EKİM SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Koruma Statüsü

10.6.2019

 

Koruma Statüsü

Timsah kertenkeleleri popüler evcil hayvanlar hâline geldi; ancak bu küçük kertenkelelerin kaçının doğada yakalandığını kimse bilmiyor ve uluslararası yasalar ticaretlerini düzenlemiyor.

Yaban hayatı ticaretinde yer bulan hayvanların büyük çoğunluğu koruma altında değil.

Spot ışıkları filler, gergedanlar ve kaplanların üzerinde parlıyor, ancak binlerce diğer türün soyu da ticaret nedeniyle tehlikede.

“Şirin” kertenkeleler için kullanılan bir sıfat değil genelde; ama söz konusu timsah kertenkelesi olunca durum başka. Büyük, anime’leri hatırlatan gözlere, dinozorumsu baş plaklarına ve –adları üstünde– timsahlardaki gibi omurgalara sahip bu el kadar kertenkeleler, Pokémon evreninden fırlamış gibi duruyorlar. Ve kimseyi şaşırtmayacak şekilde, ABD gibi yerlerde egzotik bir evcil hayvan olarak büyük talep görüyorlar.

Papua Yeni Gine, Solomon Adaları ve Endonezya’dan gelen 10 timsah kertenkelesi türünün hepsinin uluslararası ticareti artıyor gibi duruyor. Ancak doğada bu kertenkelelerden her yıl kaç tane yakalandığı, sonlarının neresi olduğu veya popülasyonlarının bundan etkilenip etkilenmediği konusunda kimsenin herhangi bir fikri yok. Bunun nedeni de, timsah kertenkelesinin de binlerce diğer tür gibi Soyu Tehlike Altındaki Türlerin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme (CITES) kapsamında korunmuyor olması. 45 yaşındaki sözleşme, yaban hayatının uluslararası ticaretinin söz konusu bitki ve hayvanların soyunu tehlikeye atmamasını garantilemeyi amaçlıyor.

Yasadışı ve sürdürülemez yaban hayatı ticaretini sonlandırmak için çalışan ve kâr amacı gütmeyen bir kurum olan Monitor’un yönetici müdürü Chris Shepherd, timsah kertenkelesi gibi, CITES’in gözden kaçırdığı türlerin ticaretinin “büyük oranda herkese açık” olduğunu söylüyor. “Ticaret fark edilmeden sürdüğü için birçoğunu kaybediyoruz.”

Hayvanlar ve bitkiler, türlerinin CITES altındaki koruma statüsüne göre, ticaretlerine ne ölçüde izin verildiğini belirleyen üç kategoriden birine ekleniyor. Büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olan türlerin ticareti genelde yasaklanıyor; daha az tehdit altında olanların ticareti ise gerekli ruhsatlarla yapılabiliyor. CITES’e imza atanlar (neredeyse dünyadaki her ülke) gerçekleştirdikleri ticaretin kaydını açık bir veri tabanında tutuyor.

Ancak bitki ve hayvanlar CITES kapsamına otomatik olarak girmiyor. Ticaret nedeniyle potansiyel bir tehlike altındaki türü uygun listeye eklemek, ülkelere düşüyor.

Shepherd’a göre, ülkeler bir türü CITES’e eklemeyi önermek için türün durumunun kritik dereceye ulaşmasını bekliyor genelde. O noktada, kayıpları geri getirmek için iş işten geçmiş olabiliyor. Ve timsah kertenkelesinde olduğu gibi birçok durumda, hayvan veya bitki üzerine doğada yapılmış araştırmaların kısıtlı olması, popülasyonların durumu hakkında bir şey söylemeyi imkânsız hâle getiriyor.

Shepherd, sorunun koruma altına alınan türlerin kapsamında görülen bir aksaklık olduğu görüşünde: “CITES kapsamında listelenmeyen ve uluslararası ticareti yapılan türlerin sayısı CITES tarafından listelenen türlerin sayısı kadar; belki de daha fazla.” Örneğin dünyadaki 10 bin 700 sürüngen türünün yalnızca yüzde 8’i sözleşme tarafından tanınıyor. Timsah kertenkelesi onlardan biri değil.

Shepherd ve ona bu çalışmada ortaklık eden Jordi Janssen, bu duruma açıklık getirmek için Aralık 2018’de timsah kertenkelesinin uluslararası ticaretiyle ilgili bir durum çalışması yayımladılar. Solomon Adaları timsah kertenkelelerini yerel ölçekte koruma altına alıyor, Papua Yeni Gine kertenkele ihracatını yasaklıyor, Endonezya ise yılda 3500 bireylik bir ihracat kotası oluşturuyordu.

CITES kapsamında yer almayan türlerin ticaretini çok az ülke raporlandırıyor; ABD –ve bir ölçeğe kadar Avrupa– ise bu duruma istisna. Shepherd ve Janssen, ABD ve Avrupa’ya ait ticaret ve ele geçirme verilerini inceledi. Büyük kısmı CITES listelerinde yer almayan egzotik evcil hayvanlar için büyük bir pazar olan Japonya’nın yaptığı ithalatları da incelemek istediler ancak ülkenin gümrüğünün “kertenkele”den daha detaylı bir tanım sunmadığını keşfettiler.

Araştırmanın sonuçlarına göre, 2000–2014 yılları arasında 15 bin 630 timsah kertenkelesi ABD’ye giriş yaptı. Neredeyse hepsi doğada yakalanmıştı. Çoğu Endonezya’dan geliyordu; ama yakalanmalarını ve ihraç edilmelerini yasaklayan yerel yasalara rağmen Solomon Adaları’ndan gelenler de vardı. Avrupa’daki yetkililer yalnızca birkaç timsah kertenkelesi türünü denetliyor ama buna rağmen 2000 ile 2016 arasında 6805 birey ithal edildiği kaydedilmiş. Araştırmacılar Japonya’da pet shop’lar ile fuarlarda satışa sunulan timsah kertenkelelerine de rastladı –bu da Japonya’nın bu kertenkeleleri ithal ettiğine işaret ediyor.

Shepherd ve Janssen, timsah kertenkelesi ticaretine ilişkin erişilebilir verinin “kendi içerisinde farklılık gösterdiğini, kafa karıştırıcı ve tam olmaktan çok uzak” olduğunu söylüyor. İkilinin ulaşabildiği az miktarda veri, ithalatı yapan ülkelerin bu ticaretin kaydını tutma ve bu kaydı kamuya erişilir kılmaktaki özen ve gönüllülüğüne dayanıyor tamamen.

CITES’in –araştırmanın bir parçası olmayan– eski genel sekreteri John Scanlon, çoğu ülkenin gümrüğünün yalnızca CITES’te listelenmiş türlerle ilgilendiğini söylüyor. Listede olmayan hayvanlar bir ülkeye geldiğindeyse, “bireyin yasal yollardan tedarik edilip edilmediği hakkında herhangi bir kontrol yapılmıyor ve ticaretin raporlandırılması da zorunlu değil.”


Dünyadaki sürüngenlerin yalnızca yüzde 8’i CITES (uluslararası yaban hayatı ticaretini düzenleyen sözleşme) kapsamında korunuyor. Kral pitonlar o küçük yüzdeye giriyor; burada, Batı Afrika’dan ithal edilmiş bir birey görülüyor. [Fotoğraf: Joel Sartore, National Geographic Photo Ark]

YARDIM GEREKİYOR

Bu durum, tehlike altındaki ve hatta yüksek tehlike altındaki birçok tür ve kendi yayılım alanlarında yerel ölçekte korunan daha birçoğu için geçerli. “CITES’te değiller, çünkü kimse listeye eklenmeleri gerektiğini savunmadı henüz,” diyor Oxford Brookes Üniversitesi’nden (İngiltere) antropolog Vincent Nijman. “Kimse listelenmelerini önermezse hiçbir şey yapılmayacak.”

Sorun; sürüngenleri, ikiyaşamlıları, ötücü kuşları, omurgasızları, balıkları ve küçük memelileri farklı derecelerde etkiliyor. Kolayca gözden kaçan ve her yıl yüz binlerce bireyin ticareti yapılan canlılar bunlar. Shepherd, birçok ülkedeki yerel avcıların bu tür hayvanları bulmanın giderek zorlaştığını veya yok olduklarını söylediklerini belirtiyor. Ancak karar alıcılar, aktivistler ve korumacılar bu türlerin içinde bulundukları zor durumdan habersiz kalıyor.

“İnsanların uluslararası yaban hayatı ticaretinin ne olduğu hakkında oldukça kısıtlı bir algısı var genelde; çünkü hepsi memeli olan ve en fazla on binlerce bireylik partiler hâlinde ticareti yapılan birkaç türün adını duyuyorlar hep,” diyor Nijman. “Yaban hayatı ticaretinin gerçek boyutundan haberdar olanlar içinse on binler bir Çarşamba akşamı demek.”

Ülkelerin gözden kaçmış on binlerce türü bir anda CITES’e eklemesini beklemek gerçekçi değil. “Kimsenin bu türlerin hepsinin durumunu inceleyip uluslararası ticaretlerinin boyutunu ve bu ticaretin doğadaki popülasyonları nasıl etkilediğini ortaya koyacak vakti yok,” diyor Nijman. “Bunun için bir ordu dolusu insan gerekir –yapılması olası değil.”

Shepherd bir çözüm olarak, türlerin tek tek listelenmesindense aktif olarak ticareti yapılan bitki ve hayvanların bütün gruplar hâlinde CITES’e eklenmesini öneriyor. Daha önce papağanlar, primatlar, yırtıcı kuşlar, orkideler ve kediler için bir benzeri yapılan bu tarz bir uygulama, ülkeleri koruma altındaki bir gruba ait tüm türlerin ticaretini denetlemeye ve raporlamaya mecbur kılacak. Böylece de popülasyonlar düşüşe geçerse bunun uyarısı erkenden sağlanabilecek.

“Tabii insanlar yapılacak çok daha fazla evrak işi olduğundan şikâyet edecek; ama türlerin yok olmasındansa çok daha fazla evrak işi görmeyi tercih ederim,” diyor Shepherd. “Eğer ülkeler yaban hayatlarını korumaya önem veriyorlarsa aşırı ticaretin önüne geçmek zorundalar.”

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA