MAYIS SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Hayatta Kalma Savaşı

Jennifer S. Holland

Stefano Unterthiner

28.2.2017

Hayatta Kalma Savaşı

Perçemli kara makak, Sulawesi’deki bir doğa koruma alanında sahilde dolanıyor. Bölgede yaki adıyla bilinen bu ilginç maymunları araştıran biliminsanları, sosyal yapılarının insan davranışlarına açıklık getirdiğini görüyor.

Perçemli kara makak Endonezya adalarında eti için avlanıyor, evcil hayvan olarak esaret altında tutuluyor ve doğal ortamının küçülmesi tehlikesiyle yaşıyor. Peki kurtulma şansı var mı?

Naruto adlı hınzır maymun, Endonezya’daki parkta bir fotoğrafçının makinesini aşırıp, rivayete göre selfie çekmiş olmasaydı, perçemli kara makak bugün hâlâ göze çarpmadan yavaş yavaş yok olmaya devam ediyor olacaktı.

Fotoğrafın internette yayılmasıyla birlikte Macaca nigra birdenbire milyonlarca hayran kazanmıştı. Tüm bunlar olurken, hayvanların koruma durumunu belirleyen Uluslararası Doğayı Koruma Birliği, punk saçlı, kehribar gözlü bu türü, dünyanın yok olmaya en yakın 25 primatı listesine alma çalışmalarını sürdürüyordu.


Naruto'nun Haziran 2011'de çektiği selfie.

Naruto’nun ünü, Sulawesi Adası’nda, Bitung yakınlarındaki Tangkoko–Batuangus–Duasaudara Doğa Koruma Alanı sınırları içinde yaşayan makak dostları arasında ona özel bir itibar kazandırmadı.

“Bu o,” diyor Liverpool John Moores Üniversitesi (İngiltere) primatologlarından Antje Engelhardt. Kamburunu çıkarıp oturmuş kaşınan orta boy bir makağı işaret ediyor. Tam o sırada, Alex adlı bir erkek Naruto’ya arkadan yaklaşıp üzerine çıkıyor.

“Gördünüz mü?” diye gülen Engelhardt, Alex’in hıncını Naruto’dan çıkardığını açıklıyor. Grubun alfa erkeği Charlie, Alex’in yemek üzere olduğu bir inciri kapmış. “Charlie ile kavga etmektense,” diyor Engelhardt, “kızgınlığını kendinden daha zayıf bir hayvan üzerinde güç gösterisine dönüştürüyor.”

Hani nerede şöhret?

Engelhardt ve sürekli değişen öğrencilerden oluşan ekibi, Macaca Nigra Projesi kapsamında, koruma alanındaki makakların davranışlarını ve biyolojisini inceliyor on yıldır. Yörede yaki olarak bilinen M. nigra, dağlık merkezinden uzayan dört yarımadanın bulunduğu Sulawesi Adası’nda evrimleşen, birbirinden farklı yedi makak türünden biri.


Dişiler 20 ayda bir doğuruyor ve yavruların bakımını büyük oranda üstleniyor. Miniklerin süt emdiği süre bir yıldan az, ancak birkaç yıl daha annelerinden fazla uzaklaşmıyorlar. Genç erkekler daha sonra bir başka grupta statü sahibi olmak için ayrılıyor.

Kritik derecede tehlike altında olan makaklar, son yılları hayli zorlu şartlar altında geçirdi: Etleri için avlanıyor, evcil hayvan olarak alıkoyuluyor, hindistancevizi plantasyonlarına ve bahçelere yer açmak için yapılan yasadışı ağaç kesimleri yüzünden giderek küçülen alanlara sıkışıyorlar. Bu arada korumacılar, hükümetin yaban alanlarını yollara ve sanayiye açma planlarıyla mücadele ediyor.

2009–2010 yılları arasında yapılan sayımlar, kısaca Tangkoko olarak bilinen koruma alanındaki yaki sayısının 2 bin civarında olduğunu gösteriyor. Engelhardt, nüfusun o zamandan bu yana düşüş gösterdiğini söylüyor. Kuzey Sulawesi’nin başka yerlerinde yaşayanların sayısı bilinmiyor. Sulawesi’nin yüzlerce kilometre uzağındaki Bacan Adası’nda da makaklar yaşıyor ve buraya özgü olmayan hayvanların 1800’lerin ortasında bölgedeki sultana hediye olarak adaya getirildiği söyleniyor.

Biliminsanları, Tangkoko’da üç ana yaki grubunu inceliyor. En girgin olan gruba Rambo II adını takmışlar. Grubun daha önceden incelenen ve turistlerce sevilen üyeleri, Engelhardt on yıl önce buraya geldiğinde oldukça uysalmış. Rambo I de daha önce araştırılmış ama yıllar önceymiş bu. Engelhardt’ın ekibiyle yeniden uysallaşmışlar. Üçüncü grup Pantai Batu Hitam (Kara Kaya Kumsalı anlamındaki adını, gezindikleri volkanik kumsallardan alıyor) insanlardan en çok çekineni.

Her grup, katı bir hiyerarşi içinde yaşayan 80 civarında üyeye sahip. Alfa erkek, dişiler tarafından eş olarak tercih ediliyor – ancak kırılgan bir hâkimiyet sürüyor. İktidarı ele geçirme işlemi genelde hızlı ve kansız oluyor; ve konumunu bir kez kaybeden alfa tekrar başa geçemiyor. Devrilen erkeklerden bazıları grubu terk ediyor ve başka bir gruba lider olmaya çalışıyor. Dişiler genelde birbirleriyle iyi geçiniyor, anlaşmazlıkları birbirlerini tımar ederek ve başka barışçıl davranışlarla çözüme kavuşturuyor.

Stefano Unterthiner

Dişiler 20 ayda bir doğuruyor ve yavruların bakımını büyük oranda üstleniyor. Miniklerin süt emdiği süre bir yıldan az, ancak birkaç yıl daha annelerinden fazla uzaklaşmıyorlar. Genç erkekler daha sonra bir başka grupta statü sahibi olmak için ayrılıyor.

Stefano Unterthiner

Bu sosyal maymunların günlük yaşamı, Tangkoko Doğa Koruma Alanı’nın ormanlık bölgelerinde dolaşmak, yemek yemek, tımar etmek, avarelik yapmakla geçiyor. Kendi başlarına dolaşmaya çıkan bireyler, seslenme yoluyla grupla iletişim halinde kalıyor.

Stefano Unterthiner

Doğada yakalanan genç Nona (adı “Hanım” anlamına geliyor) Kumersot’taki bir ailenin yanında zincire mahkûm olarak yaşıyor. Soyu tükenmekte olan yakileri alıkoymak yasalara aykırı; hayvan koruma grupları bu durumdaki hayvanları bulup kurtarmak için çalışıyor.

Stefano Unterthiner

Tompasobaru’daki bir pazaryerinde tartı üzerinde sergilenen deşilmiş yavru maymun kimine göre şok edici bir görüntü, kimine göre harika bir yiyecek. Maymunlar –koruma altında olmaları görmezden gelinen yakiler dahil– orman eti tüketiminin yaygın olduğu Sulawesi’nin Hıristiyan köylerinde kolayca bulunuyor.

Stefano Unterthiner

Destekçiler, yapraklarla çevrili bu birey gibi maymunlarla dolu ormanların değerini çocuklara öğretmenin, uzun vadede faydalı olacağına ve yaki rakamlarındaki düşüşü tersine çevireceğine inanıyor. “Sonuçta,” diyor makak araştırmalarında uzman Antje Engelhardt, “yayılım alanlarını korumamız ve onları rahat bırakmamız gerekiyor.”

Makak alanlarının çakıştığı yerlerde şiddetli çarpışmalar ortaya çıkabiliyor. Sürüden ayrı kalanlar, cıyaklamaları ve feryatları duyunca hemen koşup gruba katılıyor ve ön saflarda çarpışanlara destek vermek için çığlıklar atıyor. “Oldukça sert olabiliyorlar,” diyor Engelhardt çatışmaları kastederek. Ama ölümler nadir. Dişileri romantik rakiplerden uzaklaştıracak şekilde yönlendiren erkekler bazen eşlerine kaba davranıyor, hatta ısırarak yaralayabiliyor. “İzlemesi vahşi olabiliyor,” diyor New York Üniversitesi’nde doktora yapan Maura Tyrrell.

Yine de makaklar ormandaki evlerinde korkusuzca yaşıyor. Yükseklere tırmanıp uzaklara sallanıyor, dalları ıskalayınca ağaçlardan aşağı yuvarlanarak başka dalları kırıyorlar. Çizgi filmlerden fırlamış gibi duran koca gözlü yavrular ya annelerine yapışıyor ya da zemine yakın yerlerde birlikte oynuyor. Hareket halindeyken yiyecek toplayan, ağızlarına incir ve diğer meyveleri tıkıştıran, ayrıca böcek ve yaprak da yiyen bireyler kumru gibi sesler çıkararak iletişim halinde kalıyor. Yüz ifadesi farklı ruh hallerini yansıtıyor: Törensel esneme –ağza oval biçim verilmesiyle başlıyor ve hayvanın kafasını geri atmasıyla genişliyor– gerilimi yansıtıyor. Kulakları yatırarak kafa derisini geri çekmek oynamaya ya da tımara davet anlamına geliyor. Kıkırdama, hırıldama, homurdanma ve havlamanın –makak konuşması– duruma göre değişen anlamları var.

Tyrrell haftanın beş günü gündoğumundan günbatımına makakların peşinde dolaşarak erkekler arasındaki iletişimi inceliyor. Erkeklerin ne zaman ve ne şekilde koalisyon oluşturduklarını anlamanın “ilk insan toplumlarındaki benzer davranışlara ışık tutabileceğini” söylüyor. Günlük değerlendirmeler sıklıkla 18 yaş üstü kategoride. “Gerginlikler olsa da, törensel selamlaşmalar ve cinsel organların avuçlanmasıyla yumuşatılıyor,” diyor. “Karşısındakinin penisine dokunmak, erkekler açısından ilişkilerini test etmenin ve gelecekteki işbirliklerini tartmanın yolu olabilir.” Elleme işlemi karşılıklı da gerçekleşebildiği için hiyerarşiyle ilgisi olmadığını söylüyor. Kim başlatırsa başlatsın, “cinsel organın bir başka erkek tarafından ellenmesine izin vermek korunmasız bir durum.”

Bir noktaya dikkat çekmenin başka yolları da var. Rambo II grubunun Raoul adlı iri alfa erkeği, ormandaki ilk günümde ağzını sonuna kadar açarak bana hançer gibi keskin köpekdişlerini gösteriyor. Sonra da yanıma yaklaşıp bir sopayla baldırıma vurarak toplumsal düzendeki yerimi bildiriyor (altlarda).

Makaklar kendi aralarında sıklıkla cinsellik simgelerine başvuruyor. Kırmızımsı pembe şişkin popolarıyla potansiyel eşlerin önünde geçit yapan dişileri izlerken, “Cinsel seçim konusunda çok aşırılar,” diyor Engelhardt. Bir erkeğin aynı derecede canlı renkteki testis torbası da testosteron derecesini ve buna bağlı olarak hâkimiyetini gösteriyor. “Ne kadar kırmızıysa hiyerarşideki konumu o kadar yüksek demek,” diye konuşuyor.

Erkekler sürekli olarak konumlarını yokluyor, hiyerarşide yukarıya tırmanmaya çalışıyor. Üst sıralarda yer almak, doğurgan dişiler (en büyük, en kırmızı gerili olanlar) aracılığıyla DNA’sını yayma şansını yakalamak anlamına geliyor. “Yine de,” diyor Engelhardt, “Beta (iki numara) olmak en iyi durum sayılır. En güçlü olmak zorunda değilsin; buna karşın eline çok fırsat geçiyor.”

Araştırmacılar, yaki özel yaşamının ince ayrıntılarını açıklığa kavuşturuyor. “İlginç keşiflerden biri, kendine güvenli olmak ve çeşitlilik gösteren büyük bir sosyal ağın içinde yer almak gibi belli kişilik özelliklerine sahip erkeklerin, daha üst seviyelere ulaşma ve böylece daha fazla yavruya babalık yapma şansının daha yüksek olması,” diyor Engelhardt. “Sosyal statü kişiliği değil, kişilik sosyal statüyü etkiliyor.” Aynı durum insanlar için de geçerli. Kişilik, sosyal “seviyeyi” ve cinsel fırsatları etkiliyor. Ancak tam olarak hangi özelliklerin yarar sağladığı “çok spesifik olabilir,” diyor. “Erkek makaklarda işe yarayan bir şey insanlarda yararlı olmayabilir.”

Yaki avlayan tek yırtıcı ağlı piton olabilir, ama bu maymunların düşmanı çok. Tarla açanlar tarafından itilip kakılıyorlar. Yol yapanlar etraflarını kuşatıyor. Kaçak tuzakçılardan canlarını kurtarmaya çalışıyorlar.

Tangkoko’dan çıkışta, başıyla yol kenarındaki eğimli araziyi işaret eden Engelhardt, “Bütün burası bakir bir ormandı,” diyor. “İlk önce korucular bahçe kurmaya başladılar, sonra köylüler onları izledi.” Duasaudara Dağı’nın çifte doruğunu işaret ediyor: “Tepede orman var ama gerisi hindistancevizi plantasyonu artık. İnceledik orayı: Maymun yok. Hiç yok.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Mart 2017 sayısında veya iPad/iPhone edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Stefano Unterthiner

Dişiler 20 ayda bir doğuruyor ve yavruların bakımını büyük oranda üstleniyor. Miniklerin süt emdiği süre bir yıldan az, ancak birkaç yıl daha annelerinden fazla uzaklaşmıyorlar. Genç erkekler daha sonra bir başka grupta statü sahibi olmak için ayrılıyor.

Stefano Unterthiner

Bu sosyal maymunların günlük yaşamı, Tangkoko Doğa Koruma Alanı’nın ormanlık bölgelerinde dolaşmak, yemek yemek, tımar etmek, avarelik yapmakla geçiyor. Kendi başlarına dolaşmaya çıkan bireyler, seslenme yoluyla grupla iletişim halinde kalıyor.

Stefano Unterthiner

Doğada yakalanan genç Nona (adı “Hanım” anlamına geliyor) Kumersot’taki bir ailenin yanında zincire mahkûm olarak yaşıyor. Soyu tükenmekte olan yakileri alıkoymak yasalara aykırı; hayvan koruma grupları bu durumdaki hayvanları bulup kurtarmak için çalışıyor.

Stefano Unterthiner

Tompasobaru’daki bir pazaryerinde tartı üzerinde sergilenen deşilmiş yavru maymun kimine göre şok edici bir görüntü, kimine göre harika bir yiyecek. Maymunlar –koruma altında olmaları görmezden gelinen yakiler dahil– orman eti tüketiminin yaygın olduğu Sulawesi’nin Hıristiyan köylerinde kolayca bulunuyor.

Stefano Unterthiner

Destekçiler, yapraklarla çevrili bu birey gibi maymunlarla dolu ormanların değerini çocuklara öğretmenin, uzun vadede faydalı olacağına ve yaki rakamlarındaki düşüşü tersine çevireceğine inanıyor. “Sonuçta,” diyor makak araştırmalarında uzman Antje Engelhardt, “yayılım alanlarını korumamız ve onları rahat bırakmamız gerekiyor.”

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA