NİSAN SAYISI BAYİDE!

ABONE OL SATIN AL

ABD'nin Yeni Nesil Yemek Karavanları

David Brindley

Gerd Ludwig

1.7.2015

ABD'nin Yeni Nesil Yemek Karavanları

Los Angeles’ta bir şefin çılgın fikri devasa bir seyyar yiyecek hareketini tetikledi.

Los Angeles’ta soğuk bir cumartesi gecesi. Saat 22.00. Dokuz derecelik sıcaklığa –ki bu, Los Angeles için bere ve atkı havası demektir– aldırmayan aşağı yukarı 30 kişilik bir kalabalık, caddeye park etmiş bir karavanın yanındaki kaldırımda kuyruk olmuş bekliyor. Sürgülü camların açılmasıyla birlikte, artık bir fenomene dönüşmüş olan Kogi BBQ yiyecek karavanı işe koyuluyor.

İki arkadaşın Kore barbeküsü ile Meksika tacosunu birleştirip ortaya çıkan ürünü karavanla Los Angeles sokaklarında satma projesini hayata geçirdiği 2008’den bu yana Kogi BBQ’ya kalabalıklar ve övgüler yağıyor. Aslında yiyecek karavanları kent manzarası için yeni bir şey değil. Kaliforniya genelinde yıllar öncesinden bu yana yol kenarlarında ve inşaat alanları civarında ucuz yemek satılıyordu. Ama hep “hamamböceği taşıtı” olarak küçümsenmişlerdi. İşte bu nedenle, Kore taco karavanı için, “Çılgın bir fikirdi,” diye yazıyor, L.A. Son adlı kitabında Kogi BBQ’nun kurucusu Roy Choi.

Uzun yıllar boyunca Los Angeles’ta yaşayan eski Bon Appétit editörü Barbara Fairchild ise söz konusu fikrin “deha ve yaratıcılık” ürünü olduğunun kanıtlandığını söylüyor. Bu fikrin ilham perisi karavanın mutfağında gelmişti. Kore doğumlu Choi (45), iki yaşındayken ailesiyle birlikte Los Angeles’a göç etmiş. Anavatanındaki mutfak lezzetlerini –Meksika yemeklerini de işin içine katarak– Amerika Yemek Enstitüsü’nden aldığı kusursuz bir şeflik eğitimiyle birleştirdi Choi ve iki çıtır mısır tortillası içinde servis edilen leziz karamelize kaburga barbeküyü ve isli–baharatlı salsa sosunu yarattı. Choi’nin “Tek bir tabakta Los Angeles,” adını verdiği bu taco hızla bir mutfak klasiği haline geldi ve Choi böylece, basit ancak yenilikçi yemeklerinde gıdanın gücünü kullanarak kültürleri ve ırkları kaynaştırmaya başlamış oldu.

@RiceBallsOfFire Twitter kullanan kavaranlar o gün bulundukları yeri duyuruyor. Fotoğraftaki, Kaliforniya, Fontana araba şovu ve yarışından. Rice Balls of Fire karavanı önünde poz veren model Tyler McEwen, biraz ilerideki @Berlinfoodtruck'ın yemeklerinden biriyle görülüyor.

“Yiyeceğin önemli olduğu ve sadece yaşamınızı sürdürmek için size güç verecek bir öğün olmakla kalmadığı bakış açısından yola çıktım,” diye yazıyor.

Kogi’nin ününün asıl nedeniyse, müşteri çekmek için sosyal medyaya erken uyum sağlaması oldu. İlk dönemlerde küçük Kogi ekibinin Sunset Boulevard’ın gece kulüplerinin önündeki bir bardan diğerine dolaşan çakırkeyif kalabalıklara satış yapma şansı pek yoktu. Ve ekip, sosyal medyanın o dönem gelişmekte olan gücüne başvurdu. Twitter yoluyla nereyi mesken tuttuğunu sürekli olarak müşterilerine aktarmaya başladı. Kogi’nin bulunduğu yerleri takip eden çevrimiçi genç kentlilerden bir grup oluştu. Kogi, birkaç ay içinde farklı noktalarda günde yüzlerce müşteri çekmeye –ve bir günde 180 kilo civarında et servisi yapmaya– başlamıştı. Newsweek tarafından “Amerika’nın ilk viral lokantası” olarak nitelendirildi. Halihazırda Kogi BBQ’nun 132 bin takipçisi var. Büyüyen filosu ise dört seyyar ve bir de Los Angeles Havaalanı’ndaki sabit karavanı içeriyor. 

Gerd Ludwig

ABD Devlet Radyosu KCRW’nin yıllık kıyafet balosunda Cadılar Bayramı’nı kutlayanlar, yiyecek karavanından alınan taze yapılmış yemeklerin tadına varıyor. Los Angeles’taki Park Plaza Oteli’nin bahçesinde fon toplamak için düzenlenen baloda birkaç orkestra sahne alıyor. Özel etkinlikler, bölgenin yiyecek karavanı sektörüne müşteri –ve nakit– sağlıyor.

Gerd Ludwig

Karavan sahini şef Chris Topperwien 1 No'lu Currywurst Karavanı'nda ızgara başında çalışıyor. Burada Alman usukü körili, ketçap soslu ev yapımı gratwurst sosisli sandviç satılıyor.

Gerd Ludwig

Fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşmak sokak yiyeceği kültürünün yemeğin kendisi kadar önemli bir parçası.

Gerd Ludwig

Pasadena’daki Rose Bowl stadyumunda, Pie’n Burger yiyecek karavanı Epilepsi Derneği’nin fon toplama yürüyüşünde tutular giymiş katılımcılara yiyecek ve içecek hizmeti veriyor.

Gerd Ludwig

Chili Philosopher’ın 11 dolarlık Triple Beef Chili n’ Cornbread spesiyalitesinde, sade yemekler yörede yetişen lüks malzemelerle buluşuyor. Güçlü bir marka kimliği ve agresif sosyal medya stratejisi, giderek kalabalıklaşan sektörde karavanları öne çıkarmak açısından zorunlu. Ve tabii bir de leziz yemekler var...


2008 yılında ülkede yaşanan ekonomik gerileme, kaderin bir cilvesi olarak gıda karavanları açısından gerek arz gerekse talep yönünden ideal bir ortam oluşmasını sağladı. Restoran açmakla kıyaslanamayacak kadar küçük maliyetlere yiyecek karavanı işi kuran şefler ve girişimciler, yetenek ve tutkularını burada ortaya koymaya başladı. İşin talep cephesinde bulunan gerileyen ekonominin kıskacındaki müşterilerse lüks lokanta fiyatlarıyla karşılaştırıldığında bedava sayılacak otantik, yaratıcı yemeklere olsa olsa 10 dolar gibi bir para ödemekten son derece memnundu. Sosyal medyanın karavanlarla müşterileri birbirine bağlaması sonucu yepyeni bir gıda hareketi ortaya çıkmıştı.

Günümüzde binlerce lüks yiyecek karavanı ABD’de San Francisco’dan, Austin ve Washington’a kadar birçok kentin sokaklarında dolaşıyor; ızgara peynirli tosttan ıstakozlu lüks sandviçe, el yapımı dondurma külâhından taze patlamış mısıra kadar her tür yiyeceği satmak için bulundukları yeri duyuruyor. Başlangıçta gelip geçici bir hevesmiş gibi görünen girişim, günümüzde yılda 800 milyon dolarlık bir sektöre dönüşmüş durumda.

Bu arada, İtalya’da bu yıl Dünya Fuarı’na ev sahipliği yapan Milano kentinin de, Kore tacosu dahil popüler yemekler hazırlayan Amerikan yiyecek karavanlarının istilasına uğradığını not etmekte yarar var.

Evet, seyyar yiyecek gelişen bir endüstri ama aslında zor bir iş. ABD’nin dört bir yanındaki kentlerde dolaşan yüzlerce yiyecek karavanının yerini gerçek zamanlı olarak belirleyen akıllı telefon uygulaması Roaming Hunger’ın kurucusu Ross Resnic, “Bir yiyecek karavanı edinip hemen para kazanmayı bekleyemezsiniz,” diyor. “Marka ve strateji de geliştirmeniz gerekiyor.”

Devamını National Geographic Türkiye'nin Temmuz sayısında veya iPad/iPhone/Android edisyonlarında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Gerd Ludwig

ABD Devlet Radyosu KCRW’nin yıllık kıyafet balosunda Cadılar Bayramı’nı kutlayanlar, yiyecek karavanından alınan taze yapılmış yemeklerin tadına varıyor. Los Angeles’taki Park Plaza Oteli’nin bahçesinde fon toplamak için düzenlenen baloda birkaç orkestra sahne alıyor. Özel etkinlikler, bölgenin yiyecek karavanı sektörüne müşteri –ve nakit– sağlıyor.

Gerd Ludwig

Karavan sahini şef Chris Topperwien 1 No'lu Currywurst Karavanı'nda ızgara başında çalışıyor. Burada Alman usukü körili, ketçap soslu ev yapımı gratwurst sosisli sandviç satılıyor.

Gerd Ludwig

Fotoğraf çekip sosyal medyada paylaşmak sokak yiyeceği kültürünün yemeğin kendisi kadar önemli bir parçası.

Gerd Ludwig

Pasadena’daki Rose Bowl stadyumunda, Pie’n Burger yiyecek karavanı Epilepsi Derneği’nin fon toplama yürüyüşünde tutular giymiş katılımcılara yiyecek ve içecek hizmeti veriyor.

Gerd Ludwig

Chili Philosopher’ın 11 dolarlık Triple Beef Chili n’ Cornbread spesiyalitesinde, sade yemekler yörede yetişen lüks malzemelerle buluşuyor. Güçlü bir marka kimliği ve agresif sosyal medya stratejisi, giderek kalabalıklaşan sektörde karavanları öne çıkarmak açısından zorunlu. Ve tabii bir de leziz yemekler var...

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA