ARALIK SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kim İyiye Gidecek?

Jennifer S. Holland

Joel Sartore

30.10.2015

Kim İyiye Gidecek?

Dünyanın ısınmasıyla birlikte hangi hayvanların bu ısınmadan olumsuz etkileneceği, hangilerininse gelişme göstereceği konusu çok net değil.

İklimler değişir. Bu, doğanın gerçeği. Ancak gezegenimizin iklimi günümüzde öylesine dramatik bir değişim geçiriyor ki, bu değişim karayı ve denizi farklılaştırıyor. Ve tüm canlı türlerini etkiliyor.

George Mason Üniversitesi korumacı biyologlarından National Geographic araştırmacısı Thomas Lovejoy, “Görece hızlı gelişen koşullar altında durumu iyiye giden bir azınlık her zaman olacaktır,” diyor. “Ama büyük çoğunluk inanılmaz oranda hırpalanacak.” Ve belki de yok olacak.

Sera gazlarının neden olduğu sıcaklık artışı söz konusu sürecin sadece başlangıcı. Bundan sonra aşırı hava koşulları (yaygın kuraklık dahil), üreme ve göç mevsimlerinde kayma, yiyeceğe erişimde farklılaşma, yeni hastalık türleri, hızlı buz eriyişi ve denizlerin yükselişi gelecek.

Her değişim yenilerini doğuruyor. Etkileri geniş bir alana yayılıyor. Değişim bazıları için iyi olabilir de. Bol yiyecekli uzun bir ilkbahar, barınak olarak rahat bir oyuk, stresli göçten kurtulmak. Ama her şey üst üste gelip ısınma devam ettikçe, kazançlılar da yeni sınırlarla karşı karşıya kalıp avantajlı durumlarını yitirebilirler. Üstelik bu sayılanlar geleceğe ilişkin bir durum değil. Değişen iklimin etkileri daha şimdiden ortada.

Yaban Hayatını Koruma Derneği’nin (WCS) Küresel İklim Değişikliği Programı’nı yöneten James Watson, “Geri dönüşü yok,” diyor. “Her şey değişiyor.” Son 10 bin yıldır görece dengeli bir iklimin tadını çıkaran yaban hayatı daha önce hiç olmadığı kadar zorlanıyor ve sınanıyor.

“Kazananlara” ve “kaybedenlere” dair öngörülerimizin her zaman isabetli olmadığını söylüyor Watson. “Ne kadar kötü bir durum yaşanacağı konusunda çok ender olarak doğru tahminler yaptık. Örneğin kutuplardaki erimenin derecesi ve bunun yaban hayatı üzerinde katlanarak artan etkisi çok şaşırtıcı.” Çoğu mercan ekosisteminin sıcaklık ve fırtınalara karşı hassasiyeti de bir diğer örnek. “Uğraşılacak çok şey var.”

Yine de deneyimimiz, biyolojik bilgimiz ve modellemeler sayesinde yakın geleceğe dair bütünsel bir tablo çizebiliyoruz. Bu hızlı değişime hangi türler mi daha iyi adapte olacak? Farklı iklimlere uyum gösteren genelciler. Gen çeşitliliği ve hızlı üreme yeteneği olanlar (faydalı özelliklerin gen havuzuna hızlı girişini sağlıyor). Kendilerine uygun yeni bir ortama gidebilenler –ve gidebilecek bir yeri olanlar. Rekabetçi, çoğunlukla istilacı türler. Yabani otlar.

Peki hangileri başarısız olacak? Belirli bir iklime ihtiyaç duyan uzmanlar. Ayakta kalmak için halihazırda mücadele verenler. Küçük ve parçalanmış nüfuslar veya kendilerine destek vermeyen bir coğrafyayla kuşatılmış olanlar. İnsanlarla rekabet halindeki hayvanlar. Genetik çeşitlilikten yoksun gruplar. Yüksek rakımlarda yaşayan türler, ada sakinleri ve mercanlara bel bağlayan pek çoğu. Ayakta kalmak için buza ihtiyaç duyanlar.

Artık bu treni durduramayız ama tahripkâr ilerleyişi yavaşlatabiliriz. Lovejoy, çevreyi iyileştirmenin de stratejiye dahil olması gerektiğini, ekosistemlerin uzun süredir gerileme içinde olması nedeniyle büyük miktarda karbon dioksit fazlası ortaya çıktığını söylüyor. “Büyük boyutlu bir iyileştirme çabası, atmosferde oluşabilecek yarım derecelik bir iklim değişikliği olasılığını henüz meydana gelmeden ortadan kaldırabilir.”

Daha fazla zarar oluşmasını engellemek ve geriye kalanları korumak. Bu sayılanların her ikisi de öncelikli. “Şu anda yapabileceğimiz en iyi şey, kilit önemdeki nüfusları belirleyip korumak. Ve sonrasında da, fonksiyonlarına insanlarca engel olunmasına son vermeye çalışmak.”

Joel Sartore

Büyük sarıbacak. İşte karşınızda değişen çevre koşullarına uyum sağlayarak güçlenen bir kuş. Audubon Derneği, Noel Kuş Sayımı sırasında özellikle güney ABD’nin iç kesimlerinde bu düdükçüne epeyce sık rastlandığını bildiriyor. Bazı bölgelerde yaşadıkları alanlar ikiye katlanabilir ama buraları doldurup dolduramayacakları henüz bilinmiyor. Ayrıca yaz aylarında sıcaklıklar dayanamayacakları kadar artabilir.

Joel Sartore

Orman karibusu. Doğal ortam kaybı nedeniyle zaten baskı altında olan orman karibusu gıda kıtlığıyla yüzleşebilir. Kuzey Kutbu’nun kuru havasındaki nemi artıran daha sıcak havanın etkisiyle karibunun kışlık yiyeceği olan likenlerin üzerinde daha fazla miktarda kar birikmesi gıdaya erişimlerini zorlaştırıyor. Yaz aylarında ise giderek artan kuraklıklar, yavaş büyüyen likenlerin yok olmasına yol açan yangınlara neden oluyor.

Joel Sartore

Öküz kurbağası. Bu Kuzey Amerika sakini –ikiyaşamlı hastalığı yayan obur bir yırtıcı ve zorlu bir rakip– diğer kıtalara da sıçradı ve özellikle Güney Amerika’da bir ordu gibi yayıldı. Yeryüzünde büyük bir hızla artan en korkunç (ve en başarılı) istilacı türlerden biri. İklim değişikliği, bazı bölgelerde yayılımını yavaşlatacak ama biyolojik çeşitlilik açısından zengin bazı doğal ortamlar öküz kurbağası için daha uygun hale gelecek. Bu da doğal türlere karşı yeni saldırılar olacağı anlamına geliyor.

Joel Sartore

Kutup tilkisi. Tundralardaki buzlar eridikçe, kutup ayılarının buz üstünde yemeden bıraktığı fok ölüleri ve nüfusları en soğuk kışlarda zirveye çıkan leming –tilki yavrusu yiyeceği– sayılarında azalma olacak. Ortama uyum sağlayan kızıl tilkinin kuzeye doğru yayılması sonucu bu karsever tilki daha büyük bir rekabetle karşı karşıya kalabilir.

Joel Sartore

Merriam kanguru sıçanı. Bu çiftin sıcaktan korkusu yok. Güneybatı ABD ve Meksika’daki kanguru sıçanları kurak koşullara iyi adapte oldular ve daha önceki sıcaklık yükselişleri sırasında da güçlerini korudular. Kemirgenler üreme konusunda hızlı ve esnekler. Ayrıca çeşitli tohumlarla ve yer yer de böceklerle beslendikleri için, kimi bitki ve böceklerin sıcak nedeniyle ortadan kalkması halinde de hareket alanına sahipler.

Joel Sartore

Gözlüklü pufla. Kuzey kesimlerde yaşayan bu ördekler, özel ihtiyaçları nedeniyle risk altındalar. Kış aylarında dalış yaparak midye ve diğer deniz hayvanlarını avlamak üzere Bering Denizi’nin küçük, soğuk ve besin açısından zengin bir bölgesinde toplanıyorlar. Ancak buz çekildikçe, gözlüklü puflaların kışlama alanlarındaki doğal ortamları ve besin kaynaklarına erişim olanakları da değişiyor. Bu arada kıyılarda yaşanan değişiklikler tundra sulak alanlarındaki üreme alanlarını da farklılaştırıyor.

Joel Sartore

Amerikan antilobu. Bazı çatalboynuz antilopları koruma çalışmaları sayesinde belli bir geri dönüş yaşadı ama bu alttür hâlâ sınırda. Sadece Baja California Sur yarımadasında yaşayan Amerikan antilobu sayısı yabanıl doğada olasılıkla 100’ün altında. Bir de esaret altında bir antilop sürüsü var. Bu toynaklılar çöl koşullarına adapte olmuşlar ama sıcaklığın daha da yükselmesi ve azalan yağışlar hem kış hem de yaz aylarında beslenme olasılıklarını etkiliyor.

Joel Sartore

Boğa alabalığı. Biyologlara göre, ısınan dünyanın bu soğuk su balığının Kayalık Dağları’ndaki doğal ortamı 70 yıl içinde yüzde 50 oranında daralabilir. Ancak ısınma aşırı olsa dahi, yüksek bölgelerden güçlü nüfusların yaşamasını sağlayacak kadar soğuk dereler doğması ve rakiplerin istilasını engellemesi de olası. Yumurta bırakma ve yavru yetiştirmede kullandıkları derelerinin korunması ve birbiriyle bağlantısı da göç açısından yaşamsal önemde.

Joel Sartore

Akalınlı lemur (akalınlı maki). Madagaskar adasındaki lemur türleri, önümüzdeki 70 yıl içinde iklim değişikliği yüzünden doğal ortamlarının yüzde 60’ını kaybedebilir. İklim tek düşmanı olsaydı akalınlı lemur belki de ayakta kalabilirdi. Çünkü iklim değişikliği ovalardaki ve dağlardaki doğal ortamlarının küçülmesine yol açmayacak. Ama kes–yak türü tarım ve artan insan nüfusu gibi doğal ortam daralmasına neden olacak başka faktörler de var.

Joel Sartore

Çizgili yüzlü penguen. Bu penguenler buz dolu sulardansa açık denizleri tercih ediyor. Bu nedenle Güney Kutbu’nda kutup buzunun hızla eridiği son 50 yılda nüfus patlaması yaşadılar. Ancak şimdilerde, penguenlerin besin kaynağı krill tarafından yenilen yosunlar fazla miktarda mor ötesi ışığa maruz kalarak yok oluyor ve bu da penguenlerin dönüş yapan balina nüfusuyla paylaşmak zorunda olduğu krill miktarının düşmesi anlamına geliyor.

Joel Sartore

Amerika köpek kenesi. Keneler iyi durumda. İklim, kenelerin yaşam döngüsünü değiştiriyor, enfekte ettiği konakçısıyla arasındaki karmaşık dansı ve yaydığı hastalıkları etkiliyor. (Amerika köpek kenesinin yol açtığı hastalıklar arasında Kayalık Dağları lekeli humması ve tularemi de var.) Ancak değişen iklim dokusunun ortaya çıkardığı sonuçlar karmaşık ve istikrarsız. İnsanlara hastalık geçirme vakaları bazı bölgelerde artış, bazı bölgelerde de azalış gösterebilir. Bu arada ABD’nin doğusundaki siyah bacaklı kene gibi bazı türler beslenme amacıyla kış uykusundan haftalarca erken çıkıyor ve yeni duruma iyi adapte oluyor.

Joel Sartore

Bengal kaplanı. Büyük bir nüfus düşüşü yaşayan kaplanlardan doğada olasılıkla 3 bin tane kaldı. Bangladeş’in mangrov dolu Sundarbans bölgesinde yaşayabilmek için sonuçta dalış donanımına ihtiyaçları olacak. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, deniz seviyesinde 2000 yılına oranla oluşması beklenen 28 santimlik yükseliş bölgedeki kaplan doğal ortamlarının büyük bölümünü yok edecek. Bhutan’dan gelen haberler daha iyi: Ormanların yamaçlardan yukarı tırmanması paralelinde kaplanlar da olasılıkla onlarla birlikle gidecek, büyük nehir vadilerinin etrafındaki kuzey park alanlarının derinliklerine çekilecek. Ancak, ne yazık ki, halihazırda zor durumdaki kar leoparlarını yerlerinden edecek ya da avlayacaklar.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Joel Sartore

Büyük sarıbacak. İşte karşınızda değişen çevre koşullarına uyum sağlayarak güçlenen bir kuş. Audubon Derneği, Noel Kuş Sayımı sırasında özellikle güney ABD’nin iç kesimlerinde bu düdükçüne epeyce sık rastlandığını bildiriyor. Bazı bölgelerde yaşadıkları alanlar ikiye katlanabilir ama buraları doldurup dolduramayacakları henüz bilinmiyor. Ayrıca yaz aylarında sıcaklıklar dayanamayacakları kadar artabilir.

Joel Sartore

Orman karibusu. Doğal ortam kaybı nedeniyle zaten baskı altında olan orman karibusu gıda kıtlığıyla yüzleşebilir. Kuzey Kutbu’nun kuru havasındaki nemi artıran daha sıcak havanın etkisiyle karibunun kışlık yiyeceği olan likenlerin üzerinde daha fazla miktarda kar birikmesi gıdaya erişimlerini zorlaştırıyor. Yaz aylarında ise giderek artan kuraklıklar, yavaş büyüyen likenlerin yok olmasına yol açan yangınlara neden oluyor.

Joel Sartore

Öküz kurbağası. Bu Kuzey Amerika sakini –ikiyaşamlı hastalığı yayan obur bir yırtıcı ve zorlu bir rakip– diğer kıtalara da sıçradı ve özellikle Güney Amerika’da bir ordu gibi yayıldı. Yeryüzünde büyük bir hızla artan en korkunç (ve en başarılı) istilacı türlerden biri. İklim değişikliği, bazı bölgelerde yayılımını yavaşlatacak ama biyolojik çeşitlilik açısından zengin bazı doğal ortamlar öküz kurbağası için daha uygun hale gelecek. Bu da doğal türlere karşı yeni saldırılar olacağı anlamına geliyor.

Joel Sartore

Kutup tilkisi. Tundralardaki buzlar eridikçe, kutup ayılarının buz üstünde yemeden bıraktığı fok ölüleri ve nüfusları en soğuk kışlarda zirveye çıkan leming –tilki yavrusu yiyeceği– sayılarında azalma olacak. Ortama uyum sağlayan kızıl tilkinin kuzeye doğru yayılması sonucu bu karsever tilki daha büyük bir rekabetle karşı karşıya kalabilir.

Joel Sartore

Merriam kanguru sıçanı. Bu çiftin sıcaktan korkusu yok. Güneybatı ABD ve Meksika’daki kanguru sıçanları kurak koşullara iyi adapte oldular ve daha önceki sıcaklık yükselişleri sırasında da güçlerini korudular. Kemirgenler üreme konusunda hızlı ve esnekler. Ayrıca çeşitli tohumlarla ve yer yer de böceklerle beslendikleri için, kimi bitki ve böceklerin sıcak nedeniyle ortadan kalkması halinde de hareket alanına sahipler.

Joel Sartore

Gözlüklü pufla. Kuzey kesimlerde yaşayan bu ördekler, özel ihtiyaçları nedeniyle risk altındalar. Kış aylarında dalış yaparak midye ve diğer deniz hayvanlarını avlamak üzere Bering Denizi’nin küçük, soğuk ve besin açısından zengin bir bölgesinde toplanıyorlar. Ancak buz çekildikçe, gözlüklü puflaların kışlama alanlarındaki doğal ortamları ve besin kaynaklarına erişim olanakları da değişiyor. Bu arada kıyılarda yaşanan değişiklikler tundra sulak alanlarındaki üreme alanlarını da farklılaştırıyor.

Joel Sartore

Amerikan antilobu. Bazı çatalboynuz antilopları koruma çalışmaları sayesinde belli bir geri dönüş yaşadı ama bu alttür hâlâ sınırda. Sadece Baja California Sur yarımadasında yaşayan Amerikan antilobu sayısı yabanıl doğada olasılıkla 100’ün altında. Bir de esaret altında bir antilop sürüsü var. Bu toynaklılar çöl koşullarına adapte olmuşlar ama sıcaklığın daha da yükselmesi ve azalan yağışlar hem kış hem de yaz aylarında beslenme olasılıklarını etkiliyor.

Joel Sartore

Boğa alabalığı. Biyologlara göre, ısınan dünyanın bu soğuk su balığının Kayalık Dağları’ndaki doğal ortamı 70 yıl içinde yüzde 50 oranında daralabilir. Ancak ısınma aşırı olsa dahi, yüksek bölgelerden güçlü nüfusların yaşamasını sağlayacak kadar soğuk dereler doğması ve rakiplerin istilasını engellemesi de olası. Yumurta bırakma ve yavru yetiştirmede kullandıkları derelerinin korunması ve birbiriyle bağlantısı da göç açısından yaşamsal önemde.

Joel Sartore

Akalınlı lemur (akalınlı maki). Madagaskar adasındaki lemur türleri, önümüzdeki 70 yıl içinde iklim değişikliği yüzünden doğal ortamlarının yüzde 60’ını kaybedebilir. İklim tek düşmanı olsaydı akalınlı lemur belki de ayakta kalabilirdi. Çünkü iklim değişikliği ovalardaki ve dağlardaki doğal ortamlarının küçülmesine yol açmayacak. Ama kes–yak türü tarım ve artan insan nüfusu gibi doğal ortam daralmasına neden olacak başka faktörler de var.

Joel Sartore

Çizgili yüzlü penguen. Bu penguenler buz dolu sulardansa açık denizleri tercih ediyor. Bu nedenle Güney Kutbu’nda kutup buzunun hızla eridiği son 50 yılda nüfus patlaması yaşadılar. Ancak şimdilerde, penguenlerin besin kaynağı krill tarafından yenilen yosunlar fazla miktarda mor ötesi ışığa maruz kalarak yok oluyor ve bu da penguenlerin dönüş yapan balina nüfusuyla paylaşmak zorunda olduğu krill miktarının düşmesi anlamına geliyor.

Joel Sartore

Amerika köpek kenesi. Keneler iyi durumda. İklim, kenelerin yaşam döngüsünü değiştiriyor, enfekte ettiği konakçısıyla arasındaki karmaşık dansı ve yaydığı hastalıkları etkiliyor. (Amerika köpek kenesinin yol açtığı hastalıklar arasında Kayalık Dağları lekeli humması ve tularemi de var.) Ancak değişen iklim dokusunun ortaya çıkardığı sonuçlar karmaşık ve istikrarsız. İnsanlara hastalık geçirme vakaları bazı bölgelerde artış, bazı bölgelerde de azalış gösterebilir. Bu arada ABD’nin doğusundaki siyah bacaklı kene gibi bazı türler beslenme amacıyla kış uykusundan haftalarca erken çıkıyor ve yeni duruma iyi adapte oluyor.

Joel Sartore

Bengal kaplanı. Büyük bir nüfus düşüşü yaşayan kaplanlardan doğada olasılıkla 3 bin tane kaldı. Bangladeş’in mangrov dolu Sundarbans bölgesinde yaşayabilmek için sonuçta dalış donanımına ihtiyaçları olacak. Dünya Doğayı Koruma Vakfı (WWF) tarafından yapılan bir araştırmaya göre, deniz seviyesinde 2000 yılına oranla oluşması beklenen 28 santimlik yükseliş bölgedeki kaplan doğal ortamlarının büyük bölümünü yok edecek. Bhutan’dan gelen haberler daha iyi: Ormanların yamaçlardan yukarı tırmanması paralelinde kaplanlar da olasılıkla onlarla birlikle gidecek, büyük nehir vadilerinin etrafındaki kuzey park alanlarının derinliklerine çekilecek. Ancak, ne yazık ki, halihazırda zor durumdaki kar leoparlarını yerlerinden edecek ya da avlayacaklar.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA