EKİM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Kimin Coğrafyası?

Cathy Newman

Jim Richardson

28.4.2017

Kimin Coğrafyası?

İskoçya’nın kuzeybatısındaki Sgòrr Tuath Tepesi’nden görünen bu manzaradaki gibi bir fundalık, kısa bitki örtüsüyle kaplı, melankoli duygusu veren minimal bir arazi. İşletilen bu alanların ardında mülkiyet, korumacılık ve arazi yönetimi konusundaki tartışmalar yatıyor.

İskoçya’nın ikonik coğrafyasının geleceği sınıf, kültür ve doğa tartışmaları nedeniyle belirsizlik içinde.

Eric Heerema adına hareket eden emlakçı George Pirie, 30 Temmuz 2015’te, saat tam 18.00’de, İskoçya, Kingussie’deki Balavil Malikânesi’nin mülkiyetini eski sahibi Allan Macpherson–Fletcher’den devraldı. Robert Adam tarafından tasarlanan 18. yüzyıldan kalma taş konak, hafif engebeli fundalık araziler, Spey Nehri’nin 5 kilometrelik bölümü ve bir de Sarah adlı hayalet!.. Bu satış, 2 bin 800 hektarlık ve yaklaşık 5 milyon pound’luk mülkün 225 yıllık bir aile geleneği olmaktan çıkışının da ifadesi oldu.

“Harika bir yaşam biçimiydi ama artık zamanı gelmişti,” diyor, Macpherson–Fletcher, arazinin bir köşesinde kendisi ve karısı Marjorie için ayırdığı yenilenmiş çiftlik evinin sera odasında viskisini yudumlarken. Kırmızı pantolonu ve lacivert kazağı, beyaz saçlarıyla sıcakkanlı ve güler yüzlü MacphersonFletcher rahatlamış görünüyor.

65 yaşında ve emekliliğe hazırmış. Çocuklarının, “akıllıca” bir kararla, mülkü devralmaya ilgi göstermediklerini söylüyor. Bakım masrafları kalbe ve cebe zarar vericiymiş. “Para kaybetmenin en kolay yolu Highlands’de malikâne sahibi olmak,” diye espri yapıyor. Üstelik, tam da İskoç Parlamentosu bu tür mülklerin sahipliğini daha masraflı ve zor hâle getiren bir arazi reform yasası çıkarmak üzereyken. Planın biçimlenmesinde, uzun süredir devam eden sınıfsal gerginlikler ve İskoçya’nın ikonik coğrafyası olan fundalıkların geleceği konusundaki tartışmaların da etkisi var. Özetle, onun açısından sahneden çekilme zamanıymış.


Dougie Langlands (soldan ikinci), 150 yıldır aynı ailenin sahip olduğu 18 bin hektarlık Ardverikie Malikânesi’nde geyik avını yönetiyor. İskoçya’da tahmini 400 bin civarında kızıl geyik var. Gerek bu rakam gerekse avın etkileri hararetli tartışmalara konu oluyor.

Yeni sahipleri için hazırlanan evde sadece ahşap döşemeler ve lambri duvarlar kalmış. Aile büyüklerinin portreleri indirilmiş, dolapları dolduran mavi, bej ve kahverengi malikâne renklerinden tüvit mantolar, binici pantolonları, şapkalar ve yelekler boşaltılmış. Duvarlarda asılı cam gözlü av hayvanı kafaları (yabandomuzları, ceylanlar, iki Cape mandası, av kuşları), maun yemek masası, et servisinde kullanılan kubbe kapaklı gümüş kaplar, kollu şamdanlar, Şark halıları, üzerinde Macpherson arması ve “Touch not the cat bot a glove / Tırnaklarını çıkarmış kediye dokunma” (meali: bana bulaşma) mottosu yazılı 30 kişilik saf gümüş çatal bıçak takımı depoya yollanmış.

Balavil, artık av amaçlı bir malikâne, yani müşterilerin fundalıklarda kızıl geyik ve kartavuğu avlamak, somon yakalamak için yüksek fiyatlar ödediği tamamen Britanya’ya özgü bir kurum değil; bir aile yuvası olacak. Alıcının eşi Hannah Heerema, malikânenin “çocukların zaman geçireceği” bir yer olacağını söylüyor. (Geçtiğimiz yıl, sonuçlanması için hâlâ bekledikleri bir başvuru yapan yeni sahipler, çiftlik binalarını kafe, etkinlik alanları, otobüsler dahil 140 araçlık otoparkı olan bir turizm merkezine dönüştürmek istiyor. Ticari kullanıma yönelişten hoşnutsuzluk duyan civar yerleşimlerse, köyleri üzerinde olumsuz etki yaratacağı endişesiyle bu plana karşı çıkıyor.) İmzanın atılmasının hemen ardından, satışın belirlenen tarihte tamamlanması için Macpherson–Fletcher’ı azimle takip eden emlakçı Pirie, adeta bir devrin kapanışının altını çizmek istercesine mülkü güvenlik altına almak için garaj kapısını sabitlemiş. Oysa o sırada garajda yuva yapmış kırlangıçlar var ve satışın istenmeyen bir sonucu olarak burada hapis kalmışlar. “Zavallı kuşlar,” diyor Balavil’in eski mülk sahibi Allan Macpherson–Fletcher.

Balavil, İskoçya’nın Highlands bölgesinde Spey Nehri’yle Monadhliath Dağları arasında yer alıyor. 2 bin 800 hektarlık arazinin, 2 bin 400 hektarı fundalıktan oluşuyor. Bu benzersiz coğrafyayı bora şiddetindeki sert rüzgârlar dövüyor. Mülkün yabancı bir alıcının eline geçmesinin nedeni de, bu rüzgârların aynı zamanda ekonomik, sosyal ve politik değişimlerde de estirmesi. (Birleşik Krallık’ın Avrupa Birliği’nden çıkma yönünde oy kullanmasının ardından pound değerinin düşmesiyle birlikte, İskoç mülklerinin yabancılara satılması durumu daha sık yaşanacak. 2015 ve 2016 yıllarında satılan 16 malikânenin yarısı uluslararası alıcılara gitmişti.)

Fundalık, rüzgârın şiddetle savurduğu bodur çalı ve otlardan oluşan, duygusu minimal bir coğrafya. Soyut sanat eserlerini getirin gözünüzün önüne: Okra, koyu kahverengi ve kömür rengi yumuşak tonlarda blok görünümlü alanlar, mevsim ve araziye bağlı olarak kükürt sarısı (bataklık zambağı), bordo (liken) ve yaz sonunda mor süpürge çalılarıyla renkleniyor. Terim, Highlands olarak anılan toprakların kuru süpürge çalısı alanlarının yanı sıra, ülkenin daha yetersiz drenaja sahip kesimlerindeki bataklıkla kaplı sulak alanları da kapsıyor. Dünyanın süpürge çalısı fundalıklarının yüzde yetmiş beşi Birleşik Krallık’ta ve bunun çoğu da İskoçya’da bulunuyor.

Jim Richardson

Fundalıkların alametifarikası süpürge çalısı, morun yanı sıra pembe ve beyaz olarak da açan çok yıllık bir bitki. Bu arazi, Aberdeenshire’deki Mar Lodge Malikânesi’nde Dee Nehri’ne kadar iniyor. Halihazırda İskoçya Ulusal Vakfı’na ait olan Mar Lodge’da orman iyileştirme programı sürdürülüyor.

Jim Richardson

Kartavuğu avı, kuş avcılığının simgesi olarak kabul ediliyor. Destekçileri kültürel mirasını ve ekonomik değerini öne çıkarıyor. Karşıtlarıysa doğal kaynak istismarı olmasının yanı sıra acımasız da olduğunun altını çiziyor. Bir avcı ve “doldurucu” (soldaki) Aberfeldy civarında, Urlar Malikânesi’nde kuşların menzile girişini bekliyor.

Jim Richardson

Kingussie yakınlarındaki Ralia Malikânesi’nde avlak bekçileri Alastair Lyon (soldaki) ve Richard Williams, kartavuğuna besin sağlayacak filizlerin sürmesi için yaşlı fundaları kasıtlı olarak yakıyor. Bu işlem Ekim ile Nisan ayları arasında yapılıyor.

Jim Richardson

Mar Lodge Malikânesi’ndeki 2 bin 435 geyik boynuzuyla süslenmiş balo salonu, Fife Dükü tarafından sosyal etkinlikler için 1890’ların sonunda inşa edilmiş. Günümüzde düğünler için kullanılan salonda yakın dönemlere kadar da her yıl av sezonu bitiminde avlak bekçileri ve adamları için düzenlenen av uşağı balosu yapılıyordu.

Jim Richardson

Carron Gölü yakınlarında yer alan Reraig Ormanı’ndaki geyik nüfuslarını yöneten Colin Murdoch, boynuz büyümesini hızlandırmak amacıyla geyikleri besliyor. Birçok malikâne, kârını artırmak için artık tatil evi olarak kiralama seçeneği ve halatlı iniş gibi doğa eğlenceleri sunuyor.

Jim Richardson

Stirling yakınlarındaki Doune Bayırı Rüzgâr Çiftliği’nde olduğu gibi, mülklerini türbin yerleştirilmek üzere kiralayan arazi sahipleri iyi kazanç sağlıyor. Korumacı Mike Daniels ise rüzgâr çiftliklerini endüstriyel kirlenmenin görsel biçimi olarak kabul ediyor. “Bir tepeye araba fabrikası kurmazsınız,” diyor.

Jim Richardson

Kuzeybatı Highlands Bölgesi’nde, yaşlı İskoç çamlarının sakin güzelliği Maree Gölü’nün sularıyla daha da artmış. İzole durumda olmaları, genç ağaçlara dadanan geyiklerin buraya ulaşmasını engelliyor. Malikâne, geyikleri uzaklaştırmak ve orman ıslahına katkıda bulunmak için çit kullanıyor ancak uygulama pahalı, çirkin ve alçaktan uçan kuşlar için tehlikeli.

Fundalık alanlar, gotik literatürün ve Hollywood destanlarının kasvetli fonunu da oluşturuyor: Emily Bronte’nin Uğultulu Tepeler, Arthur Conan Doyle’un Baskerville’lerin Köpeği adlı eserleri, Mel Gibson’un Cesur Yürek adlı filmi... Hepsinden ötesi, fundalıklar İskoçya turizm broşürlerinin de ikonik başlığı. Hükümet tarafından yapılan bir ankete katılanlar, süpürge çalısı kaplı bir fundalık, bir loch (göl) ve sanatsal olarak manzaraya yerleştirilmiş bir kızıl geyikten oluşan manzarayı ülkenin örnek coğrafyası olarak tanımlamışlar. Ulusal kimlik, coğrafya geleneğine bağlı oluyor. Amerikalılar için Vahşi Batı, Avustralyalılar için Çöl, örneğin. Ve İskoçya’daki fundalıkları da mistik bir sis örtüsü sarıyor. Her zaman oradaymış izlenimi veren ama aslında öyle olmayan fundalık coğrafya, “yaban ama yabanıl doğa değil” diye açıklıyor İskoçya’daki Av Hayvanı ve Yaban Hayat Korumacılık Vakfı müdürü Adam Smith. Ormanın araziyi ele geçirmesini engellemek ve süpürge çalısı fundalığı olarak kalmasını sağlamak için, belli aralıklarla kontrollü olarak yakılması gerekiyor.

Aşırı otlama, eğreltiotu istilası ve arazinin bazı kesimlerinin ormanlık alan olarak ayrılması nedeniyle İskoçya II. Dünya Savaşı’ndan bu yana süpürge çalısı alanlarının yüzde 25’inden fazlasını kaybetti. Ancak bu kaybın endişe nedeni olup olmadığı bakış açısına göre değişiyor. Fundalıklara ayak basmak bir tartışma, dargınlık ve doğruculuk bataklığına saplanmaya benziyor. Herkes hemfikir değil ama Smith gibi biliminsanları fundalıkların, çulluk, altın yağmurcun, kızkuşu ve bozdoğan gibi çok sayıda kuşla Britanya’nın biyolojik açıdan en çeşitli doğal ortamları arasında yer aldığını öne sürüyor. Başta turizm olmak üzere ekonomik yararları da var. Ve çevresel olanları: Turbalıkların bulunduğu sulak fundalıklar aynı zamanda karbon yutağı ve bu nedenle de iklim değişikliğinin etkisini azaltıcı özelliğe sahipler.

Fundalıkların önemli bir yüzdesi özel olarak kartavuğu avcılığı amacıyla yönetiliyor ama tutkulu bir grup insan bu tür arazilerin daha iyi kullanılması gerektiğine inanıyor. Sheffield Üniversitesi fahri botanik profesörlerinden David Read, arazinin bazı yerlerine kereste elde etmek amacıyla Sitka ladini ekilmesinin çok daha yararlı olduğunu düşünüyor. “Süpürge çalısı verimsiz,” diyor. Eğer daha fazla ladin olursa “İskoçya en azından kereste ithal etmek zorunda kalmaz.”

Bir korumacılık grubu olan John Muir Vakfı arazi yönetimi başkanı Mike Daniels gibi bazı isimler ise, “doğaya dönüş” olarak bilinen bir süreçle fundalıkları doğal hallerine geri döndürmekten yana. “Ne görmeyi tercih edersiniz?” diye soruyor Daniels, camları zangırdatan bir sesle. “Yabanıl doğada bir kaya kartalı mı yoksa kartavuğu avlayan züppeler mi?”

Fundalık arazilerin mülkiyeti konusu tartışmaya bir başka boyut daha katıyor. Toprakların sahipliğini araştırmak için yirmi yıl boyunca tapu, kayıt ve haritaları inceleyen toprak reformu uzmanı Andy Wightman’a göre, İskoçya kırsalındaki özel alanların yarısını sadece 432 kişi elinde bulunduruyor.

“Süper zenginler, hiçbir soru sorulmadan İskoç topraklarını satın alıp yönetme yetisine her zaman sahip oldu,” diye konuşuyor arazi reformu aktivisti Lesley Riddoch. Kırsaldaki büyük malikânelerin eşitsizliklerin simgesi ve İskoç demokrasisine karşı bir ayıp olduğu inancında. “Toprak sahipleri, yüzlerce yıldır yerel girdi yaratmaksızın, bazen kiracıları evlerinden çıkararak bazen çiftçilere izin vererek, kimileri küçük birer ülke boyutunda av malikâneleri yönetti.” Riddoch, arazinin makul fiyatlı parsellere ayrılıp genç ailelerin satın alabileceği yerlere dönüştürülmesini istiyor.

İskoç av malikâneleri geleneksel olarak elit yerler. Prens Albert, 1852 yılında Kraliçe Victoria için Aberdenshire Highlands’deki Balmoral Şatosu’nu satın almıştı. İşin içine kraliyet ailesinin girmesi, İskoçya’ya gitmeyi “şık” kıldı. Kraliyet ailesi üyeleri ve zengin erkekler, avlanmak ve zaman geçirmeye yarayan farklı etkinlikler için yaz aylarında hava akımı bol malikânelerine gidiyordu. Sanayi devrimi ve Londra ile İskoçya arasında açılan demiryolu birkaç hafta avlanmak üzere İskoçya’ya gitmeyi olanaklı hâle getirmişti. Üst sınıflar ekoseye bayılır olmuşlardı.

Balmoral etkisi hâlâ sürüyor. Günümüzde İskoçya Ulusal Vakfı’nın elinde bulunan kraliçenin mülkü yakınlarındaki 29 bin hektarlık Mar Lodge Malikânesi, 1990’ların başında komşu soylularla ahbaplık kurmayı umut eden eski bir çıplak modelin milyarder kocasına aitti. Ve hiç şansı yoktu.

22 Haziran 2015’te İskoç hükümetinin hazırladığı bir yasa tasarısının yaptırımları arasında, av amaçlı malikânelere vergi uygulanması ve devlet fonları sayesinde malikâne topraklarının yöre sakinleri tarafından satın alınmasının kolaylaştırılması da vardı. “Değişmesi gereken eski model bir yapı,” diyor, yasa tasarısını değerlendiren komitede yer alan İskoç parlamenter Michael Russell. Jura Adası’nda arkadaşları için bir golf sahası inşa etmek isteyen ama toplumsal baskı yüzünden fikrini değiştirmek zorunda kalan, koruma fonu sahibi Avustralyalı gibi, kamu çıkarlarına duyarsız kalantorlardan söz ediyor. “Radikal adımlar atmamız gerekiyor. Bunu çok eskiden yapmak lazımdı,” diyor.

Kenara sıkışan arazi sahipleri pusuya düşen geyiklere benziyor. Yasa tasarısıyla alay eden Lord Astor, Spectator’da “Mugabe tarzı toprak gaspı,” diye yazdı. “İskoç Stalinciler: Kırsal Malikânelerin zorunlu satışı ... Zenginlere hakaret,” diye başlık attı Daily Mail. İki yıl boyunca piyasada kalan ve sonuçta fiyatı iki milyon pound aşağı çekilen Balavil’in satışında siyasi rüzgârlar etkili oldu. Strutt & Parker emlak şirketi ortaklarından Robert McCulloch, alıcıların toprak reformuna dair belirsizlikler, İskoçya’nın bağımsızlığı konusu ve yüksek vergi tehdidinin farkında oldukları söylüyor. Yasa tasarısı 2016 Mart ayında kabul edildi.

Devamını National Geographic Türkiye’nin Mayıs 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Jim Richardson

Fundalıkların alametifarikası süpürge çalısı, morun yanı sıra pembe ve beyaz olarak da açan çok yıllık bir bitki. Bu arazi, Aberdeenshire’deki Mar Lodge Malikânesi’nde Dee Nehri’ne kadar iniyor. Halihazırda İskoçya Ulusal Vakfı’na ait olan Mar Lodge’da orman iyileştirme programı sürdürülüyor.

Jim Richardson

Kartavuğu avı, kuş avcılığının simgesi olarak kabul ediliyor. Destekçileri kültürel mirasını ve ekonomik değerini öne çıkarıyor. Karşıtlarıysa doğal kaynak istismarı olmasının yanı sıra acımasız da olduğunun altını çiziyor. Bir avcı ve “doldurucu” (soldaki) Aberfeldy civarında, Urlar Malikânesi’nde kuşların menzile girişini bekliyor.

Jim Richardson

Kingussie yakınlarındaki Ralia Malikânesi’nde avlak bekçileri Alastair Lyon (soldaki) ve Richard Williams, kartavuğuna besin sağlayacak filizlerin sürmesi için yaşlı fundaları kasıtlı olarak yakıyor. Bu işlem Ekim ile Nisan ayları arasında yapılıyor.

Jim Richardson

Mar Lodge Malikânesi’ndeki 2 bin 435 geyik boynuzuyla süslenmiş balo salonu, Fife Dükü tarafından sosyal etkinlikler için 1890’ların sonunda inşa edilmiş. Günümüzde düğünler için kullanılan salonda yakın dönemlere kadar da her yıl av sezonu bitiminde avlak bekçileri ve adamları için düzenlenen av uşağı balosu yapılıyordu.

Jim Richardson

Carron Gölü yakınlarında yer alan Reraig Ormanı’ndaki geyik nüfuslarını yöneten Colin Murdoch, boynuz büyümesini hızlandırmak amacıyla geyikleri besliyor. Birçok malikâne, kârını artırmak için artık tatil evi olarak kiralama seçeneği ve halatlı iniş gibi doğa eğlenceleri sunuyor.

Jim Richardson

Stirling yakınlarındaki Doune Bayırı Rüzgâr Çiftliği’nde olduğu gibi, mülklerini türbin yerleştirilmek üzere kiralayan arazi sahipleri iyi kazanç sağlıyor. Korumacı Mike Daniels ise rüzgâr çiftliklerini endüstriyel kirlenmenin görsel biçimi olarak kabul ediyor. “Bir tepeye araba fabrikası kurmazsınız,” diyor.

Jim Richardson

Kuzeybatı Highlands Bölgesi’nde, yaşlı İskoç çamlarının sakin güzelliği Maree Gölü’nün sularıyla daha da artmış. İzole durumda olmaları, genç ağaçlara dadanan geyiklerin buraya ulaşmasını engelliyor. Malikâne, geyikleri uzaklaştırmak ve orman ıslahına katkıda bulunmak için çit kullanıyor ancak uygulama pahalı, çirkin ve alçaktan uçan kuşlar için tehlikeli.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA