AĞUSTOS SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Bir Deniz Tükeniyor

Rachael Bale

Adam Dean

28.2.2017

Bir Deniz Tükeniyor

Filipinler’in General Santos limanına demir atmış bir Çin kargo gemisindeki işçi, donmuş orkinosları çekiçle ayırıyor. Denizlerde çıkan anlaşmazlıklar ve aşırı avlanma, Güney Çin Denizi’nde balık nüfuslarının düşmesine yol açtı.

Çin’in güç gösterisi, uluslararası önemdeki bir balık yatağını tehlikeye atıyor.

Christopher Tubo bir defasında Güney Çin Denizi’nde 300 kiloluk bir mavi yelkenbalığı yakalamış. Yıllar önce, balıkçılığın hâlâ iyi durumda olduğu zamanlarmış. Denize açıldığında, aralarında orkinos da olmak üzere, değerli onlarca balık ve pek çok türle geri dönermiş. “Burada onlardan eser yok,” diyor, son dört yıldır balık avladığı Sulu Denizi’ne dönerek. Banca adı verilen iki geleneksel Filipin balıkçı teknesi, biraz ileride, sığ suda kızgın güneşin altında salınıyor.

Körfezde sırıklar üzerinde yükselen evinin önündeki ahşap bankta oturuyor Tubo. Dört çocuğundan biri kolunu babasının bacağına dolamış. Arkalarındaki çamaşır ipinde yıpranmış tişörtler ve şortlar sallanıyor. Karısı Leah’ya ve diğer çocuklarına bakarak, “Ailelerimizin karnını doyurup doyuramayacağımız artık şansa bağlı,” diyor.

Tubo, doğusunda Sulu Denizi ve Filipin takımadaları, batısında da tartışmalı Güney Çin Denizi’yle kuşatılmış olan, ince uzun Palawan Adası’nın 255 bin nüfuslu Puerto Princesa kentinde yaşıyor. Ekmeğini geleneksel olarak Güney Çin Denizi’nden çıkaran, ancak şimdilerde ekolojik açıdan onun kadar zengin olmayan farklı sularda balıkçılık yapmak zorunda kalan 320 bin Filipinli balıkçıdan biri o da.

Söz konusu değişimin nedeni, Çin’in sekiz yıl kadar önce bölgede daha iddialı bir tutum takınarak, diğer balıkçılara giderek daha çok gözdağı vermesi ve ardından da anlaşmazlık konusu adalarda askeri tesisler kurması. Tubo da, bir Çin sahil koruma motorunun, arkadaşının teknesine tazyikli suyla saldırmasının ardından Güney Çin Denizi’nde avlanmayı bırakmış. “Önce bir uçak görüyorsunuz, hemen ardından askeri gemi beliriyor,” diyor. “Avlanmaya devam etsek belki de evimize, ailemize geri dönemeyeceğiz.”


Yelkenbalığı ve orkinos gibi değerli balıkları Güney Çin Denizi’nde bulmak giderek zorlaşıyor. Dünyanın en önemli balıkçılık yataklarından birinin çökmesi, milyonlarca kişinin geçim kaynağını ve gıda güvenliğini tehlikeye atacak.


Tubo’nun kararı, bölgede giderek artan ve beraberinde doğal kaynak yarışını da tetikleyen gerilimi yansıtıyor. 3,6 milyon kilometrekarelik bir alanı kaplayan Güney Çin Denizi, gerek ekonomik gerekse askeri ve çevresel anlamda büyük önem taşıyor: Her yıl sularında 5,3 trilyon dolar değerinde uluslararası ticaret yapılıyor. Biyolojik çeşitlilik açısından yeryüzündeki diğer tüm ekosistemlerin hemen hepsinden daha zengin ve içinde yaşayan balıklar, onu çevreleyen 10 ülke ve bölgedeki milyonlarca kişiye yiyecek ve iş sağlıyor.

Söz konusu ülkelerin yedisi –Brunei, Çin, Endonezya, Malezya, Filipinler, Tayvan ve Vietnam– birbiriyle çelişen hak taleplerinde bulunuyor. Askeri bir anlaşmazlık ortaya çıkması durumunda, Çin ve eskiden beri Filipinler’le ittifak yapan Amerika Birleşik Devletleri gibi iki dünya devi işin içine karışacak. Anlaşmazlığın tüm dünyanın dikkatini çekmesinin nedeni de bu.

Bir o kadar ciddi, ancak yeterince duyulmayan bir tehdit daha var: Aşırı avlanma. 3,7 milyon kişiye iş sağlayan ve her yıl milyarlarca dolar üreten Güney Çin Denizi, dünyanın en önemli balık yataklarından biri. Ama onlarca yıldır herkesin kuralsızca balık avlaması nedeniyle azalan stoklar, bunlara gereksinim duyan gelişmekte olan ülkelerdeki gıda güvenliğini ve ekonomik büyümeyi tehdit ediyor.

Çin, denizin neredeyse tamamında hak iddia ediyor; tarihsel olarak kendisine ait olduğunu söylediği, ancak uluslararası yasalara göre diğer ülkelerin sularını da içine alan geniş bir alandan söz ediyor burada. Oysa Filipinler dahil Güney Çin Denizi anlaşmazlığında taraf olan tüm ülkeler, hak iddialarını Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne dayandırıyor. (Deniz yetki alanlarını belirleyen bu uluslararası anlaşma, 1994 yılında etkinlik kazanmıştı.)

Adam Dean

Güney Çin Denizi’nde, hemen her yerden daha çok balık ürüyor ama bu durum fazla uzun sürmeyebilir.

Adam Dean

Filipinli balıkçı, tekne mürettebatı tarafından yakalanan balıkların bir bölümüyle kıyıya doğru ilerliyor. Sarıkanat orkinos, Filipinler’in orkinos merkezi olarak bilinen General Santos’un balık limanına giriyor.

Adam Dean

Bir balıkçı, azalan kaynaklara erişim rekabetinin uluslararası anlaşmazlıklar sonucu hızlandığı Güney Çin Denizi’nde yakalanan bir yelkenbalığını omuzlamış.

Adam Dean

Rekabet sürtüşmeyi daha da kızıştırdı. Bir av sırasında, Filipinli balıkçılar ulusal sularda kalmayı tercih etmiş.

Adam Dean

Filipin teknesi Melissa’nın ışıkları balıkları yüzeye ve tekneye çekiyor. Yönetmeliklere tabi olmayan bu sularda Filipinli, Çinli, Vietnamlı ve Tayvanlı balıkçılar dolaşıyor.

Adam Dean

Filipinli balıkçı, Puerto Princesa’daki bir balıkçı köyünde ağlarını onarıyor.

Adam Dean

Filipinler’deki en büyük tesis özelliği taşıyan Navotas Balık Limanı Kompleksi çalışanları, Güney Çin Denizi’nden dönen teknelerden çıkan balıkları ayırıyor. Balık, bölge insanı için önemli bir protein kaynağı. Bu nedenle balık yataklarının çöküşü facia ile eşanlamlı.

2013’te Filipinler, uluslararası anlaşmazlıkları çözüme kavuşturan Lahey’deki Daimi Tahkim Mahkemesi’nde Çin’e karşı dava açtı. Çin’in katılmayı reddettiği bu davada mahkeme, 12 Temmuz 2016’da hemen tüm hak iddialarında Filipinler lehine karar verdi ve Çin’in 1996’da BM sözleşmesini imzalayarak tarihsel temelli hak olanağını yitirdiğini ilan etti. Çin, mahkeme kararını da kabul etmediğini açıkladı. Güney Çin Denizi konusundaki bu anlaşmazlık balıkçılar arasındaki rekabetin şiddetlenmesine yol açıyor ve bunun sonucu ortaya çıkan kargaşa tartışmayı daha da alevlendiriyor. Günümüzde bazı sular, altmış yıl önceki stoklarının ancak onda birine sahip. Bölge resiflerini inceleyen, Miami Üniversitesi deniz ekologlarından John McManus, “Dünyanın en korkunç balık yatağı çöküntüsü olasılığıyla karşı karşıyayız,” diyor. “Yüzlerce türün çöküşünden söz ediyoruz. Birbiri ardına hızla çökebilirler.”

Sahil sularında balık kalmayınca, ekmek parası peşindeki balıkçılar ulusal sınırların dışına, tartışmalı alanlara çıktı. Bu arada Çin, balıkçılarını saldırgan bir şekilde destekleyerek hak iddiasını daha da güçlü savunmaya başladı. Sahil güvenlik güçlerini takviye etti, balıkçı filolarını silahlandırdı, yakıt ve kaliteli tekne için sübvansiyon miktarlarını artırdı. Hatta Çin’in en güney noktasından (Hainan Adası’nda bir liman) 900 kilometre kadar daha güneydeki tartışmalı Spratly Adaları civarındaki sularda ava çıkan Çinli balıkçılar için özel bir sübvansiyon oluşturdu.

Washington merkezli düşünce grubu Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nden Gregory Poling, “Küçük ölçekli Çinli balıkçıların Spratly Adaları’na gitmesinin tek nedeni kendilerine bunun için para veriliyor olması,” diye konuşuyor. Çin’in saldırgan yaklaşımının balık yataklarının tükenişini hızlandırdığını ekliyor ardından.

Çinliler, askeri üsler kurmak amacıyla Spratly Adaları’ndaki resiflerin üzerinde yapay adalar inşa ediyor. Washington’daki Ulusal Savaş Okulu’nun Güneydoğu Asya politikaları ve deniz güvenliği uzmanı Zachary Abuza, “El koyulan alanın yasal olana oranı onda dokuz,” diyor. “Çin, bu adaları inşa ederek ve diğer ülkelerin doğal kaynaklara erişimini engelleyerek hâkimiyetini kabul ettirmeye çalışıyor.”

Eugenio Bito–onon, Jr., Spratly Adaları’nı da içine alan Kalayaan belediyesinin eski belediye başkanı. Filipinler’in hak iddiasının sözünü esirgemeyen bir savunucusu olarak, Çin’in bölge üzerindeki hak iddialarını güçlendirmek amacıyla balıkçılarını nasıl kullandığına ilk elden tanıklık eden bir isim. Bito–onon ile belediyenin Puerto Princesa’daki küçük uydu ofisinde buluşuyorum. Odalardan birinin duvarına asılmış Güney Çin Denizi’nin büyük boy haritası elle yazılmış notlarla işaretlenmiş ve hangi ülkenin hangi alan üzerinde hak iddia ettiği farklı renklerde noktalı çizgilerle gösterilmiş.

Dizüstü bilgisayarında Google Earth’ü açan Bito–onon, Spratly Adaları içinde yer alan Thitu Adası’nı buluyor. Az sayıda askeri birlik dahil olmak üzere, burada yarı zamanlı yaşayan 200 kadar Filipinli, ülkenin ada üzerindeki hak iddiasının göstergesi niteliğinde. Bito–onon, Çinlilerin hak iddia ettiği Subi Resifi’nin Thitu’ya ne kadar yakın olduğuna dikkat çekiyor. O kadar yakın ki, hava açık olduğunda ada sakinleri ufukta onu görebiliyor.

Balıkları avlayarak resifi boşaltan Çinlilerin daha da yakın olduğunu söylüyor Bito–onon. “Son üç yıldır Çinli balıkçı tekneleri birbiri ardına durmaksızın gelip gidiyor,” diyor ve sözlerine, teknelerin daima adanın görüş alanı içinde kaldığını ekliyor.

Güney Çin Denizi’ndeki anlaşmazlık devam ettiği sürece balıkçılık konusunda düzenlemeye gitmek olanaksız görünüyor. “Birbiriyle iç içe geçmiş yedi balık yatağı yasası olunca, kimin yasasını yürürlüğe koyduğunuz net olmuyor,” diye konuşuyor Poling. “Başka devletlerin balıkçılık yasalarını bilerek çiğnemek ülkelerin çıkarına oluyor.” Çünkü, bir başka ülkenin balıkçılık yasalarına uymanız, bölgede o ülkenin yetkisini tanımanız anlamına geliyor.

Ve söz konusu ülkelerden biri balık yataklarını korumaya çalıştığında da gerginlik artıyor. 2012’de, Filipin Deniz Kuvvetleri’ne ait bir savaş gemisi, ülke sahillerinin 222 km açıklarındaki Scarborough Sığlığı’nda Çinli balıkçıları yasalara aykırı olarak avlandıkları; nadir mercanlar, dev deniztarakları ve köpekbalıklarını kaçak avladıkları şüphesiyle tutuklamak istedi. Tutuklamaların önüne geçmeye çalışan bir Çin sahil güvenlik gemisinin olaya karışmasıyla durum çıkmaza girdi. On hafta sonra taraflar çekilmeye razı olsa da, Filipin savaş gemisinin ayrılmasının ardından Çin gemisi bölgede kaldı ve sığlığın kontrolünü ele geçirdi.

Balıkçılar, aşırı avlanma sonucu av miktarlarının –ve balıkların– küçülmesine ve tehlikeli bir döngü ortaya çıkmasına tanıklık etti. Bazı Filipinli balıkçılar, ev yapımı patlayıcıyla balık avlamak ve balıkları şoka sokarak yavaşlatıp kolayca yakalamak için siyanürle avlanmak gibi tehlikeli ve yasadışı yöntemlere başvurmaya başladı. Her iki uygulama da, mercanların ve diğer canlıların ölmesine neden oluyor. Ortaya çıkan bu yan hasar, denizi aşırı avlanma krizine daha da yaklaştırıyor.

Resifler için daha yıkıcı olan durumsa, Çin’in inşa ettiği adalar ve büyük boyutlara ulaşan yasadışı deniztarağı avı. Taraklara ulaşmak için resifte geniş alanların kazılmasına yol açan kaçak avcılık, belgelenen resif tahribinin çoğunun altında yatan neden. Bu da sonuçta balık yataklarını etkiliyor. Resif tahrip olduğunda ekosistem çözülüyor. Resif balıkları doğal ortamlarını, orkinos gibi derin deniz balıkları da önemli gıda kaynaklarından birini yitiriyor ve bir resifteki balık larvaları diğer resiflerdeki balıkları ikmal edemez hale geliyor.

“Güney Çin Denizi’ndeki resiflerin yarısında ciddi gerileme yaşanıyor olabilir,” diyor McManus. “Toplu yıkım.”

Uzmanlar, balıkçı teknelerinin sayısını azaltmayı ve bazı balıkçılık yöntemlerini yasaklamayı içeren ortak bir bölgesel yönetimin, Güney Çin Denizi balık yataklarını sürdürülebilir kılmada büyük ilerleme yaratacağı görüşünde. Poling ise bu tür bir planın balık yataklarının çöküşünü engelleyecek kadar kısa sürede hazırlanıp hazırlanamayacağını sorguluyor.

“Bunun için anlaşmazlığa son verilmesi gerekiyor,” diye konuşuyor. “Mümkün. Ama gerçekleşme olasılığı düşük. Başarılı bir ortak yönetim sistemi için ilk adım, hangi alan üzerinde konuşuyor olduğunuz konusunda fikir birliğine varmanız.” Kimi ülkeler hak iddialarını uluslararası yasalara dayandırırken, Çin’in genişletilmiş yetki alanı iddiasını sürdürmesi halinde anlaşmanın olanaksız olduğunu söylüyor.

Ve civar ülkeler pasif kalır ya da balıkçılarını daha fazla avlanmaya teşvik ederken Güney Çin Denizi ana kaynağı balıklarını yitiriyor.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Adam Dean

Güney Çin Denizi’nde, hemen her yerden daha çok balık ürüyor ama bu durum fazla uzun sürmeyebilir.

Adam Dean

Filipinli balıkçı, tekne mürettebatı tarafından yakalanan balıkların bir bölümüyle kıyıya doğru ilerliyor. Sarıkanat orkinos, Filipinler’in orkinos merkezi olarak bilinen General Santos’un balık limanına giriyor.

Adam Dean

Bir balıkçı, azalan kaynaklara erişim rekabetinin uluslararası anlaşmazlıklar sonucu hızlandığı Güney Çin Denizi’nde yakalanan bir yelkenbalığını omuzlamış.

Adam Dean

Rekabet sürtüşmeyi daha da kızıştırdı. Bir av sırasında, Filipinli balıkçılar ulusal sularda kalmayı tercih etmiş.

Adam Dean

Filipin teknesi Melissa’nın ışıkları balıkları yüzeye ve tekneye çekiyor. Yönetmeliklere tabi olmayan bu sularda Filipinli, Çinli, Vietnamlı ve Tayvanlı balıkçılar dolaşıyor.

Adam Dean

Filipinli balıkçı, Puerto Princesa’daki bir balıkçı köyünde ağlarını onarıyor.

Adam Dean

Filipinler’deki en büyük tesis özelliği taşıyan Navotas Balık Limanı Kompleksi çalışanları, Güney Çin Denizi’nden dönen teknelerden çıkan balıkları ayırıyor. Balık, bölge insanı için önemli bir protein kaynağı. Bu nedenle balık yataklarının çöküşü facia ile eşanlamlı.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA