EKİM SAYISI BAYİDE!

ABONE OL


ABONE OL

İnsan Performansı

Christine Brennan

Mark Thiessen, David Burnett, Michole Sobecki

29.6.2018

 

İnsan Performansı

Olimpiyatlarda madalya kazanması beklenen Michael Andrew, Lawrence kentindeki (Kansas) evlerinin havuzunda, antrenörlüğünü yapan babası Peter ile antrenmanda. Kısa mesafeleri hızlı yüzdüğü, geleneksel yöntemlere aykırı bir program uyguluyor.

Teknoloji ve bilim, atletlerin rekor kırma şansını artırıyor. İnsan performansının sınırlarını daha ne kadar zorlayabiliriz?

Yalnızca hayallerde gerçekleşebilecek kuşaklar arası bir yarış getirin gözünüzün önüne: Usain Bolt ile Jesse Owens yarışıyor olsun.

21. yüzyıl kulvarında koşan Bolt’un önünde 100 metre boyunca uzanan kaymaz kauçuktan pürüzsüz zemin, yarış sırasında enerjiyi anında bacaklarına geri verecek biçimde tasarlanmış.

Owens’ın II. Dünya Savaşı öncesi kulvarındaki pürüzlü toprak zemin ise, koştuğu sırada bacaklarındaki enerjiyi çalan yumuşak bir yüzey.

Olimpiyatlarda sekiz altın madalya kazanan ve neredeyse on yıldır erkekler 100 ve 200 metrede dünya rekorlarını elinde tutan Jamaikalı efsanevi kısa mesafe koşucusu Bolt’un ayağında, ileri teknoloji yüzeylere uygun hafif ayakkabılar var. Tüm yarış hayatı boyunca, dünyanın en iyi koşullarında çalışmış bir atlet o. Yarışlara uçakla gidiyor ve onun için az yağlı, besin değeri yüksek yemekler yapan bir aşçısı var. Bolt’un zirveye oturduğu dönem, sporda steroidlerin de en çok kullanıldığı zamana rastlıyor. Hiçbir testte pozitif çıkmamış olsa da onun dönemindeki birçok Olimpik atlet üzerinde kuşkular var. Bolt, 2008 Pekin Olimpiyatları’nda 4×100 metre yarışında kazandığı altın madalyayı takım arkadaşlarından birinin dopingli çıkması üzerine geri vermek zorunda kalmıştı.

1936 Olimpiyat Oyunları’nda 100 metre yarışını 10,3 saniye ile kazanan –Berlin’de aldığı dört altın madalyadan biriydi bu– Owens’ın ayağında ise deri koşu ayakkabıları vardı. Bolt, teknoloji harikası çıkış takozundan hızla fırlama olanağına sahipken, Owens bahçe küreğiyle zemini kazıp kendi “çıkış takozunu” yapmak zorundaydı. Irk ayrımcı bir ABD’de büyüyen Owens, günümüz atletlerinin sahip olduğu avantajların pek azına erişebilmişti. Berlin’e gitmek için de, diğer Amerikalı atletlerle birlikte Atlas Okyanusu’nda birkaç gün süren bir gemi yolculuğu yapmıştı.

2009’da 100 metreyi 9,58 saniyede koşarak rekor kıran ve geçen yıl emekliye ayrılan Bolt, hâlâ dünyanın en hızlı adamı kabul ediliyor. Peki, Owens gibi daha eski kuşakların en iyi kısa mesafe koşucularından ne kadar hızlıydı?

Performans artırıcı ilaçları saymazsak, daha hızlıya, daha yükseğe, daha ileriye yönelik bitmez tükenmez arayışımızda ne kadar yol aldık? İnsan performansının sınırlarını zorlamada, teknolojinin ve yeni antrenman yöntemlerinin katkıları hakkında neler biliyoruz?

Spor yazarı David Epstein’ın 2014’te gerçekleştirdiği bir TED Konuşması sırasında yapılan görsel örneklemeye göre, eğer Bolt ile aynı zeminde koşmuş olsaydı, Owens’ın 100 metrede sahip olduğu en iyi derece –1936 Yaz Olimpiyatları’ndan hemen önce kaydettiği 10,2 saniye– Bolt’un 2013 Dünya Şampiyonası’ndaki 100 metre performansına (9,77 saniye) çok daha yakın olacaktı.

Owens’ın tarihi zaferler kazanmasının üzerinden geçen 80 yıl içinde antrenman, test, teknik, giysi ve ekipmanda yaşanan gelişmeler, atletlerin daha iyi, daha hızlı, daha güçlü ve daha hatasız hâle gelmelerine katkıda bulundu. Ancak araştırmacılar, insan potansiyelinin sınırına henüz ulaşamadığımıza inanıyor.


Washington Ballet’den Esmiana Jani (25) gibi klasik balerinler, atlayış yaptıktan sonra yere indiklerinde ayak bileklerine ve dizlerine büyük bir yük biniyor. Ağırlıklarını taşırken ayak parmakları üzerinde duran yegâne sporcular onlar. Daha çabuk toparlanmak için, bacak kaslarına parmaklardan uylukların tepesine kadar masaj yapan şişme “bot”lar kullanıyorlar.

Güney Metodist Üniversitesi’nin Lokomotor Performans Laboratuvarı’nı yöneten ve kısa mesafe koşusunun biyomekaniği konusunda dünyanın önde gelen uzmanlarından biri olan Peter Weyand, 100 ve 200 metre koşularıyla maratonlarda önemli ilerlemeler kaydetme potansiyelinin varlığından söz ediyor. Laboratuvarda kullanılan hızlı video analizleriyle kısa mesafe koşucularının teknikleri inceleniyor, bunları daha randımanlı ve hızlı kılmak için yeni yollar aranıyor. Weyand, maratondaki iki saat bariyerini yıkmaya odaklanmış İngiliz spor bilimcisi Yannis Pitsiladis liderliğinde çalışan bir ekibin içinde yer alıyor. (Nike’ın önderlik ettiği 2017 tarihli benzer bir deneme başarıya ulaşamamıştı.) Araştırmacılar, atletlerin rekor kırmasına yardım etmek amacıyla fizyoloji, beslenme, biyomekanik, tıbbi yardım, gerçek zamanlı gözlem ve antrenörlük gibi kilit noktalar üzerinde yoğunlaşıyor. “Bu tür bir bilimsel bilgi, performansın gelişmesine olanak veriyor,” diye konuşuyor Weyand.

Atletlere kuralları ihlal etmeden sınırlarını zorlamaları için yardım eden biliminsanları, yeni teknikler ve ekipmanlarla deneyler yapıyor, performans ölçmek için yeni yöntemler kullanıyor ve atletlerin beslenme alışkanlıklarıyla fiziksel ve zihinsel sağlıklarını gözlemliyor.

Tuttuğunuz takımda oynayan futbolcu o muhteşem pası nasıl veriyor? İşin sırrı, değişken hızlarda ve ritimde top atarak futbolcuyu topu kontrol etmeye ve makinedeki açıklığa şut çekmeye zorlayan Footbonaut adlı antrenman makinesi olabilir.

En sevdiğiniz beyzbolcunun yaptığı o falsolu atışa ne demeli? Elli yıl önce antrenörler yalnızca oyuncunun topu nasıl attığını gözlemlerdi. Şimdilerde antrenörlük, büyük televizyon ekranlarında, ceptelefonlarında, tabletlerde ve dizüstü bilgisayarlarda videolar ve istatistikler izlemeyi gerektiriyor ve içine bir parça da eski moda içgüdü katılıyor. Ve antrenörler artık atış hızını anında ölçebiliyor.

Mark Thiessen

Rekortmen halterci CJ Cummings’in beden tipi ve tekniği –diğer haltercilerden daha hızlı kaldırış yapıyor ve kaldırış süresince hızını koruyor– onu rakiplerinden ayırıyor. Bob LeFavi, Georgia Güney Üniversitesi sağlık bilimi ve kinezyoloji başkanı olduğu sırada, Cummings’in biyomekaniğini incelemiş. Araştırmacılar, “ideal karışım” özel- liklerinin her birinin –direnç, hız, beden yapısı ve teknik– başarısına katkıda bulunduğunu saptadı. LeFavi, halen ergenlik döneminde olan Cummings’in tam potansiyeline 20’li yaşlarının ortası ile sonu arasında ulaşacağını söylüyor.

David Burnett

28 yaşındaki Taylor Fletcher (soldaki) ve ABD kayak ekibinin diğer üyeleri, motor kortekslerini elektrik akımlarıyla uyaran kulaklıklar takıyor. Araştırmalar hedefe yönelik beyin uyarılmasının kas hafızasını geliştirebileceği ve sporcunun yorgunluk algısını azaltabileceğine işaret ediyor.

Robert Clark

Paralimpik kısa mesafe koşucusu Jarryd Wallace’ın biyomekanik özellikleri Dallas Güney Metodist Üniversitesi Lokomotor Performans Laboratuvarı’nda analiz ediliyor. “Bir sürü hata yapıyormuşum,” diyor 28 yaşındaki Wallace. Bir kas hastalığı sonucu sağ bacağı dizinden kesilen, dört dünya rekoru sahibi koşucu, daha da hızlı koşmak için adımlarının laboratuvar analizlerinden yararlanıyor.

David Burnett

Görme engelli paralimpik kayakçı Danelle Umstead (46), önünde kayan görme rehberini (fotoğrafta yok) takip etme tekniğini daha iyi öğrenmek için bir rüzgâr tünelinde aerodinamik testi yapıyor. Paralimpik kayakçılar saatte 110 kilometre hıza kadar çıkabiliyor.

David Burnett

Araştırma gönüllüsü Yunna Sinskey, MIT Lincoln Laboratuvarı’nın, kameralar ve projektörlerle donatılmış 360 derecelik sanal gerçeklik kubbesinin içindeki hareket kaidesi üzerine yerleştirilmiş bantta yürüyor. Hafif beyin travmasının tanısı ve tedavisinde ilerleme kaydetmek amacıyla gerçekleştirilen bir araştırma sırasında bedenine takılan yansıtıcı marker’lar, kubbeye yerleştirilen 18 kameraya hareketlerini belgeleme olanağı veriyor.

John Huet

2016 Olimpiyatları’nda dört altın ve bir gümüş madalya kazanan dünya rekortmeni yüzücü Katie Ledecky, en yeni bilimsel ve teknolojik kaynaklara ve antrenman olanaklarına sahip. Amerikalı uzun mesafe yüzücüsü, beslenme ve kan değerlerini takip ediyor, tekniğinin videolarını izliyor ve gelişkin donanım kullanıyor. Başarısı hırsa, çalışmaya ve kusursuz denebilecek kulaç atışlarına bağlanıyor.

David Burnett

9 yaşındaki Lu Mingjing, Çin’in Jiangsu Bölgesi’nde yer alan ve yaşadığı, okula gittiği ve antrenman yaptığı spor merkezinde dalış teknikleri alıştırması yapıyor. Bu tür okullarda eğitilmek üzere seçilen kızların yaşı dörde kadar inebiliyor. Bu kadar küçük yaşta eğitilmek ileride performansı artırıyor mu? Araştırmacılar erken yaşta eğitimin başarıya yol açabileceğini ama sakatlanma, gelişememe ve tükenme riskini artırdığını söylüyor.

Nichole Sobecki

Koşucular Iten’de antrenmanda. Uzun mesafe koşusu, iyi koşucuların bölgenin yüksek rakımı ve zorlu coğrafyasının avantajını kullandığı Kenya’da onurlu bir gelenek. Kenyalı erkekler maratonlardaki en iyi 10 derecenin 9’unu, kadınlar da en iyi 10 derecenin 4’ünü ellerinde bulunduruyor.

Nichole Sobecki

Başarılı uzun mesafe koşucusu Nancy Kiprop (39), dünyanın en hızlı uzun mesafe koşucularının çoğunun antrenman yaptığı Batı Kenya’daki küçük Iten kasabası yakınlarında kurduğu okulda öğrencileriyle birlikte dans ediyor. Yerel yönetim, babasını onurlandırmak için onun adını verdiği okulu kurmasına izin vermiş. Kiprop, çocukların okul ücretlerini, ayakkabı sponsorlukları ve yarışlardan elde ettiği gelirle karşılıyor.

İnsan performansı konusundaki tartışmalar, temkinli olma gereksinimini de beraberinde getiriyor. Gördüklerimize inanabilir miyiz? 1988’de Kanadalı Ben Johnson’ın 100 metre dünya rekoruna hayran kalmıştık, ta ki performans artırıcı ilaç testlerinde pozitif çıkana, altın madalyası elinden alınana ve Seul Yaz Olimpiyat Oyunları’ndan ülkesine geri gönderilene kadar. Otuz yıl ardından, sporda steroid dönemi gücünden bir şey kaybetmiş değil: Amerikalı bisikletçi Lance Armstrong, Amerikalı atletizm yıldızı Marion Jones, Rus Olimpiyat delegasyonu… Kuralı ihlal edenlerin listesi uzadıkça uzuyor.

Ama şimdilik, paralimpik atletlerin antrenman biçimlerinde devrim yaratan spor teknolojisinin iyi yönleri üzerinde yoğunlaşalım.

Atletlerin saatte 110 kilometre hıza ulaştığı bir sporda üç kez Paralimpik Oyunları’na katılan ve üç bronz madalya kazanan görme engelli kayakçı Danelle Umstead, kendisine aerodinamik üzerinde çalışma olanağı sağlayan bir rüzgâr tünelinde görme rehberi eşliğinde antrenman yapıyor. Yarışlarda, kulaklıklar sayesinde iletişim kurduğu partnerinin izinden parkurda ilerliyor. Tünelde çalışması, tekniğini değiştirip hızını artırmasına yardımcı olmuş.

Antrenörler ile atletler, antrenmanlara dair eskiden beri doğru kabul edilen varsayımları da zorluyor günümüzde.

ABD yüzme tarihinde en fazla yaş grubu rekoru kıran 19 yaşındaki Michael Andrew, 22 ulusal rekorun da sahibi. Gerek o, gerekse antrenörlüğünü yapan babası Peter, Ultra–Kısa Yarışma–Hızı (USRPT) adı verilen, alışılmışın dışı bir antrenman programının yararına yürekten inanıyor. Andrew kısa mesafeleri çok hızlı yüzerek beynini ve bedenini sürekli yarış hızında yüzmeye alıştırıyor. Geleneksel olarak yüzücüler, uzun mesafeleri yavaş yüzerek yaptıkları antrenmanlarda dirençlerini artırıyor. Andrew’nun 2020 Olimpiyatları’nda madalya umutlarını artıran bu tartışmalı yaklaşım, ABD’de ve farklı ülkelerde en ünlü yüzme antrenörlerinin ilgisini çekiyor.

“Yaptığımız her şey bilimsel temelli. Havuzda yaptıklarımızı destekleyecek verilerimiz var,” diyor Andrew. “Beynimiz ve bedenimiz hareketlerimizi bir bilgisayar gibi kodluyor. Hızlı yüzmeye çalışırken yavaş antrenman yapmak anlamsız.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Temmuz 2018 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Mark Thiessen

Rekortmen halterci CJ Cummings’in beden tipi ve tekniği –diğer haltercilerden daha hızlı kaldırış yapıyor ve kaldırış süresince hızını koruyor– onu rakiplerinden ayırıyor. Bob LeFavi, Georgia Güney Üniversitesi sağlık bilimi ve kinezyoloji başkanı olduğu sırada, Cummings’in biyomekaniğini incelemiş. Araştırmacılar, “ideal karışım” özel- liklerinin her birinin –direnç, hız, beden yapısı ve teknik– başarısına katkıda bulunduğunu saptadı. LeFavi, halen ergenlik döneminde olan Cummings’in tam potansiyeline 20’li yaşlarının ortası ile sonu arasında ulaşacağını söylüyor.

David Burnett

28 yaşındaki Taylor Fletcher (soldaki) ve ABD kayak ekibinin diğer üyeleri, motor kortekslerini elektrik akımlarıyla uyaran kulaklıklar takıyor. Araştırmalar hedefe yönelik beyin uyarılmasının kas hafızasını geliştirebileceği ve sporcunun yorgunluk algısını azaltabileceğine işaret ediyor.

Robert Clark

Paralimpik kısa mesafe koşucusu Jarryd Wallace’ın biyomekanik özellikleri Dallas Güney Metodist Üniversitesi Lokomotor Performans Laboratuvarı’nda analiz ediliyor. “Bir sürü hata yapıyormuşum,” diyor 28 yaşındaki Wallace. Bir kas hastalığı sonucu sağ bacağı dizinden kesilen, dört dünya rekoru sahibi koşucu, daha da hızlı koşmak için adımlarının laboratuvar analizlerinden yararlanıyor.

David Burnett

Görme engelli paralimpik kayakçı Danelle Umstead (46), önünde kayan görme rehberini (fotoğrafta yok) takip etme tekniğini daha iyi öğrenmek için bir rüzgâr tünelinde aerodinamik testi yapıyor. Paralimpik kayakçılar saatte 110 kilometre hıza kadar çıkabiliyor.

David Burnett

Araştırma gönüllüsü Yunna Sinskey, MIT Lincoln Laboratuvarı’nın, kameralar ve projektörlerle donatılmış 360 derecelik sanal gerçeklik kubbesinin içindeki hareket kaidesi üzerine yerleştirilmiş bantta yürüyor. Hafif beyin travmasının tanısı ve tedavisinde ilerleme kaydetmek amacıyla gerçekleştirilen bir araştırma sırasında bedenine takılan yansıtıcı marker’lar, kubbeye yerleştirilen 18 kameraya hareketlerini belgeleme olanağı veriyor.

John Huet

2016 Olimpiyatları’nda dört altın ve bir gümüş madalya kazanan dünya rekortmeni yüzücü Katie Ledecky, en yeni bilimsel ve teknolojik kaynaklara ve antrenman olanaklarına sahip. Amerikalı uzun mesafe yüzücüsü, beslenme ve kan değerlerini takip ediyor, tekniğinin videolarını izliyor ve gelişkin donanım kullanıyor. Başarısı hırsa, çalışmaya ve kusursuz denebilecek kulaç atışlarına bağlanıyor.

David Burnett

9 yaşındaki Lu Mingjing, Çin’in Jiangsu Bölgesi’nde yer alan ve yaşadığı, okula gittiği ve antrenman yaptığı spor merkezinde dalış teknikleri alıştırması yapıyor. Bu tür okullarda eğitilmek üzere seçilen kızların yaşı dörde kadar inebiliyor. Bu kadar küçük yaşta eğitilmek ileride performansı artırıyor mu? Araştırmacılar erken yaşta eğitimin başarıya yol açabileceğini ama sakatlanma, gelişememe ve tükenme riskini artırdığını söylüyor.

Nichole Sobecki

Koşucular Iten’de antrenmanda. Uzun mesafe koşusu, iyi koşucuların bölgenin yüksek rakımı ve zorlu coğrafyasının avantajını kullandığı Kenya’da onurlu bir gelenek. Kenyalı erkekler maratonlardaki en iyi 10 derecenin 9’unu, kadınlar da en iyi 10 derecenin 4’ünü ellerinde bulunduruyor.

Nichole Sobecki

Başarılı uzun mesafe koşucusu Nancy Kiprop (39), dünyanın en hızlı uzun mesafe koşucularının çoğunun antrenman yaptığı Batı Kenya’daki küçük Iten kasabası yakınlarında kurduğu okulda öğrencileriyle birlikte dans ediyor. Yerel yönetim, babasını onurlandırmak için onun adını verdiği okulu kurmasına izin vermiş. Kiprop, çocukların okul ücretlerini, ayakkabı sponsorlukları ve yarışlardan elde ettiği gelirle karşılıyor.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA