MART SAYISI BAYİDE!

ABONE OL SATIN AL

Muhabbet Zamanı

Joshua Foer

Brian Skerry

29.4.2015

Muhabbet Zamanı

Yiyecek arayan dönücü yunuslar, Hawaii’de, Oahu açıklarındaki bir körfeze geri dönüyor. Geveze ve sokulgan karakterli dönücü yunuslar, sayıları binlere ulaşan gruplar halinde yaşıyor.

Yunuslar ve insanlar arasındaki iletişim engelleri aşılmak üzere...

Başeğitmen Teri Turner Bolton’ın gözü Hector ve Han’da. Ve bu iki genç erkek yunusun gözü de onun üzerinde. Rostrum olarak da anılan gagalarını sudan dışarı çıkarmış, sabırsızlık içinde emir bekliyorlar.

Onlar, gösteri sanatının gedikli profesyonelleri. Honduras açıklarında, bir ada üzerinde kurulmuş tatil ve araştırma merkezi Roatán Deniz Bilimleri Enstitüsü’nce (RIMS) yürütülen araştırma kapsamında yer alıyorlar. Komut verildiğinde havada takla atmak, kuyrukları üzerinde dik durarak su yüzeyinde geri geri kaymak ve haftada birkaç kez yolcu gemisiyle gelen turistlere göğüs yüzgeçleriyle el sallamak üzere eğitilmişler.

Ancak RIMS’deki bilim insanları, yunusların ne yaptıklarından çok ne düşündükleriyle ilgili. “Keşfet” anlamına gelen el işaretini gören Hector ve Han, suya dalıp baloncuk çıkarmayı, suyun dışına sıçramayı, okyanusun derinliklerine dalmayı ya da repertuvarlarındaki onlarca başka manevrayı gerçekleştirmeyi ve bu arada da aynı gösteri sırasında aynı hareketleri tekrarlamamayı beceriyor. İnanılmaz bir şekilde, her gösteride yeni davranışlar denemeleri gerektiğini de biliyorlar.

Bolton, keşfetme sinyali olarak ellerini başının üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştiriyor ve sonra da “eşzamanlı” demek için yumruklarını yan yana koyuyor. Söz konusu iki işaretle yunuslara, bu gösteride görmediği bir davranış sergileme ve bunu birlikte yapma emri vermiş oluyor.

Hector ve Han suyun altında gözden yitiyor. Üzerinde dalgıç elbisesi ve şnorkel, elinde büyük bir hidrofonlu sualtı video kamerası bulunan karşılaştırmalı psikolog Stan Kuczaj da yanlarında. Hector ve Han arasındaki birkaç saniyelik seslenişi kaydediyor,sonra aynı anda yavaşça dönmelerini ve kuyruklarını yine aynı anda üç kez çırpmalarını videoya çekiyor. 


Benekli yunuslar suların olağanüstü temiz olduğu Kuzey Bahamalar açıklarında yüzüyor. Bu sosyal hayvanların üç kuşağı 30 yıl içinde 300 birey Denise Herzing liderliğinde gerçekleştirilen dünyanın en uzun süreli sualtı yunus programının konusu.

Suyun dışında, Bolton, baş ve orta parmaklarını birbirine bastırarak yunuslara birlikte keşfetmeye devam etmelerini söylüyor. Onlar da öyle yapıyor... 180 kiloluk bu hayvanlar, dibe dalıp birkaç tiz ıslık sesi alışverişi daha yaptıktan sonra aynı anda baloncuklar çıkarıyor. Sonra yan yana oldukları yerde dönüyorlar. Sonra da kuyrukları üzerinde yürüyorlar. Neredeyse kusursuz sayılacak sekiz senkronize hareketten sonra gösteri sona eriyor.

Bu olağanüstü davranış biçiminin iki olası açıklaması var. Ya yunuslardan biri diğerini çok çabuk ve doğru şekilde taklit ediyor ve sergiledikleri koordinasyon sadece bir göz yanılması. Ya da göz yanılmasıyla hiçbir ilgisi yok: Suyun altında birbirlerine ıslıkla seslenirken gerçekte bir plan yapıyorlar.

Şempanze bir meyveye baktığında ya da gümüşsırt goril yaklaşan erkeği uyarmak için göğsünü dövdüğünde bu davranışlarda bir parça da kendimizi görüyor ve hatta bu hayvanların ne düşündüklerini hayal ediyoruz. Onların zekâsının bizimkinin daha geri –ya da en azından benzer– bir versiyonu olduğunu düşünüyoruz. Ama yunuslar tamamen farklı. Yunuslar sonar ile “görüyor” ve bunu öylesine yüksek bir doğrulukla yapıyorlar ki, 30 metre öteden bir nesnenin metal mi, plastik mi, yoksa ahşap mı olduğunu anlayabiliyorlar. Hatta diğer yunusların ekolokasyon (sesle yer belirleme) kliklerine kulak vererek neye baktıklarını dahi anlayabiliyorlar. Primatların aksine otomatik olarak nefes almıyorlar ve beyinlerinin sadece bir yarısı dinlenme halindeyken uyuyorlar. Gözleri birbirinden bağımsız hareket edebiliyor. Dünyamızı bizimle paylaşan bir çeşit uzaylı zekâ gibiler; belki de onları izlemek ET’ye en çok yaklaşacağımız zaman olacak.

Brian Skerry

Afalinaların beyinleri –bedenleriyle orantılı olarak değerlendirildiğinde– hayvanlar aleminde en büyük beyinler arasında yer alıyor. Bilim insanları yunusların karmaşık seslenişlerinin şifresini çözmeye çalışıyor. Bu şişe burunlular, Honduras’ta, Roatán Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde görüntülendi.

Brian Skerry

Stan Kuczaj’ın emrini okumak –ok işareti “suyun dibine geri dön” anlamına geliyor– Roatán’daki bu afalina için çocuk oyuncağı. Kuczaj, “Yunusların nasıl düşündüğünü anlamak için, bu tür problemleri çözmeye çalışan yunusları gözlemlemek şart,” diyor.

Brian Skerry

Son derece sosyal yaratıklar olan yunuslar, yaratıcı yiyecek stratejileri üzerinde birlikte çalışıyor. Patagonya açıklarındaki gölgeli yunuslar, hamsileri düzgün yuvarlaklar haline gelecek şekilde güdüyor sonra da sırayla mideye indiriyor. Bir Macellan pengueni ile yelkovan kuşu da şölene katılıyor.

Brian Skerry

Bahamalar’da yunusları inceleyen Denise Herzing (sağdaki) yunus ıslıkları üreten bir bilgisayar takıyor. Umudu, bu çalışmanın, ortak bir kelime haznesinin temellerini atması yönünde.

Brian Skerry

Yunuslar sesle olduğu kadar bedenleriyle de iletişim kuruyor. Patagonya açıklarında sudan dışarı fırlayan bu gölgeli yunus, diğer yunuslara sinyal gönderiyor olabilir: Burada yiyecek bol, gelip yiyin!

Brian Skerry

Yunuslar sorun çözme konusunda olağanüstü başarılı. Florida Keys açıklarındaki bu iki afalina da, balık dolu bir PVC borunun kapağını açmak için tek yolun yardımlaşma olduğunun farkında.

Brian Skerry

Bu bir angarya değil bilişsel yetenek testi. Kaliforniya, Vallejo’daki Six Flags parkındaki afalina, yenilir jelatinden yapılmış topu borular labirentinden çıkarmak için rostrumunu kullanmayı keşfediyor. Bu tür “bilişsel geliştirme” alıştırmaları esaret altındaki yunuslara fayda sağlıyor olabilir.

Brian Skerry

Kefal yakalamak için benzersiz bir yol geliştiren Florida Körfezi’ndeki afalinalar, balıkları karıştırdıkları deniz dibinden yükselen çamurdan bir perdeyle çeviriyor. Kaçmak için çamur halkalarının üzerinden atlayan balıklar, bekleyen yunusların midesinde son buluyor.

Brian Skerry

Bahamalar, Bimini kıyıları açıklarında saklanan balıkları bulmak için okyanus tabanını ekolokasyon yoluyla tarayan bir yunus, dikey pozisyonda, gaga da denilen rostrumunu kullanarak kumdan balık çıkarıyor.

Brian Skerry

Hawaii, Kona açıklarındaki dönücü yunuslar, sabah saatlerini kendilerini yapraklarla süslemeye ayırmış. Oyun, yunusların sosyal yaşamlarının önemli bir parçası ve aynı zamanda da bilişsel gelişimleri için gerekli.

Yunuslar olağanüstü geveze. Sadece ıslık çalmakla ve klik sesi çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda yavrularını disiplin altına almak ve köpekbalıklarını uzaklaştırmak için güçlü nabız atışı adı verilen geniş bant ses demetleri de gönderiyorlar. Tüm bu sesleri dinleyen bilim insanları da, bir anlamları varsa eğer bunun ne olabileceğini merak ediyor. Bu kadar büyük beyinli ve son derece sosyal bir canlı, şayet bu sesler bir anlam taşımıyor olsaydı dalgaların altında gevezelik ederek bu kadar zaman kaybetmezdi elbette. Ama yarım yüzyıldır süren araştırmalara rağmen hiç kimse yunus seslerinin temel birimlerinin ne olduğunu ya da bu birimlerin nasıl bir araya getirildiğini açıklayamıyor.

Yunuslarda bilinç konusunda bu alanda çalışan hemen herkesten daha fazla bilimsel makale yayımlayan 64 yaşındaki Kuczaj, “Eğer sesleri davranışlara bağlayan bir kalıp bulabilirsek bu çok önemli bir şey olacak,” diyor. RIMS’de senkronize hareket eden yunuslarla yaptığı çalışmanın yunus iletişiminin sırrını çözecek bir mihenk taşı olabileceği görüşünde. Ancak, yunusları bu kadar ilginç kılan sofistike yapılarının, aynı zamanda üzerlerinde araştırma yapılmasını zorlaştırdığını da sözlerine ekliyor.

Öte yandan, yunus dilini çağrıştıran herhangi bir şeyin varlığını destekleyecek bir kanıt yok. Ve bazı bilim insanları da halen süregiden bu “umutsuz araştırma” konusunda kızgın. Are Dolphins Really Smart? The Mammal Behind the Myth kitabının yazarı Justin Gregg, “Yunusların zamanda yolculuk yapamayacağına, düşünce gücüyle kaşık bükemeyeceğine ve üfleme deliklerinden lazer atışı yapamayacağına dair de kanıt yok,” diye yazıyor. “Hep karşımıza çıkan ‘bilmediğimiz çok şey var’ mazereti yunus dili savunucularının bu fikri arka kapıdan içeri sokmalarına izin verdi.”



Ancak, Kuczaj ve önde gelen diğer bazı araştırmacılar, Gregg’in yarım yüzyıllık bir başarısızlık olarak algıladığı bu noktada, dolaylı kanıtların üstünlüğünü görüyor. Ve soruna şimdiye kadar doğru açıdan doğru araçlarla bakılmadığını savunuyorlar. Kuczaj’ın kullandığı gibi yüksek frekanslı sualtı ses kayıt aletleri ancak son 10 yıldan bu yana yunus seslerinin tam tayfını kaydedebiliyor ve veri inceleme algoritmaları da sadece son birkaç yıldır bu kayıtların anlamlı bir analizini olanaklı kılıyor. Özetle, yunus sesleri bilimin en büyük gizemlerinden –ya da en büyük çıkmaz sokaklarından– biri.

Bizim ayağa kalkan cinsimiz tarafından geride bırakılana kadar yunuslar gezegenimizin olasılıkla en büyük beyinli ve tahminen en zeki canlılarıydı. Beden boyutuna göre ele alındığında yunus beyni hayvanlar aleminde hâlâ en büyükler arasında yer alıyor. Üstelik şempanze beyninden bile büyük. İnsanlarla şempanzelerin en son ortak atası altı milyon yıl kadar önce yaşadı. Buna karşılık yunuslar gibi memeli deniz hayvanları diğer memeli hayvanların soyundan yaklaşık 55 milyon yıl önce ayrıldı ve 95 milyon yıldan bu yana da primatlarla ortak bir ataları olmadı.

Bu da, primatlarla deniz memelilerinin çok uzun bir zamandır farklı bir evrim çizgisinde ilerledikleri ve sonucun sadece iki farklı beden tipi değil aynı zamanda iki farklı beyin de ortaya çıkardığı anlamına geliyor. Örneğin primatlarda ileri düzeyde karar verme ve planlamadan sorumlu büyük bir ön lob var. Yunuslarda pek de bir ön lob olmamasına rağmen onlar da sorunları çözme konusunda etkileyici bir yeteneğe ve geleceği planlama kapasitesine sahip. Biz primatlarda görsel bilginin işlendiği yer beynin arka tarafı, dil ve ses bilgisinin işlendiği yerse yanlardaki temporal loblar. Yunuslarda ise görsel ve sessel bilgi neokorteksin farklı bölgelerinde işleniyor. Ayrıca bilginin kortekse girip çıkarken izlediği yol da bütünüyle farklı. Yunuslarda duyguları işlemek üzere çok gelişkin ve tanımlı bir paralimbik sistem de bulunuyor. Hipotezlerden biri, bunun yunus toplulukları içinde var olan sosyal ve duygusal ilişkiler için gerekli olduğu yolunda.


En büyük yunus olan katil balina, Arjantin, Punta Norte'de bir denizaslanı yavrusunu kapmak üzere kendini kumsala doğru fırlatıyor. Sadece birkaç bölgede görülen bu riskli davranış –katil balinalar sık sık karaya oturuyor– annelerden öğreniliyor.

Kimmela Hayvan Savunma Merkezi yetkili başkanı biyopsikolog Lori Marino, “Tek başına bir yunus, gerçek bir yunus sayılmaz,” diyor. “Yunus olmak karmaşık bir sosyal ağa ait olmak anlamına geliyor. Hatta insanlardakinden bile daha fazla.”

Yunuslar bir sorunla karşılaştıklarında diğer hayvan gruplarında ender görülen bir uyum sergiliyorlar. Eğer içlerinden biri hastalanırsa ve sığ sulara giderse bazen tüm bir grup onu izliyor ve bu da topluca karaya oturmalarına neden olabiliyor. Neredeyse, sadece sahile vuran yunusa odaklandıklarını söylüyor Marino. “Bu odaklanmışlığı bozmanın tek yolu ise, onları uzaklaştıracak eşit derecede güçlü bir şey oluyor.” 2013 yılında Avustralya’da bu tür bir toplu karaya oturma olayı insanların el koymasıyla engellenmiş, gruptan alınıp denize götürülen bir yavrunun imdat çağrıları onları yeniden denize doğru çekmişti.

Devamını National Geographic Türkiye'nin Mayıs sayısında veya iPad/iPhone/Android edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Brian Skerry

Afalinaların beyinleri –bedenleriyle orantılı olarak değerlendirildiğinde– hayvanlar aleminde en büyük beyinler arasında yer alıyor. Bilim insanları yunusların karmaşık seslenişlerinin şifresini çözmeye çalışıyor. Bu şişe burunlular, Honduras’ta, Roatán Deniz Bilimleri Enstitüsü’nde görüntülendi.

Brian Skerry

Stan Kuczaj’ın emrini okumak –ok işareti “suyun dibine geri dön” anlamına geliyor– Roatán’daki bu afalina için çocuk oyuncağı. Kuczaj, “Yunusların nasıl düşündüğünü anlamak için, bu tür problemleri çözmeye çalışan yunusları gözlemlemek şart,” diyor.

Brian Skerry

Son derece sosyal yaratıklar olan yunuslar, yaratıcı yiyecek stratejileri üzerinde birlikte çalışıyor. Patagonya açıklarındaki gölgeli yunuslar, hamsileri düzgün yuvarlaklar haline gelecek şekilde güdüyor sonra da sırayla mideye indiriyor. Bir Macellan pengueni ile yelkovan kuşu da şölene katılıyor.

Brian Skerry

Bahamalar’da yunusları inceleyen Denise Herzing (sağdaki) yunus ıslıkları üreten bir bilgisayar takıyor. Umudu, bu çalışmanın, ortak bir kelime haznesinin temellerini atması yönünde.

Brian Skerry

Yunuslar sesle olduğu kadar bedenleriyle de iletişim kuruyor. Patagonya açıklarında sudan dışarı fırlayan bu gölgeli yunus, diğer yunuslara sinyal gönderiyor olabilir: Burada yiyecek bol, gelip yiyin!

Brian Skerry

Yunuslar sorun çözme konusunda olağanüstü başarılı. Florida Keys açıklarındaki bu iki afalina da, balık dolu bir PVC borunun kapağını açmak için tek yolun yardımlaşma olduğunun farkında.

Brian Skerry

Bu bir angarya değil bilişsel yetenek testi. Kaliforniya, Vallejo’daki Six Flags parkındaki afalina, yenilir jelatinden yapılmış topu borular labirentinden çıkarmak için rostrumunu kullanmayı keşfediyor. Bu tür “bilişsel geliştirme” alıştırmaları esaret altındaki yunuslara fayda sağlıyor olabilir.

Brian Skerry

Kefal yakalamak için benzersiz bir yol geliştiren Florida Körfezi’ndeki afalinalar, balıkları karıştırdıkları deniz dibinden yükselen çamurdan bir perdeyle çeviriyor. Kaçmak için çamur halkalarının üzerinden atlayan balıklar, bekleyen yunusların midesinde son buluyor.

Brian Skerry

Bahamalar, Bimini kıyıları açıklarında saklanan balıkları bulmak için okyanus tabanını ekolokasyon yoluyla tarayan bir yunus, dikey pozisyonda, gaga da denilen rostrumunu kullanarak kumdan balık çıkarıyor.

Brian Skerry

Hawaii, Kona açıklarındaki dönücü yunuslar, sabah saatlerini kendilerini yapraklarla süslemeye ayırmış. Oyun, yunusların sosyal yaşamlarının önemli bir parçası ve aynı zamanda da bilişsel gelişimleri için gerekli.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA