AĞUSTOS SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

Dövme: Tendeki Desen

Prof.Dr. Yaşar Çoruhlu

Jodi Cobb/National Geographic Creative

30.1.2015

Dövme: Tendeki Desen

Tüm sırtı kaplayan bu dövmenin işlenmesi için 70 saatten uzun bir süre boyunca çalışıldı. Dövmede bir araya gelen figürler arasında ünlü oyuncu Jack Nicholson ve "It" filminin ana karakteri palyaço da yer alıyor.

Bedeni boyalarla süsleme, dövme, kına, piercing...  İnsanoğlu nasıl oldu da asıl giysisini, yani tenini süslemeyi seçti?

Biraz çam ağacı (özellikle de kabuğu). Bir tutam korozyonlu tunç. Az biraz öd. Bir de zaç yağı tabii (bunun yerine kara boya da olabilir). Tamamını ezip karıştırıp elekten geçiriyorsunuz. Diğer tarafta sirkeyle korozyonlu tuncu öğütüp farklı bir karışım daha hazırladınız mı işin yarısı hallolmuş demektir. Sonrası, bu iki karışımı bir araya getirmek, biraz pırasa suyu ve biraz da su eklemek ve de karıştırmak...

Bu tarif günümüzün kablosuz dünyasında arama motorları denilen sonsuz bilgi kaynağından alınmış herhangi bir pasaj değil. Bir uzmana, 6. yüzyılda yaşamış Aetius’a ait. O Aetius’tur ki, kendileri Romalı bir doktor olup, dövme tekniğine dair bilinen en eski metnin yazarıdır ve dövme yapımında kullanılan karışıma dair yukarıdaki tarif de yazarımızın Medicae Artis Principes başlıklı kitabından konuya ilişkin yapılan alıntıdır.

Ben daha da eskilerin yöntemlerini merak ederim diyen tarih tutkunlarına ise çakmaktaşından aletlerin kullanıldığı dönemlere bir göz atmaları önerilebilir. Zira kimi uzmanlara göre ilk dövme yapımı aletleri bizzat çakmaktaşından elde edilmiştir. Bu arada bilim dünyasında her konuda olduğu gibi bu konuda da karşıt görüşlere sahip olanlar vardır ve onlara göre de, ilk olarak kemikten yapılmış aletler bu iş için kullanılmıştır. Üzerinde uygulama yapılan kişilerse dünden bugüne aralarında bir sınıflama ya da gruplama oluşturulamayacak kadar çeşitlidir. Ki yazının girişinde, dövmede kullanılacak karışımın hazırlanması konusunda başvurduğumuz Aetius örneğinde bu kişiler Romalı askerlerdir ve askerlerin yüzlerine, kollarına ve/veya vücutlarının başka bölümlerine işlenecek figürlerin adı da yine bu örnekte stigmatedir...

Aetius, kitabında yalnızca kullanılacak karışımı tarif etmekle kalmaz, aynı zamanda uygulamayı da anlatır. Tarife göre, önce dövme yapılacak yer pırasa suyuyla yıkanır, sonra kan gelinceye kadar iğnelerle delme suretiyle deri üzerinde bir desen çizilir ve sonra da yukarıdaki karışım, yani “mürekkep” zerk edilir. Vazgeçilirse ne mi olur? Dövmenin en az yukarıda anlatılan örnekteki kadar acılı bir yöntemle silinmesi konusundaki tarif de Aetius tarafından yine aynı kitapta gözler önüne serilir... 

Jodi Cobb/National Geographic Creative

Dövme, gündelik hayatın bir parçası olarak tarihsel yolculuğuna devam ediyor. Günümüzde toplumsal bir atıftan çok, kişisel bir dışavurum niteliğinde olan beden sanatı, evlenmek üzere olan bir gelinin kolunu süslüyor.

Alison Wright/National Geographic Creative

Tayland, Wat Bang Phra Budist Tapınağı’nda dövme sanatı bedenlere aktarılıyor. Tapınak her gün, bedenlerini süslemek için gelen onlarca insana ve “dövme keşişleri”ne ev sahipliği yapıyor.

Jodi Cobb/National Geographic Creative

Ayrıntılı bir şekilde ve canlı renkler kullanılarak işlenen kurukafa dövmesi kafatasını kuşatıyor.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Mohavk lideri Sa Ga Yeath Qua Pieth Tow’un 1710’da yapılan yağlıboya portresi, Amerika Yerlileri’ne özgü dövmelerin en güzel örneklerinden birini gözler önüne seriyor.

"Woman In Anatolia-9000 Yeras of the Anatolian Woman" (Kültür Bakanlığı)

Bilim dünyası, Anadolu ve Mezopotamya’da dövme uygulamalarına ilişkin kesin bir bilgiye sahip değil. Bedeni kırmızı motiflerle süslenmiş bu tanrıça heykelciğinin yanı sıra diğer bazı heykelciklerin gövdelerinde de görülen süslemeler, erken dönemlerde dövmenin varlığına işaret ediyor olabilir.

Selmet Güler

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanan geleneksel dövme sanatının figürlerini çoğunlukla ait olunan aşiretin sembolü oluşturuyor. Dövme yaptırmanın güzellik, yoğunluk ve kullanılan figürlerin zorluğu paralelinde maddi ve manevi bedelleri vardı.

"Woman In Anatolia-9000 Yeras of the Anatolian Woman" (Kültür Bakanlığı)

Olasılıkla farklı dövme şekilleriyle bezenmiş kadın şeklindeki bu toprak kap, Kalkolitik Dönem kadınlarının dış görünüşü, giysileri, mücevherlerini yansıtıyor. Kabın üst kesimi bir büstü, alt bölümü ise geniş kalçalara sahip hamile bir kadın bedenini andırıyor.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Kazuo Oguri tarafından kâğıt üzerinde suluboyayla tasarlanan bu Anka kuşu dövmesi, Japon dövme tekniğinin renk, form, gölge ve ışık kullanımı açısından diğer uygulamalardan ne denli farklı olduğunun kanıtı. Ayrıntıların sabırla işlendiği tasarımlar genellikle cesaret, sadakat, fedakârlık gibi ögelerle bağdaştırılıyor.

"Phenomenon of the Altai Mummies", Rusya Bilimler Akademisi

1995 yılında Verh Kal’djin (Yukarı Kal’djin) mezarlığındaki 3 numaralı kurgandan V. I. Molodin tarafından çıkarılan erkek savaşçı mumyasının bedenindeki dövmeler zamana meydan okuyor. Aynı bölgede bulunan mumya dövmelerinin birçoğunu hayvan figürleri oluşturuyor.

Terry Rutledge/National Geographic Creative

Maya zanaatkâr, kireçtaşından bir dikilitaş hazırlıyor. Önemli olayların kaydını tutmak için kullanılan bu taşın üzerindeki ayrıntılar, sanatçının vücudunu süsleyen dövmelerle benzerlik gösteriyor. Mayalar için dövme, savaştaki başarının yanı sıra dayanıklılık, cesaret gibi değerleri temsil ediyordu.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Polinezyalılar tarafından olabildiğince doğuya taşınan dövme sanatı, Paskalya Adası’nda da önemli bir role sahipti. Kabile liderinin seçkisi sonucunda en güzel dövmeye sahip olanlar bir tepeye çıkarılıp vücutları sergilenirken, kötü bir şekilde dövmelenmiş olanlar da başka bir tepeye çıkarılır ve kendileriyle alay edilirdi.

"Falnama: The Book of Omens", Massumeh Farhad ve Serpil Bağcı

Türk–İslam devri başlangıcında dövme kullanımına ilişkin kesin bilgiler söz konusu değil. Bazı uzmanlar, 1570 civarında olasılıkla İran’da yapılmış ve Dabbet’ül Arz’ı tasvir eden bu minyatürdeki mitsel figürün gövdesinde yer alan süslemelerin dövmeyi çağrıştırdığı görüşünde.

Stigma/stigmate (Grek–Roma döneminde dövmeye karşılık gelen kelime) veya mentenu (Eski Mısır’da tam bir karşılığı olmasa da, Bremer–Rhind papirüsünde yer alan hiyeroglif, “oyma” veya “oyma baskı” olarak anlamlandırıldığı için dövme konusunda Mısır’a dair referans alınabilecek bir ifade). Söz Anadolu’ya gelinceyse “dövme”, “döğün” (“dövün”) ve hatta “veşim” (kökeni, Arapçadaki veşm). Bir de “dek” ya da “dak” (Arap kökenli ailelere mensup kadınların yaptırdıkları dövmeyi anlatan sözcük)... Ve tabii tattoo (Batı dillerinde kullanılan ama aslında kökeni Okyanusya olup, yalnız Türkiye’de değil, kendi dillerinde buna karşılık gelen bir sözcük mutlaka olsa da günümüzde hemen her ülkede ziyadesiyle kabul gören kelime)...

En basit anlamıyla dövme, vücut derisi içine doğal veya doğal olmayan yollarla elde edilen boyaların zerk edilmesi suretiyle yapılan desen ve şekiller olarak tanımlanabilir. Türkçe’de dövme yaptırma işleminin bir zamanlardaki karşılığı, “vücut dövdürtmek.” Aslında, “dövme” terimi Türkçe’de “dövmek” fiilinin isim hali. Dolayısıyla, isim olarak kullanıldığında, dövme aynı zamanda bir eylemi de içermesi nedeniyle, bir anlamda “damga” manasına da geliyor. Peki işe damga manasıyla bakıldığında tarihin derinliklerinde kimlerin vücutları ne için “damga”lanıyor?

Keltler, Gotlar, Cermenler, dövmeyi Perslerden devşiren Grekler, Romalılar, Eskimolar, Çukçiler... Ve diğerleri... Tarihin şu ya da bu döneminde, dünyanın herhangi bir noktasında biçimleniveren dövmeler öyle çeşitli ve öyle yüksek sayılarda ki, sadece teknikler arasında bir genelleme yapmak veya dövme kullanan halklar için bir liste oluşturmak dahi bu yazının sınırlarını zorluyor. Ayrıntıya girildikçe de bir zamanlar insanların dövme uğruna nasıl da inanılmaz acılı işlemlere maruz kaldıkları günyüzüne çıkıyor.  

Bu konuda Polinezyalılara ait, günümüze kadar ulaşan en eski örnekte, sanatçı is ve sudan yarattığı boyar maddeyi, tahta başlı bir çekiçle desen üzerine vura vura uyguluyor. Çok daha ötelerde, dünyanın bir başka köşesinde, Grönland’da is bir kez daha karşımıza çıkıyor: Qilakitsoq’ta keşfedilen mumyaların yüzlerinde görülen dövmeler de yine basit –ve acı veren– tekniklerle yapıldıklarını ortaya koyuyor. Grönland örneğinde, isin yanı sıra kül ve belli başlı bazı bitkilerin özsuları da devreye giriyor. Ve bu kez iğneler ve bir kiriş yoluyla karışım deri altında ilmeklenerek kurumaya bırakılıyor. Söz konusu topraklarda geç dönemlerde barut da bu karışımda yer alabiliyor.

Dövme konusunda en cesur örneklerden biri de Yeni Zelanda’ya, Maori halkına ait. Maoriler pigmenti deriye yedirebilmek için küçük, kalem biçiminde kemik parçalarını alıyor ve onların deri altına girmelerini sağlamak için de ahşaptan yapılma çekiçleri kullanıyorlar. Bu arada moko olarak anılan yüz dövmelerinde olay daha da can yakıcı hale geliyor. Mokolar yüz derisi üzerine “oyma” ya da “kabartma” tekniğiyle işleniyor.

İlginç yöntemlerden biri de Mayalar’a ait. Fransisken rahibi Diego de Landa’nın 16. yüzyıl ortalarında kaleme aldığı metinde anlattığına göre, Mayalar’da dövme yapımcısı önce deseni, seçtiği mürekkeple vücudun dış yüzeyine işaretliyor, sonra oluşturulan resim kesilip alınıyor ve dövme olarak yapılması hedeflenen işaretlerin, birbirine karışan kan ve mürekkeple deri üzerinde sabitlenmesi sağlanıyor. Ve sonuçta bu öylesine çok dayanıklılık gerektiren bir işlem oluyor ki, çoğu, yaşadıkları acı ve yaralarındaki iltihaplanma nedeniyle yatağa düşüyor.

Peki dünyanın bizim tarafımızda kalan bölümünde, atalarımızın geçmişinde dövmeye nasıl bakılıyor? İç Asya’da, Proto–Türklerin ve Hunların, Oglaktı, Pazırık kurganları ve Ukok kurganlarından çıkarılan mumyalaşmış cesetleri üzerinde yapılan incelemelerle bu konuda bir sonuca ulaşılmaya çalışılıyor olsa da kullanılan teknikler çok da net olarak ortaya koyulamıyor. Öte yandan, bu dövmelerin çok profesyonelce yapılmış, sanat değeri yüksek uygulamalar olduğu tespit edilmiş durumda. Kullanılan yöntem konusundaki genel kanı ise, çoğunlukla kömür, is, yağ ve bitki özsuyu karışımından oluştuğu kabul edilebilecek bir boyanın, iğnelerle deri altına enjekte edildiği şeklinde.

Örneğin, Barak Türkmenleri’nin günümüze yakın dönemlerde tespit edilen geleneksel dövme yapım tekniği şöyle: Önce dövmeyi yaptıracak –ya da duruma göre uygulamayı yapacak– kişi şekli belirliyor. Sonra bu şekil, yanmış bir kibrit çöpünün isinden yararlanılarak deri üzerine çiziliyor. 3 ya da 9 tanesi bir araya bağlanan iğnelerle derinin “dövülme”sinden sonraysa, koyun ödü ve ocaklarda yanan kazanların altından alınan isle gerekli karışım hazırlanıyor. Bu karışım “dövülme” esnasında deri altına yerleştiriliyor. Ve yaranın bağladığı kabuğun düşmesinden sonra desen ortaya çıkıyor...

Dövmelerin temelinde insanın vücudunu ve ruhunu korumak için yardımcı olacağı varsayılan –ve ilgili toplulukların dinsel inanç ve mitlerine atıfta bulunan– şekil veya resimler yatıyor. Dövme, bedeni boya ile süsleme, kına, beden içine iğne ve ip ya da şerit tel yardımıyla kabartmalı süsler yapma, Afrika’da çok görüldüğü üzere deriyi dekoratif yara izleri bırakacak şekilde kesme (nedbeleme) veya piercing...

Devamını National Geographic Türkiye'nin Şubat sayısında veya iPad-iPhone edisyonunda okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 1

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.

685 GÜN ÖNCE

allah aşkına niye bunu yayınlıyosunuz ki


Ghost is Here

Jodi Cobb/National Geographic Creative

Dövme, gündelik hayatın bir parçası olarak tarihsel yolculuğuna devam ediyor. Günümüzde toplumsal bir atıftan çok, kişisel bir dışavurum niteliğinde olan beden sanatı, evlenmek üzere olan bir gelinin kolunu süslüyor.

Alison Wright/National Geographic Creative

Tayland, Wat Bang Phra Budist Tapınağı’nda dövme sanatı bedenlere aktarılıyor. Tapınak her gün, bedenlerini süslemek için gelen onlarca insana ve “dövme keşişleri”ne ev sahipliği yapıyor.

Jodi Cobb/National Geographic Creative

Ayrıntılı bir şekilde ve canlı renkler kullanılarak işlenen kurukafa dövmesi kafatasını kuşatıyor.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Mohavk lideri Sa Ga Yeath Qua Pieth Tow’un 1710’da yapılan yağlıboya portresi, Amerika Yerlileri’ne özgü dövmelerin en güzel örneklerinden birini gözler önüne seriyor.

"Woman In Anatolia-9000 Yeras of the Anatolian Woman" (Kültür Bakanlığı)

Bilim dünyası, Anadolu ve Mezopotamya’da dövme uygulamalarına ilişkin kesin bir bilgiye sahip değil. Bedeni kırmızı motiflerle süslenmiş bu tanrıça heykelciğinin yanı sıra diğer bazı heykelciklerin gövdelerinde de görülen süslemeler, erken dönemlerde dövmenin varlığına işaret ediyor olabilir.

Selmet Güler

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da uygulanan geleneksel dövme sanatının figürlerini çoğunlukla ait olunan aşiretin sembolü oluşturuyor. Dövme yaptırmanın güzellik, yoğunluk ve kullanılan figürlerin zorluğu paralelinde maddi ve manevi bedelleri vardı.

"Woman In Anatolia-9000 Yeras of the Anatolian Woman" (Kültür Bakanlığı)

Olasılıkla farklı dövme şekilleriyle bezenmiş kadın şeklindeki bu toprak kap, Kalkolitik Dönem kadınlarının dış görünüşü, giysileri, mücevherlerini yansıtıyor. Kabın üst kesimi bir büstü, alt bölümü ise geniş kalçalara sahip hamile bir kadın bedenini andırıyor.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Kazuo Oguri tarafından kâğıt üzerinde suluboyayla tasarlanan bu Anka kuşu dövmesi, Japon dövme tekniğinin renk, form, gölge ve ışık kullanımı açısından diğer uygulamalardan ne denli farklı olduğunun kanıtı. Ayrıntıların sabırla işlendiği tasarımlar genellikle cesaret, sadakat, fedakârlık gibi ögelerle bağdaştırılıyor.

"Phenomenon of the Altai Mummies", Rusya Bilimler Akademisi

1995 yılında Verh Kal’djin (Yukarı Kal’djin) mezarlığındaki 3 numaralı kurgandan V. I. Molodin tarafından çıkarılan erkek savaşçı mumyasının bedenindeki dövmeler zamana meydan okuyor. Aynı bölgede bulunan mumya dövmelerinin birçoğunu hayvan figürleri oluşturuyor.

Terry Rutledge/National Geographic Creative

Maya zanaatkâr, kireçtaşından bir dikilitaş hazırlıyor. Önemli olayların kaydını tutmak için kullanılan bu taşın üzerindeki ayrıntılar, sanatçının vücudunu süsleyen dövmelerle benzerlik gösteriyor. Mayalar için dövme, savaştaki başarının yanı sıra dayanıklılık, cesaret gibi değerleri temsil ediyordu.

"Tattoo History: A Source Book", Steve Gilbert

Polinezyalılar tarafından olabildiğince doğuya taşınan dövme sanatı, Paskalya Adası’nda da önemli bir role sahipti. Kabile liderinin seçkisi sonucunda en güzel dövmeye sahip olanlar bir tepeye çıkarılıp vücutları sergilenirken, kötü bir şekilde dövmelenmiş olanlar da başka bir tepeye çıkarılır ve kendileriyle alay edilirdi.

"Falnama: The Book of Omens", Massumeh Farhad ve Serpil Bağcı

Türk–İslam devri başlangıcında dövme kullanımına ilişkin kesin bilgiler söz konusu değil. Bazı uzmanlar, 1570 civarında olasılıkla İran’da yapılmış ve Dabbet’ül Arz’ı tasvir eden bu minyatürdeki mitsel figürün gövdesinde yer alan süslemelerin dövmeyi çağrıştırdığı görüşünde.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA