EYLÜL SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Son Bal Avcısı

Mark Synnott

Renan Öztürk

29.6.2017

Son Bal Avcısı

Mauli Dhan, nörotoksik bal dolu bir kovandan oluşan avına ulaşmak için bambu halatından yapılmış merdivende 30 metre tırmanmış. İçin için yanan otlardan yükselen duman arıların yön duygusunu bozuyor, Mauli’nin hedef olacağı arı sokmalarını olasılıkla biraz azaltıyor. Yanındaki güvenlik halatına uzanmadan önce atacağı yanlış bir adım ölümüne yol açabilir.

Nepal’in Kulung halkından bir adam, nazlı cinler ve dünyanın en büyük balarıları tarafından korunan –ve karaborsada el üstünde tutulan– balı topluyor.

auli Dhan, yerden 90 metre yükseklikte bambu halatından örülmüş merdiven üzerinde dengede durmaya çalışırken, amacına ulaşmak için tırmanması gereken granit kayayı inceliyor. Binlerce dev Himalaya balarısının oluşturduğu, nabız gibi atan bir kütle var hedefinde. Kayadaki bir çıkıntının altında iki metrelik hilal şeklinde yayılmış kovanı bir halı gibi kaplayan arılar, “deli bal” olarak bilinen yapış yapış, kırmızımsı sıvıyı koruyorlar. Halüsinojenik özelliği nedeniyle Asya karaborsasında kilogramı 30–40 dolar civarında bir paraya –normal Nepal balından 6 kat daha pahalıya– satılıyor.

Himalaya balarıları, mevsime ve tükettikleri nektarı üreten çiçeklerin hangi yükseklikte açtığına bağlı olarak farklı türlerde bal yapıyor. Bahar balının psikotropik etkisi, her mart ve nisan ayında Hongu Vadisi’nin kuzeye bakan yamaçlarında parlak pembe, kırmızı ve beyaz açan dev ormangülü ağaçlarının çiçeklerindeki toksinlerden geliyor. Doğu Nepal’deki Kulung halkı bu balı yüzlerce yıldır öksürük şurubu ve antiseptik olarak kullanıyor; ömrü Katmandu’nun dar sokaklarındaki atölyelerde son bulan balmumu ise bronz tanrı ve tanrıça heykellerine döküm kalıbı yapmaya yarıyor.

Mauli açısından bal avcılığı, tuz ve yemeklik yağ gibi kendi üretemediği bazı temel gıda maddelerini satın almak için gereksinim duyduğu parayı kazanmanın tek yolu. Hem kendisi, hem de çok aşağılarda kurulmuş köyünün sakinleri için bal çok önemli olsa da, artık bu işi bırakması gerektiğine inanıyor. 57 yaşındaki Mauli, bu son derece tehlikeli mevsimlik ava kalkışma yaşını geçmiş. Merdiven boşlukta sallandıkça kollarının gücü kesiliyor. Arılar etrafında vızıldayarak dolaşıyor, yüzünden, boynundan, ellerinden, çıplak ayaklarından ve giysilerinin üzerinden sokuyor.

Şimdilik bunları düşünmeyi bırakıp elindeki işe yoğunlaşıyor. Bacağını kayanın üzerinden atarak, en fazla bir tuğla genişliğindeki küçük bir çıkıntının üzerine basıyor. İp merdiveni elinden bırakıp yana kayarak, yardımcısı Asdhan Kulung’un gelmesi için yer açıyor. Şimdi iki adam da aynı çıkıntının üzerinde duruyor. Çok aşağılarda, V şeklindeki vadiye şelale yaparak dökülen, muson yağmurlarıyla coşmuş ırmak görülüyor.

Kovana doğru atılan her adımda, tutunacak taşlar küçülüyor ve seyrekleşiyor. Hedefine ulaşmasına üç metre kalana kadar yavaş ama sağlam adımlarla ilerliyor. Son etabı oluşturan gevşek ve ıslak kayadaki tutunma noktaları ancak Mauli’nin parmak uçları büyüklüğünde ve bir güvenlik ipine bağlı olmadığı için elinin kayması kesinlikle ölüm anlamına geliyor. Bu yetmiyormuş gibi bir de omzunda neredeyse sekiz metrelik bambu bir sopa taşıyor ve sağ elinin başparmağı ile işaret parmağı arasında için için yanan bir ot demeti tutuyor. İnce bir duman şeridi, elindeki demetten huzursuzlanmış arılara doğru yükseliyor. Eğer hava akımlarını arkasına alırsa, yanlarına yaklaştığı sırada duman arıların etrafını saracak ve kafalarını biraz karıştıracak.


Mauli ve arkadaşları buraya gelmek için ormanda 13 kilometre yürüyor. Duman ve arı bulutu içinde kalan Mauli –Hongu Irmağı’nın üzerinde, kayanın zirvesine tutturulmuş ip merdivende dengede durmay a çalışırken– kovanı kayadan ayırmak için bambu sırığıyla kesiyor.

Kovan bir kalp misali atıyor ve her vuruş havaya kızgın arı dalgaları gönderiyor. Etrafını bulut halinde sarmış olmalarına karşın Mauli ürkmüyor. Bu kayada yaşayan cinleri ve arıları sakinleştirdiğine inanılan bir Kulung duasını mırıldanıyor: “Yüce Rangkemi. Sen arı ruhlarından geldin. Biz hırsız değiliz. Biz haydut değiliz. Yanımızda atalarımız var. Lütfen uç. Lütfen git.”

Arıların ve tehlikelerle dolu zorlu yerlerin koruyucu ruhu Rangkemi bu zamana kadar Mauli’yi hep kollamış. Şimdi onu kendi kaderine terk edeceğini düşünmek için bir neden yok. Kalbinde bu inançla hareket eden Mauli, tırmanışın en zorlu kısmını gerçekleştirirken hiçbir korku belirtisi göstermiyor.

Hongu Nehri tarafından oyulmuş derin bir vadinin içindeki yerleşimlerinin etrafını saran sık yağmur ormanları nedeniyle, Kulung halkı yüzlerce yıldır dış dünyayla ilişkisi olmadan yaşamış. Everest Dağı hemen bir vadi kuzeyde olmasına rağmen, Himalaya eteklerinin bu kesimi sapa ve ıssız kalmayı sürdürüyor. Mauli gibi çok dolaşan Kulung avcıları için bile büyük oranda gizemini koruyor.

Ama dış dünya her yıl biraz daha yaklaşıyor. Mauli’nin köyü Saddi’den bir–iki günlük yürüme mesafesinde toprak bir yol açıldı ve vadinin yüksek kesimlerine kadar giren turistik bir yürüyüş yolunun çalışmaları başladı. Yol, Saddi’yi ve komşu köyleri Khumbu bölgesindeki popüler bir yürüyüş bölgesine bağlayacak. Bir politikacı da bölgeye küçük bir havaalanı inşa etme sözü vermiş.

Mauli gibi Kulung büyükleri Katmandu’dan bahsederken, kendi yaşadıkları yerden ayrı bir yermişçesine “Nepal” diyor hâlâ. Onların kafasında başkent yabancı bir ülke, kendi küçük krallıklarının uzak bir komşusu. Ama etraflarındaki dünya o kadar hızla değişiyor ki, bu kadim halkı şekillendiren sınırlar –ve büyü– artık etkisini kaybetmeye başlıyor.

Mauli, tek odalı yıkık dökük evinde ateşin başında oturuyor. Nisan 2015’te yaşanan 7,8 şiddetindeki deprem yüzünden çatlaklarla bezenen toprak duvarlar her an çökecekmiş gibi duruyor. Açık kapısından görünen diğer evlerin birçoğunda parlak mavi renkli metal çatılar var ama onunki, yoksulluğunu ortaya koyarcasına sazdan yapılmış. Az sayıda bir grup avcı arasında, kayalık yamaçlardaki kovanları bizzat elleriyle sökme iznine sahip tek avcı o olabilir ama görünen o ki bu onurlu görev paraya dönüşmüyor.

Mauli, kendisine bu yolu çizen rüyayı göreli 42 yıl olmuş. 15 yaşındaymış, babasıyla birlikte ilk kez bal toplamaya gittiği günün ertesi gecesiymiş.

“İki güzel kadın gördüm,” diye anlatıyor. “Aniden kendimi bir kayanın yamacında örümcek ağına yakalanmış buldum. Kurtulmak için çırpındığım sırada tepemde büyük beyaz bir maymun belirdi. Kuyruğunu aşağıya sarkıttı, kadınlar tutmama yardım ettiler. Maymun beni yukarı çekti ve kurtuldum.”

Renan Öztürk

Bir bal avının ardından yüzü arılar tarafından sokulan ve bitkin düşen Mauli dinleniyor. Yaptığı işi sıradışı olarak görmüyor, –Kulung inançlarına göre– rüyasına giren bir cin tarafından bal avını yönetmek amacıyla seçildiği için bu işi yapıyor. “Ben bir hiçim,” diyor, “Sadece çamurdan yapılma bir heykelim.”

Renan Öztürk

Asdhan Kulung (sağda) iplerle bağladığı kovanı dengede tutmak için mücadele verirken, Mauli kovanı kayadan koparmaya çalışıyor. Kovan parçalara ayrıldıkça, ipler yardımıyla yere indiriliyor. Bu işlem saatlerce sürebiliyor.

Renan Öztürk

Kayadaki balı sadece Mauli çıkarabilse de ormanda yapılan yürüyüş sırasında malzemeleri balın bulunduğu yere diğer ekip üyeleri taşıyor. Halat hamalı Sancha Kulung, burada Mauli’nin 55 kilogram ağırlığındaki merdivenini, muson yağmurlarının yol açtığı sel sonucu sürüklenen bir diğerinin yerine alelacele yapılan bambu köprüden karşıya geçiriyor.

Renan Öztürk

Ekip üyeleri bir avın ardından sekiz petekten oluşan ganimetleriyle soluklanıyor. Çoğunu Katmandu’da satılmak üzere balmumu haline getirecekler. Bal toplayıcılığı takım işi –ama bir yere kadar. Kovanları kayadan ayırmak yalnızca Mauli’nin görevi. “Rüya”yı görmüş bal avcılarının en sonuncusu o olduğu için bu gelenek zamana yenik düşebilir.

Renan Öztürk

Kızgın arılara karşı durmanın anahtarının korku belirtisi göstermemek olduğunu söylüyor Mauli. Ama yine de her av sırasında 20 ila 40 kez sokulmaktan ve yavaş yavaş yukarı tırmanırken güvenlik halatının koltukaltına sürtünme biçiminden dolayı acı çekiyor. Kayadan kestiği petek parçaları bir kova içinde yere indiriliyor.

Aralarında babasının da bulunduğu ihtiyarlar, maymunun, arı ve maymunların koruyucu cini –ve çok az insanın gitmeye cesaret edebileceği tehlikeli yerlerde yaşayan, zaman zaman öfkeli bir güç olan– Rangkemi olduğunu söylemişler. Yamaçlarda güvenlik içinde dolaşmayı garantilediği ve değerli balı topladığında cinin ondan ve ailesinden intikam almayacağı konusunda güvence vermişler. Çok ender ve zor bir görev olan bal avcılığının sorumluluğu o gün Mauli’nin omuzlarına yüklenmiş. O zamandan beri her ilkbahar ve sonbaharda, zihni bulandıran bu leziz maddeyi toplamak için, bir kuşak önce babasının bal topladığı aynı yamaçlarda hayatını tehlikeye atıyor.

Mauli, vadinin öte yanındaki Chheskam köyünde, bambu bir meşalenin ışığı altında doğmuş. Köyde resmi bir okul bulunmadığı için, çocukluğu boyunca otlarını kestiği ve çiftçilik yaptığı dik yamaçlardaki taraçalar sınıfı olmuş. Yoksulluk ve medeniyetten uzak olmak, birçok Kulung için erken ölüm anlamına geliyor. Mauli’nin dört erkek kardeşinden ikisi ölmüş. Üç kez evlenip üç kez dul kaldığı için dört kızına, iki oğluna, beş torununa ve istedikleri saatte kulübesine girip çıkan birkaç akrabasına tek başına bakmak zorunda.

Ateşin başında oturduğumuz sırada Mauli elini kalın yün ceketinin iç cebine sokuyor, kendi yetiştirdiği tütünden bir tutam alıp kurumuş bir parça mısır kabuğuna ustaca sarıyor. Güdük sigarayı kömür ateşine daldırıp yakıyor ve dudaklarına götürüyor. Dumanı dışarı üflerken, kan çanağına dönmüş bulanık gözleri bitkin bir insanın ruhunu ortaya koyuyor. “Yoruldum ve artık bu işi yapmak istemiyorum,” diyor. “Devam etmemin tek nedeni yoksulluk ve bu işi yapacak başka kimsenin çıkmaması.”

Mauli’nin yeğenlerinden biri, karanlık odadaki tek mobilya olan bir köşeye sıkışmış ahşap sandığın üzerinde oturuyor. Saçları, dar kot pantalonunu ve siyah tişörtünü tamamlayacak şekilde, farklı yönlere uzanan dikenler gibi şekillendirilmiş. Boynundan sahte altın bir kolye sarkıyor. Amcasının peşinden kayalara çıkmaya niyeti varmış gibi durmuyor.

Oğullarına gelince, Mauli onların bal toplamasına izin vermiyor. “Kayalara tırmananlar aptaldır,” diyor. “Benim çocuklarım okula gidiyor ki bu işi yapmak zorunda kalmasınlar.”

Baş bal avcısı görevini devralmaya en büyük aday, aynı zamanda toplum önderlerinden biri olan 40 yaşlarındaki güçlü ve sırım gibi yardımcısı Asdhan. On beş yıldır Mauli ile birlikte kayalarda çalışıyor. Ancak Asdhan henüz malum rüyayı görmediği için, Kulung geleneklerine uygun olarak avlara hiç önderlik etmemiş ve değerli bal peteğine yamaçtan koparılmadan önce elini sürmemiş.

“Rüyayı ben de görmek isterdim tabii,” diyor Asdhan. “Ama görmedim, neden bilmiyorum. Elbette buna rağmen bal toplayabilirim. Ama kimileri rüyayı görmeden bunu denedi ve başlarına çok kötü şeyler geldi. Babaları öldü, çocukları öldü, evleri çöktü ve ekinleri büyümedi. Ben de bundan korkuyorum.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Temmuz 2017 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Renan Öztürk

Bir bal avının ardından yüzü arılar tarafından sokulan ve bitkin düşen Mauli dinleniyor. Yaptığı işi sıradışı olarak görmüyor, –Kulung inançlarına göre– rüyasına giren bir cin tarafından bal avını yönetmek amacıyla seçildiği için bu işi yapıyor. “Ben bir hiçim,” diyor, “Sadece çamurdan yapılma bir heykelim.”

Renan Öztürk

Asdhan Kulung (sağda) iplerle bağladığı kovanı dengede tutmak için mücadele verirken, Mauli kovanı kayadan koparmaya çalışıyor. Kovan parçalara ayrıldıkça, ipler yardımıyla yere indiriliyor. Bu işlem saatlerce sürebiliyor.

Renan Öztürk

Kayadaki balı sadece Mauli çıkarabilse de ormanda yapılan yürüyüş sırasında malzemeleri balın bulunduğu yere diğer ekip üyeleri taşıyor. Halat hamalı Sancha Kulung, burada Mauli’nin 55 kilogram ağırlığındaki merdivenini, muson yağmurlarının yol açtığı sel sonucu sürüklenen bir diğerinin yerine alelacele yapılan bambu köprüden karşıya geçiriyor.

Renan Öztürk

Ekip üyeleri bir avın ardından sekiz petekten oluşan ganimetleriyle soluklanıyor. Çoğunu Katmandu’da satılmak üzere balmumu haline getirecekler. Bal toplayıcılığı takım işi –ama bir yere kadar. Kovanları kayadan ayırmak yalnızca Mauli’nin görevi. “Rüya”yı görmüş bal avcılarının en sonuncusu o olduğu için bu gelenek zamana yenik düşebilir.

Renan Öztürk

Kızgın arılara karşı durmanın anahtarının korku belirtisi göstermemek olduğunu söylüyor Mauli. Ama yine de her av sırasında 20 ila 40 kez sokulmaktan ve yavaş yavaş yukarı tırmanırken güvenlik halatının koltukaltına sürtünme biçiminden dolayı acı çekiyor. Kayadan kestiği petek parçaları bir kova içinde yere indiriliyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA