TEMMUZ SAYISI BAYİDE!


ABONE OL

Bıçak Sırtındaki Ülke

Robert Draper

Pascal Maitre

26.6.2019

 

Bıçak Sırtındaki Ülke

Değişik Afrika ülkelerinden gelenlerle dolu kamyonetlerden oluşan konvoy, Agadez’den Libya’ya uzanacak üç günlük yolculuğa başlıyor. Göçmenlerin çoğu orada çalışmayı hedefliyor; geri kalanlar ise bir şekilde Avrupa’ya ulaşma umudunda.

Nijer, dünyanın en sorunlu bölgelerinden birinde istikrarını korumaya çalışıyor. Peki ama ne zamana kadar?

Yolcular, yirmi beşerli küçük gruplar hâlinde araçlara doluşuyor. Libya’ya yapacakları üç günlük yolculuk sırasında kumdan korunmak için yanlarında güneş gözlükleri, eşarplar, insanın iliklerine kadar işleyen gece soğuğuna karşı kalın paltolar var.

Gençlikleri bariz. Tanımadıkları kişilerle bir araya sıkıştıkları bu ortamda kıpırdanıp duruyor ve kendilerini bekleyen bomboş coğrafyaya ilgisiz gözlerle bakıyorlar. Eski püskü el arabalarıyla dolaşan satıcılar üçüncü el mantolar, şeker kamışı, plastik su torbası, sigara ve sırık satıyor. Bu sırıklar, kamyondan düşerlerse, acımasız araç konvoyu durup onları almak yerine yoluna devam ettiğinde vahşi ve ıssız Sahra’da saplanıp kalma olasılığına karşı destek olarak kullanılmak için.

Kamyonetler art arda gelmeye devam ediyor. Konvoy harekete geçene kadar sayıları yüzü aşacak. İki askeri araç hantal bir şekilde öne çıkıyor; biri başı çekecek, diğeri de arkayı koruyacak. Karanlık çöktüğü sırada bir motosikletli güruhu beliriyor ve hızla kontrol noktalarını geçiyor. Aşırı dolu kamyonetlere binmek için son dakikada pazarlık yapmak isteyen telaş içindeki hevesli yolcu kalabalıklarını taşıyorlar. Motosikletlerden biri, sona kalanların yarattığı kargaşanın içinde dengesiz kum zeminde kayarak duruyor. Sürücü, otururken bile iri yapılı ve haşmetli bir şahsiyet. Dağınık sakalı ve dudaklarının kenarına yerleştirdiği kürdanıyla, bu ortam için uygunsuz denilebilecek mutlu bir gülümsemeyle kalabalığı inceliyor.

Ardından kahkahayı patlatıyor: “Fasulye pilav!”

Agadez’de herkesin Patron diye hitap ettiği kişi o. Ve bu ifadesiyle yemekten söz etmiyor. Sözünü ettiği şey, konvoyun oluşturduğu karışım. Konvoyda pilav var: Yani, haftada bir Libya’ya giden bu kervana komşu ülkede iş bulmak üzere katılan Nijerli yüzlerce yolcu. Bir de fasulye diye tabir ettiği –her kamyonette tahminen yedi–sekiz kişi kadarlar– diğerleri. Onlar başka bir yerlerden geliyor ve kendilerine özgü nedenlerle başka bir yerlere gidiyorlar. Patron böyle bir tarif yaratmış. Yani, bu tarifinden yola çıkarak siz Patron’un fasulye ihracatı yaptığını söyleyebilirsiniz. 2001’de başladığı ve Nijer hükümetinin 2015’te koyduğu yasağa rağmen halen sürdürdüğü söz konusu faaliyet sırasında elinden binlercesi gelip geçmiş.

Yolcu akışı durmamış ve durmayacak da. Batı Afrika’nın giderek artan istikrarsızlığı bunun garantisi. Patronun işi de işte bu akışı yönetmek. O bir passeur olarak, en az yüz şoför ve emri altında düzenlemeleri yapan bir o kadar da coxeur ile, olasılıkla Agadez’in en büyük örgütü olan bu şaibeli ağın tepesinde duruyor. Kamyonlar kontrol noktasına gelmeden önce coxeurler Agadez otobüs durağındaki bir belediye yetkilisinden izin kâğıtlarını alıyor. Yetkili kişi Patron’dan başkası değil. Paralar ödeniyor. Kâğıtlar imzalanıyor. Gözler kaçırılıyor. Yolculuk başlıyor.


Bir kamyon dolusu giysi, mobilya, cihaz ve çeşitli ev eşyası Agadez gümrüğünde. Libya’da çalışan Nijerliler, Libya dinarındaki istikrarsızlık nedeniyle kazançlarını ülkelerine para olarak göndermiyor; bunun yerine çeşitli mallar satın alıp, satın aldıklarını ailelerine ulaştırıyorlar.

“Beni her yerde tanırlar,” diye açıklıyor Patron. “Patron’un göçmenlerle fotoğraflarını internette bile görebilirsin.” Agadez’den yola çıkıp Sahra’yı aşarak orta Libya’daki Saba kentine geçmelerini sağlıyor. Ardından onlara Saba’dan Trablus’a kadar rehberlik edecek meslektaşını ve bir de Akdeniz’den Batı’ya geçirecek olan kişiyi ayarlıyor. Yolcuların nereye ulaştıkları ise Patron’un ilgi alanı dışında –İtalya, Amerika Birleşik Devletleri veya sınır dışı edilmeden önce içinde tutulacakları bir hücre de olabilir bu; çölde ölmeye ya da denizde boğulmaya terk edilmek de.

Yine de Kamerun’dan Agadez’e, oradan da Almanya’ya iki haftadan kısa sürede ulaşan bir müşterisinden gururla söz etmesi, bir üçkağıtçının böbürlenişinden daha derin bir anlam taşıyor. Kimilerine göre suç işleyen ve “işletmesi”nin müphem özelliğinden dolayı adını açıklamak istemeyen Patron, kendisinin son derece girişimci bir kamu çalışanı olduğunu düşünmeyi tercih ediyor.

Her şeyden önce Patron, bu türden ancak birkaç aktörün bulunduğu bölgede dengeleyici bir unsur. Konuya yabancı olanlar açısından, kontrol noktasındaki tablo çığırından çıkmış gibi duruyor olabilir. Ama öyle değil. Burada işleyen bir sistem var; üstelik de herkes tarafından anlaşılan ve pek çok kişinin işine yarayan bir sistem bu. En iyi sistem değil tabii ki; sonuçta yasadışı. Ancak, Nijer’in kaos ile çevrelenmiş olduğu şeklindeki kaçınılmaz gerçeğe karşı yaratıcı bir çözüm de aynı zamanda. Sayısız soruna sahip bir ülke Nijer –ülkede yoğun yoksulluk, nüfus artışı, çölleşme nedeniyle iyice kötüleyen tarıma elverişli arazi sıkıntısı ve kırılgan bir siyasi sistem var. Ama yine de komşuları gibi bir şiddet beşiği değil. İnsanların kaçarken geçtiği ülke burası, kaçtığı değil.

Nijer’in geleceği, kaosu uzak tutup düzeni bir nebze sürdürüp sürdüremeyeceğine, diğer bir ifadeyle kaosa tamamen yenik düşüp düşmemesine bağlı.

Pascal Maitre

Nijer dahil değişik Afrika ülkelerinin mensubu olan bu gençler, Agadez’deki göçmen “gettosunda” Libya’ya gidecek kervanı bekliyor. Ortalama yaşam süresinin kısalığı, sınırlı eğitim olanakları ve yüksek yoksulluk oranıyla Nijer, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksi’nin en sonunda yer alıyor.

Pascal Maitre

Madende kazı yaparken toza bulanmış bu genç delikanlı da turizmin çöküşü, uranyum madenciliğindeki düşüş ve göçmen taşımacılığının yasadışı ilan edilmesinin ardından işsiz erkeklerin son umudu olan kuzeydeki altına hücuma katılan çok sayıda Nijerli arasında.

Pascal Maitre

Nijer’in kuzeyinde, Cezayir sınırındaki altın madeninde yüzlerce kuyu açılmış. Ekipler manivelaları döndürerek madencileri altın dolu katmanlara ulaştırmak üzere 90 metreye kadar indiriyor. Madencilerin yukarı çıkardığı kayalar kırılıp, içlerinde yatıyor olabilecek hazineler aranıyor.

Pascal Maitre

Agadez’deki Izala okulu 1300 civarında öğrenciye eğitim veriyor. Izala, kadınların yüzlerini örtmesi gibi muhafazakâr uygulamalara bağlı kalan, köklere dönüş niteliğinde bir İslami reform hareketi. Ancak aynı zamanda eğitimi yüceltiyor da.

Pascal Maitre

Tuareg kadın, Goofat’ta, köy şefinin seçiminde ailesi adına oy kullanıyor. Tüm ulusa hâkim demografik eğilime paralel olarak, bu köyün nüfusu da son 20 yıl içinde ikiye katlanmış ve 2 bin 300’e ulaşmış.

Pascal Maitre

ABD Hava Kuvvetleri askerleri, silahlı drone’lar göndermekte kullanılacak olan Agadez yakınlarındaki yeni Nijer hava üssünün pistini asfaltlıyor. Bu üste konuşlanmış yüzlerce Amerikalı havacı, IŞİD ve El Kaide’ye bağlı unsurlar dahil, terörist gruplara karşı yürütülen bölgesel mücadeleye katkıda bulunacaklar.

Nijer’in dramında Patron’un üstlendiği rolü, bir pazar sabahı birlikte birkaç saat boyunca Agadez’deki göçmen “gettolarını” arabayla dolaşana kadar kafamda net değildi. Merkezinde sultanın sarayı ve 500 yıllık bir caminin bulunduğu, alçak yapılardan oluşan tarihi bir kent burası. Dış mahalleleri büyük oranda balçık ve samandan oluşuyor ve Patron’un buradan gelip geçen müşterileri bir yana bırakıldığında, 130 bin sakini var.

Müşterilerin bazılarını kerpiç duvarların gerisinde, arka odalarda sessizce zaman öldürerek pazartesi konvoyunu beklerken buluyoruz. Burkina Faso, Mali ve Fildişi Kıyısı’ndan gelen ve yaşları 15 ile 18 arasında değişen dört genç, gözlerini küçük bir televizyona dikmiş. 50 yaşında ince yapılı Kamerunlu bir adam, Almanya’daki karısına kavuşmayı umut ediyor ama tam şu anda duvarları buradan gelip geçen diğerlerinin karalamalarıyla dolu karanlık odada volta atıyor: Ezekiel. Tala. Cherif Kante. Tanrı hepimizin yardımcısı olsun. Burkina Faso’nun bir köyünden gelmiş olan zayıf yapılı iki erkek kardeşin masumiyetleri de dişleri de kusursuz. Okula gitmemişler, yaşlarını bilmiyorlar, Cezayir’de onları bekleyen bir ağabeyleri var, yanlarına birkaç parça eşya almışlar ve Avrupa denilen yere bir şekilde ulaşmayı umut ediyorlar.

Konvoyun yola çıkmasından bir önceki sabah, Patron beni bir duvarın hemen ardındaki avluya götürüyor. Paslanmış araba parçalarıyla dolu avluda 25 kadar Afrikalı genç erkek var –hepsi olmasa da çoğu Nijerli. Bazıları uyuyor, bazıları da gölgede bir yerlerde sigara içiyor. 18 yaşındaki Muhammed, Agadezli; kamyonetinin motoruyla uğraşıyor. İki saat önce konvoyla Libya’dan dönmüş ve gözlerinden uyku akıyor. Yarın kuzeye doğru tekrar yola çıkacak. 15 yaşından beri bu güzergâhta gidip geldiğini söylüyor. Eskimiş kamyonetinin yolcu koltuğu ile sol arka çamurluğu kurşun izleriyle dolu. Son üç yılda çölde dört kez soyulmuş. Bu tür deneyimlerin kendisini çok korkuttuğunu anlatıyor. Araba tamircisi olduğunu ve hâlâ tamir işi yaptığını söylüyor ve ekliyor: “Ama burada daha iyi para var.”


Hayvan pazarında seçilip satın alınan hayvanlar yeni sahipleri tarafından Agadez’deki bu mezbahaya gönderiliyor. Burada kesilen keçi, koyun ve diğer hayvanların etleri satış zincirine girmek üzere kasaplara dağıtılıyor.

Delikanlılık çağındaki kamyonet şoförü, kıpırdaşıp duran yolcular, hatta Patron... Sonuçta öyküleri çakışıyor. Huzursuzluk, Batı Afrika’nın değişmeyen öyküsü. Ekonomik çıkmaz, aşırı artış gösteren ve çok sık yer değiştiren bir nüfus, çevresel bozulma, siyasi istikrarsızlık ve giderek artan şiddetle hırpalanmış bir bölge burası. Ve kontrolden çıkıyor. Kuzeyde Cezayir ile Libya, batıda Mali, doğuda Çad ve güneyde Nijerya olmak üzere, kıtanın aşırı İslamcı grupların beşiği niteliğindeki beş ülkesiyle kuşatılmış olan Nijer, bu ülkelerin tamamından daha yoksul ama şimdilik en barışçıl olanı. ABD’nin Nijer büyükelçisi Eric Whitaker’ın deyişiyle, “Nijer sorunlu bir bölgenin iyi ülkesi.”

Tehlikelerden uzak durmaya çalışmak zor bir mesele. Oysa ülkenin –ABD Dışişleri Bakanlığı’nın ifadesiyle– “terörizme karşı koyma ve istikrarı teşvik etme konusundaki bölgesel çabaların önemli aktörü” statüsüne sahip olduğu da düşünüldüğünde, bazı Batılı güçler arasında yüksek sesle dile getirilmese de var olan ortak anlayışın hareket noktası da anlaşılıyor: “Sorunlu bölgenin” şiddet ve radikal eylemlerin kaynadığı bir kazan hâline gelmemiş yegâne ülkesi olan Nijer’i kaybedersek her şey değişir.

ABD Hava Kuvvetleri’nin benim orada olduğum dönemde Agadez’in eteklerinde bir hava üssü inşa etmesinin ve ABD özel harekât timinin Nijer’de terör karşıtı misyonlara katılmasının nedeni buydu. (Ekim 2017’de yapılan misyon sırasında İslamcı militanların saldırısına uğrayan dört Amerikan, dört de Nijer askerinin yanı sıra Nijerli bir tercüman da yaşamını yitirmişti.) Nijer’in bütçesinin yüzde 40’ının dış yardımlardan oluşmasının nedeni de bu. Patron’un Batı Afrikalıları dünyanın dört bir yanına dağıtarak, kolayca kaosa gömülebilecek bir bölgenin ayakta kalmasına paradoksal bir tarzda destek oluyor olmasının nedeni de bu.

Bir sabah Patron Agadez’deki otelimde beni ziyarete geliyor. Güneş gözlükleri, sarığı ve ağzında kürdanıyla avludaki sandalyede kamburunu çıkarıp oturmuş, akıllı telefonunda Fransız bir radyo kanalını dinlerken düşünceli görünüyor. En sonunda ağzının içinde geveliyor: “Avrupa her şeyi bloke etti. Turizm, göç, madencilik. Uyumaktan başka yapacak ne var? Biri önce canınızı yakıyor, sonra da ne ağlıyorsun diyor.”

Devamını National Geographic Türkiye’nin Temmuz 2019 sayısında okuyabilirsiniz.

Yorum Yaz

Toplam Yorum: 0

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekmektedir.


Ghost is Here

Pascal Maitre

Nijer dahil değişik Afrika ülkelerinin mensubu olan bu gençler, Agadez’deki göçmen “gettosunda” Libya’ya gidecek kervanı bekliyor. Ortalama yaşam süresinin kısalığı, sınırlı eğitim olanakları ve yüksek yoksulluk oranıyla Nijer, Birleşmiş Milletler İnsani Gelişme Endeksi’nin en sonunda yer alıyor.

Pascal Maitre

Madende kazı yaparken toza bulanmış bu genç delikanlı da turizmin çöküşü, uranyum madenciliğindeki düşüş ve göçmen taşımacılığının yasadışı ilan edilmesinin ardından işsiz erkeklerin son umudu olan kuzeydeki altına hücuma katılan çok sayıda Nijerli arasında.

Pascal Maitre

Nijer’in kuzeyinde, Cezayir sınırındaki altın madeninde yüzlerce kuyu açılmış. Ekipler manivelaları döndürerek madencileri altın dolu katmanlara ulaştırmak üzere 90 metreye kadar indiriyor. Madencilerin yukarı çıkardığı kayalar kırılıp, içlerinde yatıyor olabilecek hazineler aranıyor.

Pascal Maitre

Agadez’deki Izala okulu 1300 civarında öğrenciye eğitim veriyor. Izala, kadınların yüzlerini örtmesi gibi muhafazakâr uygulamalara bağlı kalan, köklere dönüş niteliğinde bir İslami reform hareketi. Ancak aynı zamanda eğitimi yüceltiyor da.

Pascal Maitre

Tuareg kadın, Goofat’ta, köy şefinin seçiminde ailesi adına oy kullanıyor. Tüm ulusa hâkim demografik eğilime paralel olarak, bu köyün nüfusu da son 20 yıl içinde ikiye katlanmış ve 2 bin 300’e ulaşmış.

Pascal Maitre

ABD Hava Kuvvetleri askerleri, silahlı drone’lar göndermekte kullanılacak olan Agadez yakınlarındaki yeni Nijer hava üssünün pistini asfaltlıyor. Bu üste konuşlanmış yüzlerce Amerikalı havacı, IŞİD ve El Kaide’ye bağlı unsurlar dahil, terörist gruplara karşı yürütülen bölgesel mücadeleye katkıda bulunacaklar.

GİRİŞ YAP

Kullanıcı adı ve şifrenizle giriş yapabilirsiniz.

Şifremi Unuttum Üye Olmak İstiyorum

İletişim İzni Koşullarını okudum, kabul ediyorum.
Zaten üyeyim

Lütfen kayıtlı email adresinizi giriniz.

Geri Dön

VEYA