KASIM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Cinnet

Laurent Ballesta

Laurent Ballesta

2.5.2018

 

Cinnet

Gri resif köpekbalıkları Tuamotu Takımadaları’ndaki Fakarava atolünün güney kanalında geceleri sürü hâlinde avlanıyor. Kafes ya da silah olmadan dalış yapan Laurent Ballesta ve ekibi 700 köpekbalığı saymış.

Fransız Polinezyası’nda orfozların ürediği, köpekbalıklarının da karnını doyurduğu vahşi sulara sıradışı bir bakış…

Fransız Polinezyası’nda dar bir kanal, 60 kilometre uzunluğundaki, dikdörtgen biçimli Fakarava atolünün güney ucundaki set resifini ikiye ayırıyor. Her yıl haziran ayında binlerce kamuflajlı orfoz (Epinephelus polyphekadion), yeni bir nesli dünyaya getirmek üzere bu kanalda bir araya geliyor. Güçlü gelgit dalgaları altı saatte bir çekiliyor ve lagün bir dolup bir boşalıyor. Yaklaşık 50 santimetre boyundaki bu tombul orfozlar burada yalnız değil: Gri resif köpekbalıklarının (Carcharhinus amblyrhynchos) yüzlercesi de orfozların peşi sıra bu sulara geliyor. Dişi orfozlar üreme alanlarında en fazla birkaç gün kalıyor. Ancak yılın büyük bölümünde yalnız birer yaşam süren erkekler, doluştukları bu tehlikeli yerde haftalarını geçiriyor nedense –ta ki, bütün bu balık kümesi aynı anda üremeye başlayıp, sulara yumurta ve sperm bulutları saçana dek. Yerli halk bize bunun dolunayda gerçekleştiği bilgisini veriyor.

Ekibimle birlikte son dört yılı bu müthiş, gizemli gösteriyi belgelemeye ve anlamaya çalışmakla geçirdik. Toplamda 21 hafta boyunca, gece gündüz 35 metre derinliğindeki bu kanalda dalış yaptık ve sualtında 3 bin saati bulan bir süre geçirdik. Daldığımız ilk yıl olan 2014’te, deniz biyologları Johann Mourier ve Antonin Guilbert ilk gerçekçi sayımları yaptı: Kanalda 17 bin civarında orfoz ve 700 gri resif köpekbalığı vardı. (Buradaki balıklar bir biyosfer rezervinin koruması altında.) O yıl, kesintisiz 24 saatlik bir dalış gerçekleştirdim –bütün ekibin desteğini gerektiren teknik bir başarıydı bu. Derdimiz rekor kırmak değil, balıkları –tıpkı biyologların karada hayvanları inceleyebildiği gibi– uzun bir süre boyunca kesintisiz biçimde incelemekti.

İlk akşamın karanlığı çökerken, kabukluların ve yumuşakçaların resiflerden çıkmalarını izledim. Kamuflajlı orfozların derilerinin rengini koyulaştırıp uyumak üzere yarıklara çekilmelerini gördüm. Bir de köpekbalıklarının sanki bekledikleri an gelmiş gibi hareketlenmelerine tanık oldum. Gündüz baygın baygın yüzüyorlardı –uyanık orfozlar onlar için fazla hızlıydı. Oysa şimdi gece olunca yüzlercesi deniz tabanına doluşmuştu. Varlıkları gerginliği artırıyordu ve beklediğimden de hızlıydılar. Hareketlilikleri rahatsız ediciydi: O 24 saatlik dalış boyunca solumak durumunda olduğum gaz karışımı nedeniyle istediğim an güvenli bir derinliğe yükselemezdim. Köpekbalıklarıyla aynı derinlikte mahsur kalmıştım.


Üremek için kanalda toplanan 17 bin kadar kamuflajlı orfoz, en azından haziran gündönümünde köpekbalıklarının temel avını oluşturuyor. Döllenmiş yumurtalar gelgit dalgalarıyla denize savruluyor.

İzleyen yıllar içinde korkumu yendim. Başka bir hazzın kapısını açtı bu: kafes veya zırh, hatta hayvanları uzak tutacak sivri bir sopa bile olmadan, koca bir köpekbalığı sürüsünün ortasına dalıvermeyi öğrenmenin verdiği haz. Fakarava’da keşfettiğimiz şeylerden biri de şu oldu: Köpekbalıkları, daha zayıf bir işbirliğiyle de olsa, neredeyse kurtlar gibi sürüler hâlinde avlanıyor.

Tek başına bir köpekbalığı, uykulu bir orfozu bile yakalayamayacak kadar beceriksiz. Ancak sürü hâlindeyken balıkları saklandıkları yerden çıkarıp çevrelerini sarmakta daha başarılılar. Sonra da onu paramparça ediyorlar. Canlı canlı tanık olduğumuzda, gözlerimizin önünde patlak veren bir cinnet gibiydi bu saldırı. Hamlelerinin ne kadar etkin ve keskin olduğunu ancak daha sonra, Yanick Gentil’in kullandığı, saniyede bin kare çekebilen özel bir kamera sayesinde köpekbalıklarını ağır çekimde izlediğimizde görebildik –ve hayran kaldık.

Köpekbalıklarının gözünde biz insanlar birer hedef değil, engeliz. Geceleri daldığımızda sürekli bize yaklaşıyorlar; en ufak bir hareket ya da ışık onları çekiyor. Bazen morartacak kadar sert biçimde kafa atıyorlar bize. Bazen de heyecanlanmış bir köpekbalığını kuyruğundan tutup sırtüstü çevirerek bir tür trans hâline sokuyor ve sakinleştiriyoruz.

Gri resif köpekbalıkları, orfozların Fakarava’da toplaştığı haftalar boyunca yüzlercesini, belki de binlercesini mideye indiriyor. Çok daha fazlasını da yaralıyorlar. Geceyi sualtında geçirdiğim dalışımın sabahında, orfozlar görünmeye başladığında bir dizi kazazedeyi fotoğrafladım. Yaraları ağırdı: Yüzgeçleri yırtılmış, solungaç kapakları kopmuştu. Ama bu denli acınası hâldeyken bile azimlerini yitirmemişlerdi. Üreme içgüdülerinin esiri olmuş erkekler birbirlerine defalarca meydan okuyor ve üstünlük için çılgınca mücadele ediyordu.

Bütün bu zahmete niye girdiklerini geçtiğimiz yıl nihayet anladık. Üreme gününde ekosistem bütünüyle değişiyor: Sardalyeyi andıran siyah bantlı silahşorbalıklarının (Pterocaesio tile) onbinlercesi bir şeyler döndüğünü hissederek ufku kaplıyor. Karınları yumurtalarla şişmiş dişi orfozlar kendilerini kamufle eden renkleriyle deniz tabanında veya hemen üzerinde dinleniyor. Erkekler ise yukarıdan onları izliyor. Belirli aralıklarla erkeklerden biri aşağı inip bir dişinin önünde salınıyor. Yumurtlamayı tetiklemek için olsa gerek, dişinin karnını ısırıyor.

Laurent Ballesta

Pasifik’ten gelen gelgit akıntısı (en solda) 100 metre genişliğindeki kanala girip atolün çevrelediği lagüne doluyor. Diğer atoller gibi Fakarava da, zamanla sulara gömülmüş volkanik bir ada çevresinde oluşmuş. Bazı kısımlar fırtınanın savurduğu mercan birikintileriyle deniz seviyesinin üzerine çıkmış.

Laurent Ballesta

Köpekbalıkları gündüzleri, kanaldaki gelgit akıntısına karşı sakince yüzüyor. Ama orfozların deniz tabanında dinlendiği ve daha kolay yakalandığı gece vakti hareketleniyorlar.

Laurent Ballesta

İki köpekbalığı bir orfozu parçalarken dişlerinin arasından balık parçaları dökülüyor. Köpekbalıkları, orfozu saklandığı yerden çıkarana dek birlikte hareket ediyor ve balığın çevresini kuşatıyor, sıra ganimeti toplamaya geldiğindeyse birbirleriyle çatışıyorlar.

Laurent Ballesta

Bazı balıklar paçayı kurtarıyor: Bu orfoz, köpekbalığı saldırısından bedeninde koca bir delikle sağ çıkmış. Ballesta’nın ekibi Fakarava’da kıl payı kurtulmuş birçok balıkla karşılaşmış.

Laurent Ballesta

Yılın büyük bölümünde yalnız olan orfozlar, Fakarava’da bolca sosyalleşiyor. Yumurta ve spermlerini aynı anda topluca bırakacakları güne kadar erkekler, dişilere yaklaşabilmek için kavga ediyor.

Laurent Ballesta

Deniz tabanından fırlayan dişi orfoz arkasında bir yumurta bulutu bırakıyor. Bu belirleyici anda yumurtaları ilk dölleyen onun yanı başındaki erkek olacak, diğerleri de fırsatı kaçırmamak için akın ediyor. Bu çiftin işi bir saniyede bitti; Fakarava’daki tüm orfozların işini halletmesi ise bir saatten az sürüyor.

Laurent Ballesta

Gri resif köpekbalığı, bir kısa burunlu tekboynuzbalığını mideye indiriyor. Orfozlar bütün hâlde yutulamayacak kadar büyük, ama köpekbalıkları Fakarava’da yüzlercesini öldürüyor. Yine de burası orfozlar için iyi bir üreme alanı: Kanaldan dışarı çekilen gelgit akıntısı yavrularını dört bir yana ulaştırıyor.

Ve birdenbire curcuna kopuyor. Dört bir yanımızdaki orfozlar düzineler hâlinde yukarı atılıyor. Her grup, tek bir dişinin peşindeki çok sayıda erkekten oluşuyor. Köpekbalıkları da arbedenin içine dalıyor, ama çoğunlukla başarısız oluyorlar. Orfozlar çok hızlı. İşin cinsel ilişki kısmı bir saniye bile sürmeden bitiyor ve biz neler olduğunu zar zor görebiliyoruz. Orfoz yumurtası ve sperminden oluşan bulutlar belirir belirmez bunlarla beslenmek için bölgeye üşüşen silahşorbalıkları yüzünden bir şey göremez oluyoruz. Onlardan geriye kalan hücreler ise birbirleriyle rastgele buluşup karışmak üzere güçlü gelgit akıntılarıyla açıklara savruluyor.

Bu karmaşanın tümü bir saatten kısa bir sürede son buluyor ve biz, aklımızda şu soruyla kalakalıyoruz: Tüm bunların amacı neydi? Bir erkek orfoz için, her gece köpekbalıkları tarafından paramparça edilmeyi göze alarak dört hafta boyunca diğer erkeklerle dövüşmenin ne gereği var? Hele işin sonunda elde ettiği dişiyi kendine saklayamayacak ve yumurtaları dölleyen spermlerin kendine ait olup olmadığını asla bilemeyecekse. Bu tam bir enerji israfı gibi duruyor –ve doğa enerji israfını sevmez.

Gentil, bir kez daha doğru zamanda doğru yerde: Kamerasıyla bir orfoz çiftinin o bir saniyelik ilişkisini kaydetmiş. Ağır çekimde her şey netlik kazanıyor: Dişiye en çok yaklaşma hakkı kazanan erkek, çiftleşmeyi başlatma hakkını da elde ediyor. Gövdesini olabildiğince uzun süreyle dişininkine bastırıyor. Diğer erkeklerse çoktan çiftin üzerine üşüşmüş; kimsenin bir ayrıcalığı yok. Baskın erkeğin dört haftalık kavga dövüşün sonunda zar zor elde ettiği tek kazanım bu: sıranın önüne geçmek ve genlerini aktarma olasılığını artırmak.

Yerli halk haklıymış: Tüm bunlar dolunayda, şafak sökmeden hemen önce olup bitiyor. 24 saatlik dalışımda, o yılki çiftleşme faslından önce, o loş mavi aydınlığın uyuklayan orfozların arasında beklediğim lacivert derinliklere doğru azar azar sızdığı gündoğumunun keyfine varacak zamanım oldu. O anda –büyük olasılıkla kilometrelerce öteden– balinaların şarkılarını duyuyordum. Kiliselerin çan seslerini andırıyordu. O kalın dalış elbisesinin altında insanın tüyleri diken diken olabilir mi bilmiyorum; ama bana öyle gelmişti. Balinalar çanları kimin için çalıyordu onu da bilmiyorum. Bildiğim bir şey varsa o da önümüzdeki haziran ayında Fakarava’ya yine gideceğimiz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Laurent Ballesta

Pasifik’ten gelen gelgit akıntısı (en solda) 100 metre genişliğindeki kanala girip atolün çevrelediği lagüne doluyor. Diğer atoller gibi Fakarava da, zamanla sulara gömülmüş volkanik bir ada çevresinde oluşmuş. Bazı kısımlar fırtınanın savurduğu mercan birikintileriyle deniz seviyesinin üzerine çıkmış.

Laurent Ballesta

Köpekbalıkları gündüzleri, kanaldaki gelgit akıntısına karşı sakince yüzüyor. Ama orfozların deniz tabanında dinlendiği ve daha kolay yakalandığı gece vakti hareketleniyorlar.

Laurent Ballesta

İki köpekbalığı bir orfozu parçalarken dişlerinin arasından balık parçaları dökülüyor. Köpekbalıkları, orfozu saklandığı yerden çıkarana dek birlikte hareket ediyor ve balığın çevresini kuşatıyor, sıra ganimeti toplamaya geldiğindeyse birbirleriyle çatışıyorlar.

Laurent Ballesta

Bazı balıklar paçayı kurtarıyor: Bu orfoz, köpekbalığı saldırısından bedeninde koca bir delikle sağ çıkmış. Ballesta’nın ekibi Fakarava’da kıl payı kurtulmuş birçok balıkla karşılaşmış.

Laurent Ballesta

Yılın büyük bölümünde yalnız olan orfozlar, Fakarava’da bolca sosyalleşiyor. Yumurta ve spermlerini aynı anda topluca bırakacakları güne kadar erkekler, dişilere yaklaşabilmek için kavga ediyor.

Laurent Ballesta

Deniz tabanından fırlayan dişi orfoz arkasında bir yumurta bulutu bırakıyor. Bu belirleyici anda yumurtaları ilk dölleyen onun yanı başındaki erkek olacak, diğerleri de fırsatı kaçırmamak için akın ediyor. Bu çiftin işi bir saniyede bitti; Fakarava’daki tüm orfozların işini halletmesi ise bir saatten az sürüyor.

Laurent Ballesta

Gri resif köpekbalığı, bir kısa burunlu tekboynuzbalığını mideye indiriyor. Orfozlar bütün hâlde yutulamayacak kadar büyük, ama köpekbalıkları Fakarava’da yüzlercesini öldürüyor. Yine de burası orfozlar için iyi bir üreme alanı: Kanaldan dışarı çekilen gelgit akıntısı yavrularını dört bir yana ulaştırıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA