Gölü için “dağ çanağında bir zümrüt” diye yazmıştı 1911 yılında. Sanatçılar, All Souls Prospect adı verilen bu izleme noktasında kuşaklar boyunca fırçalarını tuvallerde konuşturdular.

Bir zamanların ıssızlığın ortasındaki demiryolu istasyonu Yoho Ulusal Parkı, şimdilerin bilim dünyasının ve manzara meraklılarının sıcak noktası.

Döneminin en ünlü paleontologlarından Smithsonian Başkanı Charles Doolittle Walcott, yüz yıl önce Kanada’da, Yoho Ulusal Parkı’ndaki Field Dağı yamaçlarında hayatını değiştiren iki şey bulmuştu. Keşiflerinden biri, olasılıkla dünyanın en önemli fosil yatağı, günümüzde onun adıyla anılan bir taşocağıydı. Diğeri mi? Kısa bir süre sonra, fosilleşmiş bir sünger çeşidine adını verecek olan –Vauxia– üçüncü eşi Mary Vaux idi...

Kanada Kayalık Dağları’ndaki parkların bu en muhteşem ve gözden en çok kaçırılan örneğini gezmeye giden ziyaretçilerin söz konusu keşiflerin ilkine odaklanması çok normal. Walcott Taşocağı’nı içine alan Burgess Şeyli 1980 yılında UNESCO Dünya Miras Alanı ilan edildi. Birkaç yıl sonra, evrim biyoloğu Stephen Jay Gould da, çok satan Wonderful Life adlı kitabında Burgess Şeyli’nden “tüm fosil alanlarının en değerli ve önemlisi” olarak söz edecekti. Son derece iyi korunmuş Kambriyen dönem deniz canlılarından oluşan bir hazine var burada. İki yüz binden fazla tuhaf görünüşlü tür ortaya çıkarıldı, sayısız tür de keşfedilmeyi bekliyor.


3 bin 50 metreyi aşkın 25'ten fazla Yoho zirvesi arasında Ottertail Sıradağları'nın karlı tepeleri de var. Tektonik levhaların çarpışması sonucu yukarı itilen bu kaya parçaları tarihöncesinde deniz tabanını kaplıyordu. [Fotoğraf: Peter Essick]

Diken ve zırh kaplı Wiwaxia’dan, filinkine benzer hortumunun ucunda bir de pençesi olan beş gözlü deniz tabanı yumuşakçası Opabinia’ya kadar uzanan bir çeşitlilikten söz ediyoruz bu arada. Ancak Burgess Şeyli’ndeki yaşam formlarının çoğu, aralarında Gould da olmak üzere pek çok isim tarafından soyuna modern dünyada rastlanmayan, evrimin kör noktaları olarak görülüyor. Gould, Kambriyen dönemde canlı sayısında patlama yaşanmasını ve daha sonra evrimle değişim geçiren çoğunun yok olmasını, “güçlünün ayakta kalması”na eşlik eden bir diğer önemli etken daha olduğu iddiasında kullanıyor: Şans. Evrim biraz da piyango mu? Doğa tarihi şansa mı bağlı? Dönemde başlayan bilimsel tartışma tüm hızıyla devam ediyor ama çoğunlukla ulusal parkın sınırları dışında gelişiyor. Yoho’nun çekiciliğini anlamak için bu dağlardan gelip geçmiş olağanüstü bir kadına, alınyazısı gibi görünen şeyin aslında tesadüf olabileceğine dair ilginç bir öyküye sahip bir ailenin kızı olan Mary Vaux’a odaklanmak gerekiyor.

Güneşli ama soğuk bir Ağustos günü, İngiliz Kolumbiyası’ndaki 150 nüfuslu Field kasabasında uyanıyorum. Yoho Parkı’nın genel merkezinin yanı sıra bir otel, bir kafe, bir restoran, bir postane ve bir de ilkokula ev sahipliği yapan bir kasaba bu. Ve yakınlardaki Yoho Vadisi’ne doğru arabayla yola koyuluyorum.

Peter Essick

Dağ keçileri Yoho’nun baş döndürücü yüksekliklerinde dolaşmakta uzman ama yüksekte geçen hayat bu temkinli tür için bile tehlikeli. Çığ, yırtıcılar, düşme ve kötü hava koşulları yaşamlarının ilk yılında çok sayıda keçinin ölümüne neden oluyor.

Peter Essick

Batı Yoho’nun dağlık kesimlerindeki ormanlar "hoodoo" adı verilen garip totemlerle bölünmüş. Bu tuhaf jeolojik oluşumlar, sert taş kaya örtüsünün üzerini kaplayan görece yumuşak kayanın yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla oluşmuş.

Peter Essick

Akşamüzeri ışığı, Continental Divide boyunca uzanan Wapta Buz Örtüsü’nü kesmiş gibi.

Peter Essick

Masmavi gökyüzü ve ormanlarla çevrili karlı Michael Zirvesi, sazların, çevresinde bir çit oluşturduğu Emerald Gölü’ne yansıyor.

Peter Essick

Stephen Dağı’nın yamaçlarında bulunan yumruk büyüklüğündeki trilobit fosilleri, Kambriyen döneme ait çok iyi korunmuş deniz hayvanları açısından oldukça zengin olan, yarım milyar yıllık Burgess Şeyli’nin parçası.

Peter Essick

Kanada’nın en yüksek çağlayanlarından biri olan Takakkaw Şelalesi bir Mart öğle sonrasında, yarı donmuş, yarı akışkan halde.

Vadiyi ziyaret eden ilk beyaz kadın, Philadelphia’nın önde gelen Quaker ailelerinden birinin en büyük çocuğu olan Mary. 1900 yılı civarında vadiyi ziyaret etmişti Mary. “Benim açımdan burası bulunabilecek en hoş yer. Buradan bahsedildiğinde ve bahsettiğimde kalbim çarpıyor,” diye yazmıştı daha sonra bir mektubunda Walcott’a. “Turistlerden ve demir atın gürültüsünden uzakta kamp yapmaktan daha büyük bir mutluluk düşünemiyorum,” diye de eklemişti.

Yolumun üzerinde, Vaux’lara dair çok şey var. Örneğin, önce, Mary’nin yeğeninin oğlu Henry Vaux Jr.’ın bir pansiyonun önünde park edilmiş Honda’sının yanından geçiyorum. Sonra, ilk meraklı Vaux’ları 128 yıl önce buraya getiren tren yolunu aşıyorum ve sonra ulusal parkın ortasından geçen Trans–Kanada Otoyolu’na sapıyorum.

Yoho küçük bir yer; 1300 kilometrekare civarında bir alanı var. 1629 metrelik Kicking Horse Geçidi’nin ve Continental Divide’ın doğusundaki komşu Banff Ulusal Parkı’nın beşte biri ve hemen kuzeydeki Jasper’ın da sekizde biri kadar. Yine de, bir Cree hayranlık ifadesinden kaynaklanan adı buradaki harika yerlerin çokluğunun göstergesi gibi: 3 bin 50 metrenin üzerinde isimlendirilmiş en az 25 zirve, bir başka dünyadan çıkmış gibi, turkuvazın farklı tonlarına bürünmüş iki buzul gölü üzerindeki iki tarihi dağ moteli ve Yoho Vadisi’ne yaptığım yolculuğun son durağı olan Kanada’nın en yüksek şelalelerinden Takakkaw dahil yüzlerce çağlayan. Buradaki kalabalıklar, Banff’ın yıllık 3,5 milyon ziyaretçisiyle kıyaslanamayacak kadar mütevazı. Öyle ki, yürüyüşçüler birbirlerini görmezden gelemiyor. Karşılaştıklarında bazen “Merhaba” yerine “Yoho!” diye selamlaştıklarını duyuyorum.


McArthur Gölü'nü çevreleyen çıplak dağlar yeryüzünün öyküsünü kaya katmanlarında ortaya koyuyor. Charles Walcott'un Yoho'yu "jeolog cenneti" olarak tanımlamasının nedenlerinden biri de bu özelliği. [Fotoğraf: Peter Essick]

İngiliz Kolumbiya’sını ilk kez 1887’de, tren yolunun açılmasından hemen sonra ziyaret eden Vaux’ların tepkisi de aynı ama daha rafine bir tarzda olmuş. Dağlar, “soğuk, haşin, güzel, büyük, emsalsiz görkemli,” diye yazmış ortanca kardeş George Jr. En küçük kardeş William, “ormanın muazzam kokusuyla dolu havaya ve ışıkla gölgenin muhteşem dengesine” ilgi duymuş. Rogers Geçidi’nin aşağısında, Yoho yakınlarında, günümüzde Glacier Ulusal Parkı olan yerdeki büyük Illecillewaet Buzulu’nun eteklerine kadar yürümüşler. O sıralarda 27 yaşındaymış Mary. Derin yarıklar ve kule gibi buzul bacaları daha önce gördükleri hiçbir şeye benzemiyormuş. Vaux’lar da böylesi bir güzellikle karşı karşıya kalan günümüz turistlerinin yaptığı şeyi yapmış ve fotoğraf çekmişler. Aradaki fark mı? 20. yüzyılın başlarında fotoğraf makinesinin büyük bir ahşap kutu, “film”lerin ise, dağlara inip çıkar ve medeniyete geri dönerken dikkatle taşınması gereken cam levhalar olması. O zamana kadar belgelenmemiş yabanıl doğanın ilk görüntülerini böyle kaydetmişler. “O kadar az keşif yapılmış ki, her ziyaretçi aslında yeni bir kâşif,” diye yazmış George Jr. da. Ve buraya gelişleri aile üyelerinin amatör bilimcilere dönüşmesinin başlangıcı olmuş.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Haziran sayısında veya iPad/iPhone/Android edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 1

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

489 GÜN ÖNCE

emeklerinize sağlık.


Ghost is Here

Peter Essick

Dağ keçileri Yoho’nun baş döndürücü yüksekliklerinde dolaşmakta uzman ama yüksekte geçen hayat bu temkinli tür için bile tehlikeli. Çığ, yırtıcılar, düşme ve kötü hava koşulları yaşamlarının ilk yılında çok sayıda keçinin ölümüne neden oluyor.

Peter Essick

Batı Yoho’nun dağlık kesimlerindeki ormanlar "hoodoo" adı verilen garip totemlerle bölünmüş. Bu tuhaf jeolojik oluşumlar, sert taş kaya örtüsünün üzerini kaplayan görece yumuşak kayanın yağmur ve rüzgâr tarafından aşındırılmasıyla oluşmuş.

Peter Essick

Akşamüzeri ışığı, Continental Divide boyunca uzanan Wapta Buz Örtüsü’nü kesmiş gibi.

Peter Essick

Masmavi gökyüzü ve ormanlarla çevrili karlı Michael Zirvesi, sazların, çevresinde bir çit oluşturduğu Emerald Gölü’ne yansıyor.

Peter Essick

Stephen Dağı’nın yamaçlarında bulunan yumruk büyüklüğündeki trilobit fosilleri, Kambriyen döneme ait çok iyi korunmuş deniz hayvanları açısından oldukça zengin olan, yarım milyar yıllık Burgess Şeyli’nin parçası.

Peter Essick

Kanada’nın en yüksek çağlayanlarından biri olan Takakkaw Şelalesi bir Mart öğle sonrasında, yarı donmuş, yarı akışkan halde.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA