EYLÜL SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kayıp Koloni'nin İzinde

Andrew Lawler

Mark Thiessen

30.5.2018

 

Kayıp Koloni'nin İzinde

Hatteras Adası’ndaki Amerika Yerlisi kasabasının eski yerinde yapılan kazılarda Yerlilere ve Avrupalılara ait nesneler çıkarılması, burada mahsur kalan yerleşimcilerin bazılarının dost Croatoan kabilesince benimsendiklerine işaret ediyor.

Elizabeth dönemi İngiltere’sinin astronotları, Yeni Dünya’nın yeni yerleşimcileriydiler. Sonra birdenbire kayıplara karıştılar.

İngiliz gemisi Hopewell, günümüzde Kuzey Carolina eyaleti açıklarına denk düşen sularda demir atmıştı. Vali John White güverteden, yaz akşamının alacakaranlığına doğru yükselen dumanı izliyordu heyecanla.

Roanoke Adası’ndan yükselen duman, “yerleşimcilerin bazılarının İngiltere’den dönüşümü beklediğine dair bize büyük bir umut vermişti,” diye yazacaktı daha sonra. Yeni Dünya’nın bu ilk İngiliz yerleşiminde yüzü aşkın kadın, erkek ve çocuğu geride bırakarak erzak bulmak üzere yola çıkmasının üzerinden üç yıl geçmişti. Başta bu yolculuğun kısa süreceği düşünülse de, İspanya ile savaşa girilmesi nedeniyle geri dönüş yolculuğu defalarca ertelenmişti. Ve sonunda, 18 Ağustos 1590’da, yanında bir grup denizciyle birlikte Roanoke Adası sahiline çıktı. White’ın açıklamasına göre, taze ayak izleri bulsalar da orada hiç kimseye rastlamadılar. Sahildeki kum tepesini tırmandıklarında üzerine “C R O” harfleri kazınmış bir ağaçla karşılaştılar. Vali, bunun önceden kararlaştırdıkları bir şifre olduğunu söylüyordu. Yerleşimciler adayı terk etmek zorunda kalırlarsa gidecekleri yerin adını bir ağaç ya da direğe kazıyacaklardı. Yanına bir de haç eklenmişse bu, oradan acil bir durum nedeniyle ayrıldıkları anlamına gelecekti.

Terk edilen yerleşime ulaşan vali, “haç ya da herhangi bir sorunu simgeleyen bir işaret olmaksızın üzerine büyük harflerle okunaklı biçimde CROATOAN yazılı” bir direk görmüştü. Ancak yine de bu, direğin White gittikten sonra inşa edilen bir savunma siperine ait olması nedeniyle, yerleşimcilerin bir düşman saldırısına hazırlandığına dair belirgin bir işaretti.

Croatoan hem daha güneydeki bir bariyer adasının, hem de orada yaşayan Yerli halkın adıydı. Carolina Algonquian dilini konuşuyorlardı ve Avrupa’dan gelen yeni yerleşimcilerle yakın ittifak kurmuşlardı. Hatta aralarından Manteo adında genç bir adam iki kez Londra’ya gitmiş ve İngilizlere rehber, tercüman ve diplomat olarak önemli bir hizmet vermişti.


Günümüz Kuzey Carolina kıyılarını gösteren 16. yüzyıldan kalma bu haritayı ışıklı masada inceleyen küratörler, üzeri kapatılmış alanda yıldız biçimli bir sembol keşfedince kayıp yerleşimcilerin başına gelenlere dair yeni bir ipucu ortaya çıktı. Bazı araştırmacılar, bu noktanın kolonicilerin Roanoke Adası’ndaki yerleşimlerini terk ettikten sonra kaçtıkları yer olduğunu düşünüyor.

Umutsuz bir hâlde 80 kilometre güneydeki Croatoan’a ulaşmaya çalıştılar. Ancak White, koloninin söz konusu mesafeyi aslında güney yönünde değil, iç kesimlere doğru aşmayı hedeflediğini söylüyordu. Bir dizi engel ve erzak yetersizliği, aramayı sürdürme planlarını sekteye uğrattı. İngiltere’ye geri döndüğünde, koloninin zengin hamisi Sir Walter Raleigh’i, İrlanda’da yeni bir girişim hazırlamakla meşgul buldu White. Kendi başına kıtalararası bir keşif seferinin maliyetini karşılayacak kadar parası da yoktu ve bu nedenle Yeni Dünya’ya bir daha hiç gidememişti. Sonuçta 115 yerleşimci –aralarında White’ın kızı Eleanor ile bebeklik çağındaki torunu Virginia Dare de vardı– uzaklardaki bir sahilde mahsur kalmış ve tamamen unutulmuştu.

İngilizler, Amerika kıtasındaki ilk kalıcı üslerini söz konusu olayın 20 yıl ardından, günümüzde Virginia’yı oluşturan topraklarda, James Nehri’nin 150 kilometre kuzeyinde kurdu. Jamestown kolonisinin lideri Kaptan John Smith, Roanoke ve Croatoan adalarının batısındaki Carolina anakarasında Avrupai giysiler giyen kişilerin yaşadığını duymuştu Yerlilerden. Toplu katliamlara ve köleleştirilen bir “genç kıza” dair öyküler Londra ve Jamestown’da dilden dile dolaşıyordu. Buna karşılık onları arayanlar, başlarına neler geldiğine dair somut tek bir kanıt dahi bulamamıştı.

Aradan geçen 400 yıl boyunca, Roanoke Adası’nda neler yaşandığına dair birbirini izleyen araştırmalardan hiçbir sonuç alınamadı. Kanıt yokluğu, tuhaf spekülasyonlara ve sayısız komplo teorisine neden oldu. Ama yakın dönemlerde yapılan arkeolojik kazılarda çıkarılan bir dizi buluntu –ve British Museum’da şans eseri yapılan bir keşif– White’ın ayrılmasının ardından yerleşimcilere ne olduğuna dair ilginç yeni ipuçlarını gün ışığına çıkardı. Bu arada tarihçiler de Roanoke’nin basit bir başarısızlık olmadığı gerçeğini anlamaya başlamıştı. Altı yıla yayılan ve üç önemli yolculuğu kapsayan bu girişim, aslında Elizabeth dönemi İngiltere’sinin Apollo Uzay Programı’na eşdeğerdi.

1584’te yapılan ilk yolculuk bir keşif misyonuydu. Ertesi yıl, tümü erkeklerden oluşan bir grup –White bu keşif seferinin ressamıydı– İspanyolların Kuzey Amerika üzerindeki iddialarını yok sayıp, altın, ecza malzemeleri ve Büyük Okyanus’a kestirme bir yol bulma arayışında Roanoke’ye ulaştı. Ancak liderlerini öldürdükleri Amerika Yerlisi ev sahiplerinin düşmanlığını kazandılar. Ve bir yıl geçmeden, Sir Francis Drake komutasındaki donanmayla perişan hâlde memleketlerine geri döndüler. İzleyen yıl, 1587 ilkbaharında White, hamile kızı Eleanor Dare’in yanı sıra 16 kadın ve on kadar çocuk dahil çoğunluğu orta sınıf Londralılardan oluşan üçüncü yolculuğa önderlik etti.


White’ın kızı Eleanor Dare koloninin başından geçen zorlukları bir taşa mı kazımıştı? Onlarca Dare taşı ortaya çıktı ve tümü asılsız bulundu. Ancak uzmanlar Kayıp Koloni döneminden kalmış olabilecek bir taşı (sağda) yeniden inceliyor.

Toplamda okyanusa açılan 20’yi aşkın gemi, gezegenler arası uzay yolculuğunun 16. yüzyıldaki karşılığı niteliğindeki yolculuğunda yüzlerce kişiyi taşıyordu. Bu cesur macera, Jamestown ve Plymouth’a daha sonra yapılan –ve daha ünlü olan– yolculukları ölçek ve kapasite açısından geride bırakacak nitelikteydi. İngiliz Amerika’sındaki ilk şirketin ortaya çıkmasına neden olmuş, İngiltere ile Kuzey Amerika’nın Orta Atlantik kıyısı arasında bağlantı kurulmasını sağlayarak sonuçta Britanya İmparatorluğu ve Amerika Birleşik Devletleri’nin tohumlarını atmıştı.

Valinin, yerleşimcilerin Croatoan’a gitmiş olduğuna dair inancına karşın, bir Amerika Yerlisi köyünden geriye kalan bol miktarda çömlek parçası ve diğer kalıntıların bir kasırgada ortaya çıktığı 1993 yılına kadar burada herhangi bir kanıt bulunamamıştı. British Museum’un eski müdürü Neil MacGregor, “Raleigh’nin Virginia yolculuklarının modern dünyanın tarihi ve kültürü açısından taşıdığı önem hafızalarda yer etmiyor ve değerleri bilinmiyor,” diye yazıyor. Müze, White’ın –Avrupalıların Yeni Dünya’ya ve Yerlilerine yönelik algısını biçimlendiren– muhteşem tablolarına ev sahipliği yapıyor.

 “Onu kaybeden biz İngilizlerdik, bu nedenle bulmak da bize düşüyor,” diyor Mark Horton neşeyle. Bristol Üniversitesi’nde görevli arkeolog, boğumlu bir meşe ağacının gölgesinde, dikdörtgen biçimli bir çukurun ağzında dikiliyor. Ağaçlık kumulun hemen ardında Pamlico Boğazı, Kuzey Carolina sahilini ritmik dalgalarla dövüyor.

1580’lerde, civardaki küçük bir körfez burayı deniztarağı ve istiridye toplamak, kaplumbağa ve balık yakalamak için ideal bir yer hâline getiriyordu. Verimli araziler mısır, kabak ve fasulye yetiştirmeye uygundu. White’ın ayrılışından yüzyıl kadar sonra körfez kapandığında burası, kum fırtınaları ve deniz kıyısındaki ormanlarıyla Atlas Okyanusu açıklarına doğru açı yapan uzun bumerang biçimli Hatteras Adası ile bütünleşmişti.

Croatoan Arkeoloji Derneği adını taşıyan yerel bir kurum, Horton’ın liderliğinde her yıl yapılan bir kazıya destek veriyor. Ekip, 2013’ten bu yana köyün merkezinde Amerika Yerlilerinin geride bıraktığı nesnelerle karışmış hâlde çeşitli Eski Dünya nesneleri ortaya çıkarmış. Buluntular arasında Avrupa bakırından hırdavat, bir namlu, tüfek saçması, kurşun kalemiyle birlikte arduvaz bir çizim tableti parçasının yanı sıra meç olarak bilinen, soylulara özgü törensel bir kılıç da var.

Horton, tabletin White’a ait olup, Yerlilerin kabataslak çizimlerini yapmakta kullanılmış olabileceğini düşünüyor. Yeni Dünya’nın olasılıkla Elizabeth dönemine ait az sayıdaki buluntusu arasında yer alan nesnelerin tümü, tam da Vali White’ın kayıp yerleşimcilerin gittiğini düşündüğü yerde bulunmuş.

Emeklilik yaşına yaklaşmasına rağmen Horton hâlâ küçük bir İngiliz çocuğunun tombul kırmızı yanaklarına ve hevesine sahip. Konuştuğumuz sırada ekipten biri gönüllülerden birine çamur dolu bir kova veriyor ve o da bunu kutu biçimli bir kalbura döküyor. Malzemeyi hortumla yıkıyor ve İtalya’da üretilmiş açık mavi bir boncuğu anında çekip çıkarıyor. Günün ilerleyen saatlerinde, duka denilen madeni Macar parasında kullanılan gümüşü tartmak için 1648’de Belçika’nın Anvers kentinde imal edilen ince, yuvarlak bir nesne çıkıyor. (17. yüzyıl sonlarında biçimlenen yeni küresel ekonomi ücra Croatoan Adası’na dahi ulaşmıştı.)

“Hepsinin buraya geldiğini savunmuyorum,” diyor Horton yerleşimciler için. “Ama burası hoş karşılanacakları ve yardım alacakları bir yerdi. Kadın ve çocukları buraya göndermiş olabileceklerini sanıyorum; Virginia Dare’in ortaya çıkacağı yerin burası olduğu neredeyse kesin.”

Elizabeth döneminden olduğu düşünülen nesnelerin çoğu, White’ın başarısız kurtarma girişiminden yarım yüzyıl kadar sonraya tarihlenen ufak cam boncuklar ve çömlek parçaları gibi başka malzemelerle birlikte bulunmuş. “Bunların iki kuşak sonra ortaya çıkıyor olması son derece sorunlu,” diyor Horton. Daha eski olan Elizabeth dönemi nesnelerinin, Croatoanlar içinde asimile olan terk edilmiş yerleşimcilerin çocukları ya da torunları tarafından saklanmış olabileceğini öne sürüyor. Ancak kazı ekibinin bazı üyeleri dahi, malzemelerin daha sonraki İngiliz yerleşimleriyle yapılan ticaret sonucu buraya gelmiş olabileceğinden kuşkulanıyor.

Çöp öbeklerinde bulunan hayvan kemikleri de beslenme alışkanlıklarında balık ve kaplumbağadan geyik ve kuşa hızlı bir geçiş yaşandığını ortaya koyuyor. Bu kanıt, Yerlilerin ilişkilerinin ilk dönemlerinde Avrupa silahları kullandığına ve bunların kayıp yerleşimciler tarafından sağlanmış olabileceğine dair bir ipucu olma özelliği taşıyor.

White’ın, keşif seferinin ressamı olarak 1585’te yaptığı suluboyaların yaşı ve özgünlüğü konusunda ise hiçbir kuşku yok. Aralarında, Kuzey Carolina’nın doğu kesiminin İngiliz gemileri ve Yerli kanolarıyla neşeli biçimde dekore edilmiş renkli bir haritası da var. Keşif seferinin parlak bilimcisi Thomas Harriot tarafından yapılan ölçümlere dayanan çizim inanılmaz derecede doğru.

Kuzey Carolina Üniversitesi’nde kültürel miras ekonomisi dersleri veren Brent Lane, Kayıp Koloni efsanelerini dinleyerek büyümüş ve elinde White’ın suluboya haritasının modern bir kopyası var. 2011’de elindeki kopyada bulunan belli belirsiz iki leke dikkatini çekmiş. British Museum, orijinal çizimde kapatılan bu alanların altında ne olduğu konusundaki sorularını yanıtlamakta ağır davranmış. Ama Lane ısrarcıymış.

Üç ay sonra küratörler tabloyu ışıklı masaya yatırdığında, kapatılan yerlerden birinin altında bir kalenin yıldız biçimli simgesi ortaya çıkmış. Kalenin yeri de bir o kadar şaşırtıcı: Roanoke Adası’nda değil, 80 kilometre mesafedeki Albemarle Boğazı’nın ucunda ve White’ın bahsettiği, yerleşimcilerin “anakara içine 50 mil (80 kilometre)” çekilme planıyla örtüşüyor. Üstü örtülen bu yerin üzerinde, olasılıkla idrardan yapılan görünmez mürekkeple resmedilmiş, hayal meyal fark edilen bir kale çizimi var. Böyle bir mürekkebin kullanılmış olması da, kapatılan yerin hata düzeltme değil de bir sırrı saklama amacı taşıdığına işaret ediyor.

“Son 400 yıldır her kuşak bir araştırma yaptı,” diyor Lane, keşfin açıklandığı kalabalık basın toplantısında. “Ama hiçbirinin elinde bu ipucu yoktu. Gerçekten sağlam bir kanıt.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Haziran 2018 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA