KASIM SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Keçiler Bir Diğerinin Sesinden Ne Hissettiğini Anlayabiliyor

Natasha Daly

29.7.2019

 

Keçiler Bir Diğerinin Sesinden Ne Hissettiğini Anlayabiliyor

Keçilerin birbirlerinin seslerindeki ince duygu değişimlerini saptayabildiğini gösteren yeni bir araştırma, hayvanların dünyayı nasıl algıladığına dair anlayışımızı geliştiriyor.

Hayvanların etraflarındaki dünyayı nasıl algıladığı birçok yönden gizemini korumaya devam ediyor.

Bu durum, karizmaları yepyeni bir YouTube alt türüne ilham vermiş olan keçiler gibi zeki ve sosyal hayvanlar için bile geçerli. Komik ve sevimli keçi görüntülerinden oluşan ve milyonlarca izlenme sayısına ulaşan düzinelerce video var. İhmal edilmiş keçilerin bakımını üstlenen Goats of Anarchy gibi barınaklar ise Instagram’da yüz binlerce aktif takipçiye sahip.

Duygularını dışavuran bu sosyal hayvanlara insani özellikler atfetmek bize cazip geliyor olabilir. Ama işin gerçeği, hayvanların ne –ve nasıl– düşünüp hissettikleri hakkında hâlâ çok az şey biliyoruz. Ancak, hayvanların kavrama kabiliyetine bir bakış sunan pencere yavaş yavaş aralanıyor olabilir.

10 Temmuz 2019’da Frontiers of Zoology’de yayımlanan yeni bir araştırma, keçilerin, birbirlerinin seslerinden yola çıkarak bir diğerinin mutlu mu mutsuz mu olduğunu ayırt edebildiğini doğruladı. Diğer bir deyişle keçiler, bir başka keçinin ne hissettiğini anlayabiliyor. Bu bulgu et, süt, yün ya da dostlukları için esaret altında tutulan keçilere nasıl davranıldığı konusunda potansiyel çıkarımlar taşıyor.

En basit düzeyde, diyor araştırmanın başyazarı Luigi Baciadonna, “bu bulgular keçilerin içinde yaşadıkları ortamın farkında olduklarını gösteriyor.” Keçiler artık, soydaşlarının duygularını algılayabilen at, primat, koyun ve diğer hayvanların saflarına katılmış durumda.

Çalışmada yer alan araştırmacılar daha önce, keçilerin ses aracılığıyla duygu ifade edebildiği sonucuna ulaşmıştı. Daha sonra, daha büyük bir araştırma grubuyla, keçilerin başkalarının seslerindeki duyguları da algılayıp algılayamadıklarını araştırmaya karar verdiler. “Eğer duyguların başkaları üzerindeki etkilerini incelemezseniz, önemli bir sosyal olguyu gözden kaçırmış olursunuz,” diyor Londra Queen Mary Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırma asistanı ve araştırmanın başyazarı olan Luigi Baciadonna.

Grup, İngiltere, Kent’te bulunan ve ülkenin güneydoğu bölümünde terk ya da istismar edilmiş keçileri kurtaran Buttercups Barınağı’ndan 24 keçiyle çalıştı.

Bir dinleme testi

Araştırmacılar keçilerin mutluluk (yanına yiyecekle yaklaşılırken) ve hafif bir hoşnutsuzluk (beş dakikalığına sürüden ayrı tutulurken ya da yiyeceğe erişimi yokken diğer keçilerin yemek yemesini izlerken) ifade ederken çıkardıkları sesleri ayrı ayrı kaydetti.

Sonra bu sesleri kalp monitörleriyle izlenen farklı keçilere dinlettiler. Ve keçilerin seslerdeki duygular değiştiğinde daha fazla dikkat kesildiğini gördüler; bu da aradaki farkı ayırt edebildikleri anlamına geliyordu. Mutlu sesler dinletilen keçilerin kalp atışları arasında geçen sürenin daha büyük bir çeşitlilik gösterdiği görüldü aynı zamanda –bu, memeli hayvanlarda bir esenlik göstergesi.

Araştırmacılar “hoşnutsuz” keçileri gerçekten üzüntü verici senaryolara maruz bırakmadıkları için, çıkardıkları sesler acı dolu çığlıklardan çok uzaktı, diyor Baciadonna. Bu sesler insan kulağına neredeyse mutlu keçi sesleriyle birebir aynı geliyordu. Ama keçiler negatif seslere, pozitif seslere kesildiklerinden daha fazla dikkat kesiliyordu.

Aslında bu gayet mantıklı, diyor Baciadonna. “Eğer [potansiyel] bir tehlike varsa, dostlarınızla bir partide atıştırırken olduğunuzdan daha tetikte olmalısınız.”

Kaliforniya Üniversitesi’nin (Davis) Hayvan Bilimleri Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Kristina Horback, bu bulgular karşısında hiç şaşırmadığını söylüyor. E-posta üzerinden yaptığımız konuşmada, “Bu evrimsel açıdan çok mantıklı,” diyor. Başkalarından gelen, ortamda hayatta kalmalarını etkileyebilecek –iyi ya da kötü– bir şeyler olduğuna dair işaretlere bel bağlayabilmenin, insanlar ve tüm hayvanlar için yararlı olduğunu belirtiyor.


Keçilerin diğer keçilerdeki mutluluk ya da hoşnutsuzluğu hissedebildiğinin doğrulanması, beslediğimiz keçilere nasıl davrandığımızı etkileyebilir. [Vincent J. Musi, Nat Geo Image Collection]

Bu, keçiler için ne anlama geliyor?

Önemli olan nokta, diyor Baciadonna, bundan sonra duyguların herhangi bir şekilde bulaşıcı olup olmadığını saptamak. Örneğin, bir keçi başka bir keçinin hoşnutsuz olduğunu fark ettiğinde, kendisi de strese giriyor olabilir mi?

Eğer bunun yanıtı evetse, Baciadonna keçi bakıp büyüten insanların bu bilgiyle ne yapacaklarını merak ediyor. “Eğer bir hayvanı kötü koşullara maruz bırakır ve sıkıntı belirten bir ses çıkarmasına neden olursanız,” diyor, “[potansiyel olarak] bir grup hayvanın tamamına yayılabilecek bazı sonuçlar doğabilir. Bunu olumlu ya da olumsuz yönde kullanmak tamamen bizim elimizde.”

Baciadonna, araştırmanın keçilerin karmaşık doğasını vurgulamaya yardımcı olabileceğini, nasıl iletişim kurduklarının ve birbirleriyle olan ilişkilerinin araştırılmasına önayak olabileceğini umuyor. “Aynı keçilerin ömür boyu beraber takıldığını görmek alışılmadık bir şey değil,” diyor.

Empati ve hayvanlar

Ayrıca bir de empati konusu var –başkasının duygularını yalnızca algılamak değil, kendini onun yerine koyarak anlama yetisi. Hayvanlarda empatiyi değerlendirmenin ne kadar zor olduğuna dair başlı başına araştırmalar mevcut. Bazı araştırmalar keme, tavuk ve köpek gibi birçok hayvanın, en azından bazı empati göstergelerine sahip olduğunu gösteriyor. Fakat diğer araştırmalar, bu hayvanların empatiyi bizler gibi deneyimleyip deneyimlemediğini sorguluyor.

New Jersey’de özel gereksinimleri olan keçilere hizmet eden Goats of Anarchy barınağının kurucusu Leanne Lauricella, gelecekteki araştırmalar keçilerin birbirlerinin duygularını hissedebildiğini kanıtlarsa buna hiç şaşırmayacağını söylüyor. Kurtarılan keçilerin birbirleriyle kurdukları karmaşık ilişkiler hakkında sayısız öyküsü var.

“Birbirlerinden besleniyorlar. Aralarında bir bağ olan çiftler ya da gruplar birlikte yemek yiyor, birlikte oynuyor ve birlikte güneşleniyor,” diyor. “İkiz yavrularımızdan biri kardeşini kaybettiğinde, başka bir keçimiz ona sokulup yanına yatmış ve onu teselli etmişti.”

“Keçilerin yetenekleri bazen azımsanabiliyor,” diyor Baciadonna.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA